şükela:  tümü | bugün
  • "son dönemlerde kendini canlı bomba olarak patlatanların cumhuriyet gazetesiyle olan ilişkilerini" göremiyorum ben. araştırıyorum. kendilerine yönelen oku başka tarafa yöneltmeye çalışan akp trollerinden başka bir kaynak göremiyorum. otoparkı olmayan cumhuriyet binasının otoparkında aracın iki gün bekletildiği yazılıyor, daha sonra köpek gibi siliniyor.

    devlet düşmanlığı yapıyormuş can dündar. bomba istihbaratı geldiği halde olağanüstü hal ilan etmeyen, sokağa çıkma yasağı koymayan, adam gibi kontrol yapmayan devletin düşmana ihtiyacı mı var?

    başkentinde 5 ayda 3 bomba patlatılan (arada bir de istanbul'daki patlama var) devletin kendi içişleri bakanından daha büyük düşmana ihtiyacı var mıdır?

    can dündar devlet düşmanıymış. zeka fışkıran ülkemde bir tek sorumluların sorumluluğu yok. geri kalan herkes düşman.
  • tetikçi olması için silahları onun yollaması gerekiyor.

    ortada bir tetikçi var. biz o katili biliyoruz zaten.
  • fox ana haberde kendisine sorulan "dışarısı mı tehlikeli, içerisi mi?" sorusuna gülerek, "içerisi çok güvenli, bütün polis şefleri, askerler orada. hırsızları oraya almıyorlar." diyerek gülümseten bir ayar vermiştir.

    debe edit: 28 şubat nadir hastalıklar gününe dikkat çekmek için istanbul medeniyet üniversitesi tıp fakültesi öğrencileri taksim istiklal'de bir etkinlik yapacaklarmış. seslerini duyurmaları için çorbada bizim de tuzumuz olsun.

    detaylı bilgi için: #58609968
  • (bkz: 31 mayıs 2015 can dündar'ın köşe yazısı)

    debe edit: (bkz: minik gülce için yardım kampanyası) lütfen!

    --- spoiler ---

    “vatana ihanet” suçlamalarına rağmen, her zaman hakikatin peşinde, gerçeğin safında olacağız; devletin değil, halkın yanında saf tutarak korkmadan yazacağız.
    büyük usta’nın her daim kulağımızda küpe dizelerini bugüne tercüme ederek söyler isek:
    “ayakkabı kutularınızın içindekilerse vatan,
    makam arabalarınız, görkemli saraylarınız, sıfırladığınız dolarlarınızsa,
    vatan, tır’lardaki silahlarınız, bitmeyen yalanlarınız, doymadığınız talanlarınızsa…
    bilin ki biz,
    bunlar tarih olana dek, vatan hainliğine devam edeceğiz.”

    --- spoiler ---
  • bagnazlarin elinden kacip batililara sigindigi icin hain olmus. burada durup sizin hukuksuzlugunuzla bocek gibi ezilmeye razi olsaydi sanki vatansever diyecektiniz.
  • milliyet'in can dündar hakkında yaptığı haber satır satır sadece yalanlardan oluşuyor. adamın guardian'da yazdığı ile milliyet'in aktardıkları arasında en ufak bir alaka yok. bir de adama fetocu demişler, nereden çıktı fetocu olduğu? bu fetö dediğiniz örgüt için "ne istediler de vermedik?" diyenler hakkında bir kelime bile yazamayan bir gazetenin can dündar hakkında bu yalanları yazması çok üzücü.
  • katıldığı canlı yayınlarda gerizekalılara karşı gösterdiği sabır takdiri hakediyor...
  • çeyreği kadar bir durumla karşılaşınca ayakları götlerini dövecek insanların eleştirdiği gazeteci.

    adam bir haber yapacak, devletin başı "onun peşini öyle bırakmam" diyecek, üzerine bir de ohal gelecek, o da bu ülkede kalacak.

    lan idam gelse onunla yargılanacak adam amk.

    neymiş ölecek olsa da gelsinmiş.

    oooldu hacı. sen öyle yaparsın

    edit: imla

    edit 2: yuh amk. debeye girdiğimi debe kalktıktan sonra öğrendim. vay arkadaş
  • bugünkü yazısında recep tayyip erdoğan'a tarihi bir ayar vermiştir. okuyalım:

    --- alıntı ---

    peki irak işgalini isteyen kimdi?

    15 haziran 2010

    erdoğan hafta sonu yaptığı konuşmada “malum gazeteler”i israil taşeronu olmakla suçluyor.
    “ortadoğu’daki katliamlara sessiz kalamayız” diyor ve soruyor:
    “amerika’nın irak’ta ne işi var? şu anda irak’ta yüz binlerce dul kadın, yetim, öksüz var. bunların sorumlusu kim? bunlara karşı susacak mıyız? susarsak fatih sultan mehmet’in, yavuz sultan selim’in kemikleri sızlar...”
    devam ediyor başbakan:
    “bu coğrafyayı bu hale getirenler, tarihe bunun hesabını vermek durumunda...”
    * * *
    işte özlediğimiz antiemperyalist tavır... o eski politikacılar neydi öyle...
    onlar, yavuz’un, fatih’in mirasından, amerikan yayılmacılığından filan bihaber oldukları için “ortadoğu’da türkiye ile abd’nin çıkarlarının örtüştüğünü” söyler, büyük ortadoğu projesi’nin eşbaşkanı olmakla övünürlerdi.
    daha eksenimiz kaymamıştı o zamanlar...
    pentagon yetkilileri bile “biz irak’a müdahale için tereddütteydik, türkiye bize cesaret verdi” demişti.
    amerikalılar irak işgali için kapıya dayandığında bizim lider, “amerika’nın irak’ta ne işi var? bu suça ortak olmayalım. atalarımızın kemikleri sızlar” diyen milletvekillerini azarlamış, “buna ‘hayır’ demek bana ‘hayır’ demektir” diye rest çekmişti.
    işgale karşı çıkanları da bir daha aday yapmamıştı.
    kimdi ki o?
    * * *
    dönemin dışişleri bakanı, işgalciyi haklı çıkarmak için demişti ki:
    “biz komşumuz olan bir ülkenin diktatoryal rejimle yönetilmesini arzu etmeyiz. bunu türkiye’ye yönelik bir tehdit olarak algılıyoruz.”
    şimdi soracaksınız:
    “peki ne oldu da komşu iran’ın diktatoryal rejimi ankara için sorun olmaktan çıktı?”
    dedim ya; bunlar eksenimiz değişmeden önceydi.
    şimdi adını getiremedim; o lider irak’ın işgaline “taşeronluk” karşılığı koparılacak hibe için yaptığı yüz kızartıcı pazarlıklar nedeniyle amerika’da karikatürlere konu olmuştu.
    bir amerikan gazetesine yazdığı makalede şöyle demişti:
    “irak’ta savaşan kahraman amerikan askerlerinin, en az zayiatla, mümkün olan en kısa zamanda ülkelerine dönmeleri için dua ediyoruz.”
    duayla kalmamıştık tabii...
    meclis “kahraman amerikan askerlerine” geçiş izni vermese de o liderin talimatıyla incirlik kullanıma açılmış, işgal silahları türk hava sahası üzerinden nakledilmiş, işkence uçakları türk havalimanlarına inip kalkmıştı.
    şimdi adını hatırlayamıyorum, ama bu çabaları gösteren o lidere “amerikan museviler kongresi” “cesaret ödülü” vermişti de, bizim lider, musevi olmadan bu ödülü alan ilk politikacı olarak kayıtlara geçmişti.
    adı dilimin ucunda... neydi?
    * * *
    bunların üzerinden henüz 7 yıl geçti.
    o arada bizim diplomatik eksen değişti.
    dün irak’ın işgali için nasıl çabaladıklarını unuttuğumuzu sananlar, gün geldi, “bunların sorumlusu kim” diye sormaya başladı.
    sorumluları biz unutsak, tarihin aynası unutmaz.
    ve “bu coğrafyayı bu hale getirenler, tarihe bunun hesabını vermek durumunda kalır bir gün...”

    --- alıntı ---
  • akp hainidir.

    mevcut hükümetin şu an bin defa pişman olduğu, imkan olsa asla bulusmayacagi kalkismayacagi berbat suriye politikasınin karanlık bir detayını haber yaptı diye vatan haini damgası yemekte.

    bülent arınç mi fetöye daha fazla destek sağladı, can dündar mı..elinizi vicdanınıza koyun ve cevaplayın. arınç nerede can dündar nerede..biraz adalet.

    edit imla