şükela:  tümü | bugün
  • göztepe'de evinde ders veren, los angeles musicians institute (g.i.t.) mezunu müthiş blues gitaristi.
    blues öğrenmek isteyenler için müthiş eğitim kaynağı ve aynı zamanda çok iyi bir dost.
  • dünyalar tatlısı bir adam. 2 yıldır kadıköy'de özel portekizce dersleri vermektedir. fiyat da o kadar pahalı değil.
    inşallah bu sene dünya kupasını kendisi ile birlikte brezilya'da stadtan seyredeceğiz.
  • oldukça hoşsohbet ve eğlenceli bir adam. abd ve ardından uzun bir süre brezilya'da müzik çalışmalarına devam ettikten sonra geçtiğimiz yıllarda türkiye'ye kesin dönüş yapmış olan gitarist ve kompozitör. kadıköy'de kurduğu atölyesinde eğitim vermektedir. müzik zevkini ve muhabbetini severim.

    ha bir de sizi dokümana boğabilir, harika bir doküman arşivi var.
  • brezilya kültür merkezi'nin başkanlığını yapan portekizce ve gitar eğitmeni. merkez bünyesinde kadıköy göztepe'de portekizce ve gitar eğitimlerini sürdürmektedir.
  • kendisi ile tanısmam, 16 yasında iken (5 sene öncesi) gitar egitimi almam gerektigini düsünmem vasıtasıyla oldu. iyi ki de oldu diyebildigim, hossohbet, dolu ve de hayvansever insan, hocam.

    müzikal anlamda, gerek gitar yönünden olsun, gerek müzige yaklasım olsun, gerekse müzik arsivi olsun, insana gercekten bir seyler katabilecek az sayıda 'ögretmenlerden' idir. aynı zamanda bu özelligi, müzisyenliginin (gitaristliginin) yaratıcılıgı ve sıradan olmayısı ile de baglantılıdır. (aynı zamanda film arsivi olarak da insana kattıkları vardır, "film ne alaka lan?" diye sormayın ama katıyor yani, hard-diskinizi bilgisayarına baglamayagörün, anında arsiv manyagı yapabiliyor sizi*)

    üzüldügüm bir konuya da deginecegim:

    sonucta basarılı bir müzisyen/ dolu bir müzisyen ile basarısız bir müzisyenin farkı, yetenekten cok, karsılastıgı fırsatlar, kisilerdir. bu önemli ve olması gereken bir faktördür (usta-cırak iliskisi) fakat "ögrenci/ögretmen" iliskisinden yararlanamayan, tabir-i caizse eline gitarın 'tutusturulmus' oldugu ögrencilerin dolu oldugu, iletisimin ders saatleriyle sınırlı oldugu, teknik bilgisinden baska verebilecek bir sey olmayan 'gitar egitmeniyim' diye gezinen adamların bos lafları ile kaynıyor ortalık. (cogu gitar egitmenin biraz da 'ego' ile dolu olmasından kaynaklanır bu verimsizlik biraz da). ilgili adamı sogutur bu anlattıklarım iste, ki genel olarak da yasanan budur, aman diyeyim.

    iste bu seyleri yasamayarak, kendisinin evinde cay ikram ederek isledigi, devasa döküman arsivi ile adeta 'besledigi', gercekten seneler sonra bile, tek bir dersinde bana bahsettigi tek bir fikri hatırlayarak gitar calısıma veya bestelerime gelisim sagladıgım, (sadece ve sadece "suhr" gitarı bile bir olaydır aslında*) derslerinde bulunmus oldugum icin kendisine tesekkürü bir borc bildigim kisidir.

    not: iki üc senedir derslerine devam etmiyordum fakat buna ragmen ögretmen-ögrenci veya iki insan olarak iletisimimiz bitmemistir, bu nedenle birikim dolu bir insanı kazanmıs olmak da, beni mutlu eden bir sey idir.

    (ismini bile yazarken güclük cekilen rare alman bluegrass albümlerine sahiptir aynı zamanda)
  • 23 mart pazartesi günü tanışacağım ve 'öncesinde' referans kaynağım tarafından kendisinden övgüyle bahsedilen insan.
  • can ile derslere başladığımda elime daha önce hiç elektro gitar almamıştım. tek bildiğim şey blues müziğini ve özellikle hendrix’i çok sevdiğimdi ve ben de bu müziği çalabilmek istiyordum. ona ilk gittiğim gün onunla uzun bir sohbet yaptık. öğrencileri tanımak için sarf ettiği çaba beni gerçekten etkilemişti. başka bir gün fark ettim ki öğrencileri için bir defteri vardı ve bu defterde öğrencilerinin belli özelliklerini, ilgilerini ve müziğe olan meraklarını not etmişti. ben onunla ilk görüştüğümde benim de kim olduğumu anlamaya çalışmış ve buna göre bir program belirlemişti benim için. her öğrenci için öğrenciye has bir program oluşturabilecek kadar titiz çalışan bir hocadır kendisi. sizin heyecanınızı da fark ederse gitar için, sizinle özel bir şekilde ilgilenir. sohbetleriyle de çok keyiflidir. genel olarak doluluğu sayesinde gerçek bir hoca olabilmiştir bana. dert de paylaşabilirsiniz, derdini de size anlatır. blues’u ve gitarın inceliklerini onunla sadece alıştırmalar ve ödevlerle değil işin felsefesini konuşarak, hikayeleri dinleyerek konuşarak öğrenebildim. bana yeni müzisyenler tanıttı, onları dinledim, benim için yeni kapılar açtı. belki de böyle bir hocayla karşılaşmasam gitara bu kadar güçlü bir şekilde bağlanamayabilirdim, daha uzak kalabilirdim, ve çalabildiğim kadar da çalamayabilirdim. blues öğrenmek istedim, ve bana öğretebildi can, artık en başta istediğimi elde etmiş bulunuyorum, ama aslında öğrenilecek şeylerin bitmeyecegini ve çok daha fazlasının var olduğunu öğrendikten sonra, hiçbir zaman yeterli hissedemiyor insan. her derse gittiğim gün büyük bir hevesle giderdim ve bütün hafta hevesle beklerdim bir sonraki derse gitmeyi. sadece gitarımı geliştireceğim için değil, güzel sohbetler edeceğimi bildiğim için, genel olarak iyi bir vakit geçireceğimi bildiğim için. dersten her çıktığımda da eve dönerken, içimde bir heves, yenilenmiş bir heyecan ile müzikle uğraşmaya devam ettim.

    bu arada ileride portekizce öğrenmek istersem de yanımda yine can olacak. şimdilik az buçuk ispanyolcam bana yetiyor.*
  • hakikaten çok "kafa", iyi mi iyi, kendisinden ders alıyor olmaktan mutlu olduğum bir gitar hocası. sımsıcak bir adam. öğrencilerini arkadaşı olarak görüp onlara öyle davranıyor. derslerde rock ve blues kültüründen şarkılara, ekipmanların seçiminden yeni çıkan albümlere, ve memleketin halinden, hayatın zorluklarına birçok şey konuşuluyor. derslerin eğlenceli ve keyifli bir öğrenme süreci olarak geçtiğini söyleyebilirim. öğrencinin ne istediğini, ne aradığını, neleri çalmak istediğini ayrıntılı bir biçimde öğrenip, öğrencilerine göre bir program belirliyor, ve öğrencilerinin gelişimlerine göre bu programı şekillendiriyor. ğrencilerine yönelik peygamber sabrı da cabası. üstelik siz öğrenmeye çalışırken sadece dersle de sınırlı kalmayıp sizinle hep iletişim içinde oluyor, sabırlı bir biçimde sorularınıza yanıtlar veriyor, önerilerde bulunuyor. özellikle 1960'lardan 2010'lara uzanan yelpazede oldukça geniş bir blues ve rock müzik bilgisi ve müzik zevki var. sohbet ederken, çalmaya çalışırken, insanın öğrenme ve çalışma isteği artıyor. bir bakmışsınız iyi çalmaya başlamışsınız. size sadece azimli bir biçimde çalışmak düşüyor -o da can'ı tanıyınca oldukça keyifli bir hale geliyor. insan gibi insan, insan gibi müzisyen kısacası. iyi ki tanıdım diyorum.
  • metalden rock ve blues'a kadar birçok müzik türüne hakim olan, basmakalıp yöntemler kullanmak yerine her öğrenci için kişisel bir yol haritası çizen ve eğitim sırasında öğrencinin geri bildirimlerine göre bu yol haritasını daha da kişiselleştiren, eğitim programında teknik, teori ve şarkı çalışması arasında başarılı bir denge yakalayan (ki bu şarkılar da gene sizin beğenilerinize göre belirleniyor; örneğin metal seven birine blues dayatmıyor), engin deneyimi ve bilgilerine rağmen öğrenciye asla kibirli, üstten bakan bir şekilde yaklaşmayan, tersine alçak gönüllülüğüyle kendinizi yanında daima rahat hissedebileceğiniz gitar eğitmeni.
  • ilk tanıştığım andan itibaren cana yakınlığı, tatlı muhabbeti ve dostane tavırlarıyla kendini çok sevdirmiş gitar virtüözü hocam. kendisi bizzat amerika da bu işin eğitimini aldığı için gitar çalmayı işin uzmanından öğrenmenizde fayda var diye düşünüyorum. benim gibi zor öğrenen bir zat-ı muhtereme bile gösterdiği peygamber sabrı ve anlayış kendisine saygımı bir kat daha arttırdı. öğrenme sürecinde sizin için gösterdiği titizlik ve özveride sizi daha çok çalışmaya ve başarmaya teşvik ediyor; bir sonraki dersi iple çekiyorsunuz. hocalığının yanı sıra kendisinin arkadaşlığı da süper. kendisiyle film, siyaset, futbol, müzik, edebiyat gibi birçok konuda muhabbet edip, dertleşebilirsiniz. ayrıca söylemeden edemicem, figür koleksiyonuna da bayıldım.