şükela:  tümü | bugün
  • harvard üniversitesi hukuk fakültesini birincilikle bitirmiş kendileri.
  • kendisiyle yapilmis bir soylesi için bknz: http://www.hurriyet.com.tr/…zar/15552609.asp?gid=59
  • galatasarayli olmasi bile ne kadar zeki, aydin, bilgili, kulturlu oldugunu gosterir.
    harward hukuk, oxford edebiyat filan teferruat.

    latifesi bir tarafa, barrister olabilmesi harwardi birincilikle bitirmesi kadar onemli bir basaridir.
    yolu acik olsun...
  • referandum üzerine, maalesef pek de başarılı bulmadığım, bir yazısı nyrb'nin blogunda yayınlamış:
    http://www.nybooks.com/…/sep/22/turkey-packs-court/
  • referandum yazisinda uc adet rahatsiz edici yer var, eksik bilgi vererek konuyu carpitiyor.

    birincisi venedik komisyonu'nun kararlari ile ilgili kisim. kendisi "clear guidance" falan demis ama, o kadar clear guidance yok orada. komisyon der ki:

    - unity of content: except in the case of total revision of a text (constitution, law), there must be an intrinsic connection between the various parts of each question put to the vote, in order to guarantee the free suffrage of the voter, who must not be called to accept or refuse as a whole provisions without an intrinsic link; the revision of several chapters of a text at the same time is equivalent to a total revision;

    yani eger bir metnin total revizyonu soz konusu degilse "butun maddeler tek oyla oylanamaz" kosulu gecerlidir. total revizyon da, son soz obeginde su sekilde aciklanmistir: "bir metnin cesitli maddelerinin ayni anda revizyonu total revizyona esdegerdir". 23 maddelik bir paket, takdir edersiniz ki total revizyon sartlarini gecerli kilar.

    ikinci rahatsiz edici kisim ise, anayasa'nin gerzek ikinci maddesini "her anayasa'da var bu" seklinde gecistirmesi ve normal gostermesi. o ikinci madde ki, anayasa metni boyunca tanimlanmamis "ataturk milliyetciligi"ne bagli oldugumuzu belirtiyor, insan haklarina dayali degil de sadece saygili bir devlet diyor, "toplumun huzuru" ve "milli dayanisma"yi baska prensiplerden ustun goruyor. oradaki sakatlik "standart bir duzenleme" tabiriyle es gecilemez.

    ucuncu kesim ise anayasa degisikligi ile ilgili direkt olarak. demis ki: "to this end, he put to referendum an amendment to article 146 of the 1982 constitution which, if passed, would raise the number of members of the court from eleven to seventeen, such members being appointed by the president (a founding member of the akp) and by simple majority in turkish grand national assembly (where the akp holds a strong majority)"
    ozetle, "yeni referandumla uye sayisi 11'den 17'ye cikiyor, ve bu uyeler cumhurbaskani ve akp tarafindan ataniyorlar."

    birincisi, uyeleri eskiden de cumhurbaskani seciyordu. ikincisi, anayasa mahkemesi'nin simdiki 4 yedek uyesi zaten otomatikman esas uye oldu, sadece iki yeni uye secilecek. ucuncusu, bu uyeleri cumhurbaskani ve meclis kafadan secmiyor. cumhurbaskaninin direkt sectigi 4 uye var, gerisi yargitay'indan danistay'ina, askeri yuksek idare mahkemesi'nden sayistay'a cesitli organlar tarafindan oneriliyor oncelikle ve o isimler arasindan atama yapiliyor. gider bu...

    kendisinin hukuk bilgisini sorgulamak benim haddime degil. lakin belli ki, degerlendirmelerini yaparken ideolojik gozluklerini ne yazik ki cikaramamis.

    eh, bu kadar inanilmaz cv'si olan birisi, degerlendirmeleri bu "yontuculuk"ta yapiyorsa, "yargi bagimsiz olmadan once tarafsiz olsun" feryatinda bulunanlarin derdinin pek de gozardi edilesi boyutta olmadigi asikardir. boyle de bagladim konuyu.
  • ceylan yeginsu nun abisi oluyormuş sanırsam. cv si ve okuduğu okullar buradan köye yol oluyor.
  • yakında birden parlatılabilecek biri. cemaatten arkadaşlarla görüşünce birbiriyle alakasız birçok arkadaşın bu kişiden bahsetmeye başladığını fark ediyor insan ister istemez son günlerde...

    demedi demeyin...
  • kesinlikle yakın dönemdeki bu ülkeden çıkan-gerçi okul anlamında ne kadar bizden çıkmış denebilir ki- en başarılı insanlardandır. başarı nedir kriteriniz değişebilir tabi ama kendisinin çizdiği yola hayranım o yüzden baştan belirteyim bu objektif bir entry değildir swh.

    lise eğitimini nerede almış bilgim yok, fakat (bkz: hürriyet) röportajından da öğrendiğimiz üzere üniversiteye oxford'la başlıyor. başka bir röportajında okumuştum, belki boşken buraya link de eklerim, ama hoşuma giden ve beni başlığa sürükleyen detay özetle şu;

    ingiliz edebiyatı kazandım diyor gideceğim mutluyum falan adamın türkiyeden dostları akrabaları üzülmüş. sonuçta edebiyat diplomasıyla ne yapılabilir tarzı bi düşünce var malum. herkes çok şaşkındı diye anlatıyor. ve de ekliyor türkiye'de bu yanlış, halbuki ingiltere'deki iyi yerlerdeki çoğu insan ilk lisans eğitimlerini tarih,edebiyat hatta felsefe üzerine tamamlamış insanlardır diye.

    keşke biz de bunları aşabilsek. o kadar büyük ve önemli bir nokta ki aslında bu. bir de şey vardı, harvard hukuk 1.si adam, bizden arayıp kutlayan sadece birkaç devlet adamı olmuş sanırım. düşünsene, dünyaya neredeyse hükmeden amerikan başkanlarının %90ı oradan mezun, bizim insanınız orayı 1.likle bitiriyor. kendisinin adını buralarda çok duymamış olmamız bile ayıp.ha hukukçular bilir zaten o ayrı ama demek istediğim herkes organik hoşafı falan konuştuğu kadar bu adamın başarısını niye konuşmadı?

    iyi ki gitmiş de değerini başarısını bilen insanlarla çalışıyor.

    daha kendisinden bahsedecek de, kendisi tek türk (bkz: barrister) mış. oxford/ingiliz edebiyatı sonrası cambridge/hukuk şeklinde devam etmiş. ingiliz için bile zorken, sen git harvard'ı bitir gel bir de barrister ol. kutluyorum ve inanıyorum ilerde adını çok büyük işlerde ve uluslararası olarak daha fazla duyacağız.