şükela:  tümü | bugün
  • yıllar önce gazetede yazmaya başlayan değerli şairimizin yazısında göt'ü g..t yazmayıp da aleniolarak göt yazdığı için soruşturma geçirerek tutuklanması ve sonra da beraat etmesi olayı.
    hakim şaire sorar: -sayın yücel neden böyle yazdınız? biliyorsunuz ki bu tür kelimeleri yazmak yasaktır ve suçtur.
    c.yücel:- valla hakim bey bizim köyde göte göt derler de ondan.
  • olayın aslı biraz daha teferruatlıdır. şöyle ki; can yücel, mahkemedeki sözlü savunmasını 'bizim köyde göte göt derler' diye bitirir evet, ancak öncesinde bir de fıkra anlatır mahkemede, ki bildiğim kadarıyla bu da kayıtlara geçer.
    fıkra:
    bir köyde ateşli bir hasta vardır, kasabaya doktora getirir hastayı köylüler. koca devletin koca doktoruna. doktor hastaya fitil verir ve köye döndükleri gibi hastaya fitili anüsten vermelerini söyler köylülere. köylüler tabi 'tamam dohtor bey' diyip köye giderler. köydeki herkese sorarlar, en bilgelere bile, ama kimse anüs ne demektir bilemez. bu nedenle bir türlü ilacı da veremezler hastaya. hastanın durumu da gitgide kötüleşmektedir. bunun üzerine köylü, doktora, koca devletin koca doktoruna telefon etmeye karar verir ama kimse buna yanaşmaz. ne cüret di mi doktoru arayacak bi köylü. neyse durumun vehameti üzerine muhtar aramayı kabul eder. bütün köylü toplanır santrale, muhtar arar, "biz ne yapacaamızı bilemedik dohtor bey" felan der işte. karşıdan doktor bişiler söyler. muhtar döner, ama arkasına: "makattan verin dedi dohtor" der.
    yine tüm köye sorarlar, komşu köylere birilerini yollayıp sordururlar felan, ama makat ne bilen yoktur yine. hasta ise giti gidecek, ateşler içinde kıvranıyo baya.
    ihtiyar meclisi toplanır. son çare, doktorun bir kez daha aranmasına karar verilir. yine kimse aramaz istemez doktoru. nihayetinde yine biri kandırılır, telefonun başına geçer, ama bi yandan söylenmektedir: "çok kızacak dohtor çok!" diye.
    sonunda telefonu açar, durm anlatır, doktor bişiler söyler yine. telefondaki köylü, yüzü allak bullak, arkasını döner:
    "çok kızacak demiştim; götüne sokun dedi"
  • şehir efsanesi gibi veya kısmen efsaneleştirilmiş gibi duran davadır.
    mantık denen olguyu kullanır isek davanın neden "kıç", "popo" vs. muadillerinin kullanılmayıp "göt" sözcüğü kullanıldığı için açılmadığı sonucuna ulaşmak pek zor değil. yine aynı yoldan ilerlersek meyhaneyi geçince ilerde karşımıza hakaret kelimesi olarak göt de çıkabilir. veya yok yok romantizmi bozmayalım şimdi;

    -siyasetçilere göt demişsin bu hakaret değil mi?
    *bizim köyde göte göt derler
    -onu sormadım bu kelimeyi kullanmak kişiliğe hakaret dolayısı ile suçtur
    *efendim tdk da "popo" varmı "kıç" varmı
    -yahu adam sana niye "kıç" demedin de "göt" dedin demiyorum hakaret ediyorsun diyorum
    *ama ben siyasetçiye dedim, hem ben aydınım*
    -ha doğru pardon siyasetçilerin kişilik hakları yoktur. hemde aydınsan istediğine dümdüz gidebilirsin. niye getirdiniz bu adamı buraya salın gitsin!

    boyle gerçekleşmiştir muhtemelen gibi geliyor bana yoksa süphen mi var?
  • kimle davalık olduğunu merak edip arayıp arayıp bulamadığım olay. (bkz: ertuğrul özkök) müü (bkz: hıncal uluç) muuu şimdilik bunlar diyiliverildi..