1. en iyi hamlet çevirisi olup olmadığı tartışılan, ama kendi içinde bir başyapıt olan eser.

    daha doğru bir tabirle can yücel'in kült eseri.

    hamlet: "to be or not to be"
    can yücelli hamlet: "bir ihtimal daha var o da ölmek mi dersin"
  2. can yücel çeviri yapmak yerine kendi deyimiyle "türkçe söyleme"yi tercih ettiği için gayet normal karşılanan hamlet versiyonu.
    66. sone "can yücel"in çeviri yerine "türkçe söylemek" tavrını özetleyebilecek bir can baba çalışmasıdır.

    tired with all these, for restful death i cry,
    as, to behold desert a beggar born,
    and needy nothing trimm'd in jollity,
    and purest faith unhappily forsworn,
    and guilded honour shamefully misplaced,
    and maiden virtue rudely strumpeted,
    and right perfection wrongfully disgraced,
    and strength by limping sway disabled,
    and art made tongue-tied by authority,
    and folly doctor-like controlling skill,
    and simple truth miscall'd simplicity,
    and captive good attending captain ill:
    tired with all these, from these would i be gone,
    save that, to die, i leave my love alone.

    vazgeçtim bu dünyadan tek ölüm paklar beni,
    değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez.
    değil mi ki çiğnenmiş inancın en seçkini,
    değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz,
    değil mi ki ayaklar altında insan onuru,
    o kızoğlan kız erdem dağlara kaldırılmış,
    ezilmiş, hor görülmüş el emeği, göz nuru,
    ödlekler geçmiş başa, derken mertlik bozulmuş,
    değil mi ki korkudan dili bağlı sanatın,
    değil mi ki çılgınlık sahip çıkmış düzene,
    doğruya doğru derken eğriye çıkmış adın,
    değil mi ki kötüler kadı olmuş yemen' e
    vazgeçtim bu dünyadan, dünyamdan geçtim ama,
    seni yalnız komak var ya, o koyuyor adama.
  3. hamlet'in en ba$arılı adaptelerinden biri olup eserin ruh karde$liğini yığınla dandik sahneleni$inden daha iyi yakalamı$tır. hatta bu çeviriyi yapmasına izlediği bir hamlet temsilinin yol açtığı söylenir. oyundan çıktığında kendisine oyunu nasıl bulduğunu soran birisine "valla bir çocuk vardı ortalıkta anamı kim düzdü anamı kim düzdü diye dolanıyordu ba$ka bir bok da yoktu" diye cevap vermi$, bu dehlizlerle dolu eserin kötü oynanmasına olan kızgınlığını belirtmi$tir. bu nedenle çeviri mühimdir..
  4. öyle ya da böyle, her türlü edebi çeviri platformunda konuşulagelen, lafı mutlaka edilen bir metindir.
  5. incil'den sonra bati dunyasinda en fazla alinti yapilan ve en fazla saygi duyulan yazili metne karsi bir saygisizlik olarak alinabilecek tercumedir. buna en ba$arili adaptasyon diyenler var ki allah -varsa- metin cozumlemede ba$arilar versin.

    can yucel'in tercumesi, "sanati halka ta$imak" amacindaysa ba$arilidir denebilir. ama, halki zircahil, shakespeare'in en onemli eserini mahalle meddahi eseri seviyesinde algilamak da ayri bir hakaret midir tarti$ilmalidir.

    eserde yer alan din/ahlak-adalet duygulari catismasi, entellektueller-siradanlar catismasi, dogruluk-durustluk catismasi gibi eserin ozunun olu$turuldugu temalari es gecerek ya da "to be or not to be" tiradinin tum anlamindan bo$altilarak "bir ihtimal daha var, o da olmek mi dersin?" $eklinde sulandirilmasiyla yapilan bu ceviri, bence tiyatro sanatina, shakespeare'e, ve son kullanici olan halka kar$i ya$aminin son donemlerini bir televole kulturu malzemesi olarak gecirmi$* $airin ettigi bir ayiptir. bir metnin kulaga/goze ho$ gorunmesi ayridir, yazarin anlatmak istedigi anlamdan soyutlanmasi ayridir. ingiliz diline derdini daha iyi anlatabilmek ugruna halen kullanilan iki binden fazla yeni sozcuk hediye etmi$ olan yazar*, elbet o kelimeleri bo$una yaratmami$tir, onlari cevirmek yerine yuzeysel $ekilde yorumlamak, dupeduz yaziktir. bu cevirinin, piyasada her ne kadar farkli 5-6 tane daha hamlet cevirisi olsa da, kitapcilarda rahatlikla bulunabilen tek hamlet cevirisi olmasiysa turk yayincilik dunyasinin utanci olmalidir.

    edit: ayrica, derdimi daha net ve geni$ geni$ anlattigim yer olarak, (bkz: #4468706).
  6. can yücel'in bu çevirisinde (türkçe söylemesinde) dikkat edilecek husus bunun dile çevirmek değil, dile kazandırmak maksadıyla girişilmiş olduğunu düşünmektir. can yücel çevirmen değil de, türkçe söyleyen diye kendini boşu boşuna isimlendirmez. bu hamlet -ve canyücel'in diğer türkçe söylemeleri de buna katılabilir- türkçe'nin gücünü kanıtlayan bir anıttır. shakespeare'nin ingiliz dili üzerindeki felsefi, gramer arayışları bu metinde bulmak pekala mümkün gözükmektedir.
  7. shakespeare' in, bir yaz gecesi rüyası adlı eserini türkçeleştirip, muhteşem yorumuyla daha da muhteşem kılan yazarın, başarısı karşısında, bana birkez daha, mükemmeldi...dedirten çevirisidir.
  8. bu ceviri ile ilgili 2 temel sorun gorulmektedir: birincisi, ceviri metninin ne olduguyla, ikincisiyse okur kitlesinin cevirmen (ya da turkce soyleyen) tarafindan nasil algilandigiyla ilgilidir.

    birinci sorun, hamlet'in herhangi bir metin degil, ingiliz dilinin bir neredeyse kutsal olarak du$unulebilecek eseri olmasidir. bu eserde, shakespeare pek cok gondermeler, ayni yerde cok farkli anlamlar kullanmi$, okura ve izleyiciye olay orgusunu istedigi gibi kurgulama $ansi tanimi$tir (bkz: #3506596). "to be or not to be" tiradi, bu orgunun en can alici ve guclu parcasidir. burayi, herhangi bir caba gostererek en iyi nasil anla$ilir, en saf halde turk dilinde nasil soylerim diye du$unmek yerine, sansasyonel bir bicimde cevirmek, metni ve anadilinde temsil ettigi karma$ikligi bozar. bu eseri boyle cevirmek, incil'i cevirip icinden "carmiha gerilen adam" ile ilgili bolumleri cikartmakla ozde$tir.

    ikinci olarak, okurun seviyesini algilama sorunu gorunmektedir. 20. yuzyilin sonlarindaki okuru/tiyatro izleyicisini yuzyil oncesinin ahmet vefik pa$a moliere tercumelerine mustehak bir okur/izleyici kitlesiyle ozde$ tutmaktir bu ceviri. o yuzden, $airin, cevirmenin, turkce soyleyenin, aslen okurunu cok da ciddiye almadigi fikrini akillara getirebilir. okuruna yukaridan bakmak, ki bu ceviri bir baki$ acisindan oyle du$unulebilir, son derece buyuk bir ayiptir.

    son olarak, ceviri-uyarlama-paralel oyun uzerinde birkac $eye dikkat cekmek gerekebilir. eger maksat, shakespeare'in soyledigini anlatmak degil de turkce nakletmek ise, o kitabin uzerinde yazar hanesinde can yucel yazmalidir, shakespeare degil. ceviri, cevirmene uyarlama hakkini tanimaz, polonius osman aga olamaz ornegin; polonius olarak kalir. ancak, eger istenen $ey, mevcut bir eser uzerinde oyunlar yapmak, baki$ acisini degi$tirmek ise, tom stoppard'in "rosencrantz and guildenstern are dead" oyunu/senaryosu bunun nasil yapilacagini gosterir bir ornektir. stoppard, hamlet'ten daha az aydin ama e$it egitim ve zenginlige sahip iki karakteri almi$, hamlet'i sahne sahne, ama bu ikisinin baki$ acisindan kurgulami$tir. kimse de "bunu niye boyle yaptin?" ya da "hamlet'i bir daha yazmak sana mi du$tu?" dememi$tir. yucel, bunu yapmami$, ferhan $ensoy gibi "yazan aristophanes bozan ferhan $ensoy" cinsi bir sevimlilige de girmemi$, oyunu cevirecegine yari cevirmi$ yari uyarlami$tir. sorun, budur.

    turkcesinin $airaneligi, sahnelendiginde verdigi lezzet, belirli bir seviyeyi gecmi$ olabilir, ama bu eser hamlet degildir. nasil ki kayisinin sarimtirak, ho$ tatli, tuylumsu bir meyve olsa bile $eftali olmadigi gibi, bu tercume de hamlet degildir cunku ozu yakalama gayretine girmemi$tir.
  9. can yücel'in çevirdiği hamlet shakespeare'in değil can yücel'in bir yapıtı olmuştur adeta.orada konuşan shakespeare değil can yücel'dir artık.

can yücel'in hamlet çevirisi hakkında bilgi verin