şükela:  tümü | bugün
  • 18 mart 1915 çanakkale deniz zaferi alman başkomutan himayesinde çanakkale boğazından geçmeye çalışan itilaf devletleri donanmasının o an için engellenmesinden ibarettir. ha hepsi engellenebilmiş midir? hayır! bir kaç gemi yine de istanbul'a ulaşabilmeyi başarmıştır. bu gemileri engelleyebilecek ne yazık ki bir tane gemimiz bile yoktu o sıralar. neyimize güvenip girdiysek savaşa? 1. dünya savaşı bittiğinde ise zaten itilaf devletleri donanması boğazda keyif yapıyordu.

    çanakkale 18 mart deniz zaferi olarak adlandırılan bu deniz savaşında mustafa kemal atatürk'ün hiçbir rolü yoktur. atatürk bahriyeli değildir ve piyade olarak geri görevdedir. savaş bizim çanakkale kıyılarındaki tabyalardaki topçuların atışları ile gemiler arasında olmuştur. zafer olarak adlandırılması da pek doğru değildir çünkü çanakkale "geçilmiştir" aslında. kaybedilen o kadar iyi eğitimli askerimiz de acımızı katlar. lise öğrencilerine kadar askere alıp şehit verdik gereksiz osmanlı'nın saçma sapan bir savaşı için.

    büyük taarruz ise türk milletinin küllerinden yeniden doğması adına bir milattır. 26 ağustos 1922, ulu önder mustafa kemal atatürk milletin tüm imkanlarını seferber ederek yunan ordusunu hiç beklemediği anda afyon'da bozguna uğrattığı ve türkiye cumhuriyeti'nin asıl temelinin atıldığı andır. şehit verilen askerlerimiz elin alman'ının, enver'inin hevesleri için değil bizzat milli varlığımız için hayatlarını kaybetmişlerdir. bu bakımdan çanakkale kazandırdıkları ve kaybettirdikleri açısından bir zafer olarak adlandırılamaz ama büyük taarruz ve başkomutanlık meydan savaşı gerçekten bir zaferdir. tbmm hükümeti'nin en büyük zaferidir.

    anlamadığım nokta ise şu: çanakkale deniz zaferi hem muhafazakar kesim hem de seküler kesim tarafında aşırı derecede sahiplenilir, abartılır. televizyonlar canlı verir, tüm siyasiler kutlamaya katılır.
    gelen turist profilinden muhafazakar kesim gökten atlıların inip hilafeti kurtardığına falan inanır, seküler kesim de mustafa kemal'in kazandığına. aslında ikisi de yanlıştır. bu tamamen bir algı yönetimi ve çanakkale'nin turizmini artırmaya yönelik bir eylemler bütünü..

    buna karşın, 26 ağustos ile 30 ağustos halk nezdinde ve protokol olarak kutlanmaz. cumhurbaşkanlığı ankara'da bir resepsiyon verir o kadar. gündüz anıtkabir'e gidilir, hipodrom'da tanklar geçer ne alakaysa..

    büyük taarruz ve başkomutanlık meydan savaşı ankara'da mı oldu? koskoca cumhuriyet tarihinde seküleri muhafazakarı hiçbir hükümet bu zaferi ve anma programını afyon'da - kütahya'da halkın da katılımıyla yapmayı akıl edememiş. genelkurmay'dan gelen iki korgeneralle afyon kocatepe'de, dumlupınar'da anma programı gerçekleştiriliyor. kocatepe zafer yürüyüşü adı altında buranın insanları ve diğer üniversitelerden gelen temsilci gençler 25 ağustos akşamı kocatepe'ye yürüyerek çıkıyorlar, sabaha kadar buz gibi tepede bekliyorlar atalarını ve şehitleri anmak için... ama medyada beş saniye bile haber olmuyor. başbakan, cumhurbaşkanı, genelkurmay başkanı bu sırada hep ankara'da "güya" zaferi kutluyorlar.

    medya, turizm şirketleri ve rehberler ise çanakkale'yi öyle bir pompalıyorlar ki büyük taarruz ve dumlupınar meydan muharebesi küçük çaplı mahalle kavgası sanki!

    cumhuriyet halk partisi lideri sayın kılıçdaroğlu da bu sene adalet kurultayı yapacakmış 26-30 ağustos'ta çanakkale'de. çanakkale ne alaka? atatürk çanakkale'de miydi o tarihlerde? gel bari sen sahip çık cumhuriyet tarihine!
  • o bu değil de ikisi de 15 temmuz şarlatanlığını siker
  • oha adam cahilliğin kitabını yazmış. bir kere çanakkale savaşı vs. x,y,z tartışmasını ciddiye almıyorum. siz onu tartışın gençler aranızda.

    ancak bariz tarihi hatalar ve bilgisizlik akan bir entryi okuyunca artık yapacak bir şey yok. bu saçmalığın altında doğrusunu yazmak elzem oluyor.

    şimdi bir kere çanakkale savaşları iki safhadan oluşur. ilk safhada müttefikler boğazı geçmeye çalışır. ancak gerek türklerin top ateşi gerekse önceden döşenen mayınlar nedeniyle ağır zayiat verirler ve boğazı geçemezler.

    adam diyor ki bir kaç gemi yine de boğazı geçti. o öyle değil benim cahil tosunum. onlar denizaltı. o tarihte de denizaltıyla koca bir şehir tehdit edilemeyeceği için çok önemli bir etkisi olmamıştır. en fazla bir kaç gemiye ve limana zarar vermiştir.

    müttefikler karadaki tabyaları susturmak, sonrasında boğazdaki mayınları temizleyerek donanmaya yol açmak için karaya asker çıkarır ve asıl savaş burada olur. 9 aya yakın bir süre bu savaşlar devam eder ve her iki taraftan toplamda yarım milyon insan zayi olur -ölü,yaralı,hasta dahil- bu savaşlar esnasında da bir yarbay olan mustafa kemal anafartalar denen son derece kritik bir hattın savunmasından sorumludur. burada efsane olmuş, anafartalar kahramanı payesine kavuşmuştur. adam diyor ki mustafa kemal piyade, çanakkale savaşıyla ne alakası varmış. oha amk. ortaokul tarih kitaplarında bile anlatılan bir konuyu bilmemek ve utanmadan bu konuda ahkam kesmek nasıl bir kafanın ürünüdür bilemiyorum.

    velhasılı 18 mart sadece deniz zaferinin değil, onu takip eden kara savaşlarının da anıldığı bir tarihtir. mustafa kemal için de türkler için de önemli bir zaferdir. salak salak şeyler yazmadan önce iki satır okuyun kardeşim.
  • "cephede şiddetli çatışmalar sürüyor ve dar alanda her iki tarafta da askeri durum karışık ve sıkıntılı… mustafa kemal o bölgede 3 ay önce arıburnu’nda düşmanı başarıyla püskürtmüş…

    5.ordu komutanı liman von sanders 8 ağustos’ta, 34 yaşındaki hırslı ve iddialı yarbay mustafa kemal’in telefonda ısrarla ‘bütün birlikleri benim emrime verin, başka çare yok!’ şeklindeki sözlerinin de etkisiyle anafartalar grup komutanlığı’nı ona veriyor…

    mustafa kemal artık rütbesinin çok üstünde, 100 bin askere emreden bir grup komutanıdır…

    bu tercihte mustafa kemal’in 25 nisan’da arıburnu’nda kimseye sormadan düşmanı durdururken ve tümüyle şehit olan ‘kahraman’ 57. alay ile geri püskürtürken gösterdiği cesur inisiyatifin rolü de büyüktür… ama en önemlisi liman paşa’nın görev verirken ‘liyakat ve cesareti’ her şeyin üstünde tutan prusya askeri geleneğini çanakkale’de kimseden çekinmeden sürdürmesidir…"

    http://odatv.com/…tarihi-rolu-neydi-0508171200.html
  • yazarı geri hizmete alalım kanzuk, çünkü beyin kendi kendini yiyerek yok olmuş proteinsizlikten.

    çanakkale'de deniz savaşları sürerken atatürk yarbaydı, 5 hafta sonra albay rütbesine ulaştı. ayrıca 1916 yılından beri kutlanıyor bu zafer. evet zaferdir sayın gerizekalı. çanakkale'den deniz yoluyla geçemeyen düşman kara savaşına girmek zorunda kaldı. böylece mustafa kemal'in kucağına oturdular. bir tümen komutanı, yani mustafa kemal 3 cepheyi yöneterek ve hepsinde başarı kazanarak tarihe geçti. vs filan diyerek kıyaslama yapmış bir de hödük. lan daha konuyu bilmiyorsun ne kıyaslaması!
  • tamam.. şimdi lütfen çanakkale zaferini çok küçümsemeyelim... osmanlının çılgıncasına toprak kaybettiği 1.dünya savaşı boyunca en şanlı direnişini ortaya koyduğu ve gelecekteki bağımsız türkiye cumhuriyeti'ni kurarken ihtiyacı olacak olan milli ruhun yeniden doğduğu bir kara ve deniz savaşları bütünüdür. bakın bu cepte. değerini düşürmeyelim.. lakin, kurtuluş savaşımızın neticesine doğrudan etki eden başkomutanlık meydan muharebesi ve büyük taaruz da çok değerli ve önemli.. tarih okuyalım.
  • sallantıda olan rus çarlığına yardım için boğazdan emperyalist gemiler geçememiş, zafer sonrasında koskocaman çarlık rejimi yıkılmış ve rusya gibi tehlikeli bir düşman savaştan çekilip, sovyetler'in lenin'inin bağımsızlık mücadelemize destek için gönderdiği altın ve silah yardımlar büyük taaruz'da kullanılmıştır. bir de burdan bakalım?

    tamam bir cephe kazanmamız dünya savaşında galip olmamızı sağlamadı ama dünyanın ve mücadelenin gidişatını kökten değiştirdi.

    **yardımlar: 39.000 tüfek, 327 makineli tüfek, 54 top, 63 milyon fişek, 147.000 top mermisi, 2 avcı botu, 4.000 el bombası, 1.500 kılıç, 20.000 gaz maskesi ve 125.000 tl değerinde altın.