şükela:  tümü | bugün
  • özü kolesterol diye bir hastalık yoktur olan zincir e-postalarında gördüğümüz "prof dr" şahsiyet
  • bir ayda dördüncü baskısını yapan karatay diyeti kitabının yazarı.
  • istanbul bilim universitesinde ogretim uyeligi yapmakta olan doktor.

    http://www.istanbulbilim.edu.tr/…?bid=2.4.1&lan=tr#
  • çok tatlı konuşan bir doktor. dinlemesi bile çok keyifli. her şey tadında'ya mütemadiyen çıkmasını diliyoruz. hatta esin övet yerine gelsin, bence daha güzel olur.
  • kitabında %100 bilimsel açıklamalarla (ama bu açıklamaları doktor olmayanların anlayacağı basitliğe indirgemiş, o yüzden kolay anlaşılıyor) vücudun kilo alma ve verme mekanizmalarını, bu açıdan hormonların görevlerini ve nasıl çalıştıklarını, neden sık yemememiz ve 3 öğünle beslenmemiz gerektiğini, şekerin, özellikle meyve şekeri olan fruktozun, yıkıcı etkilerini, kolestrolün ne olduğunu, neler rahat yiyebileceğimizi, neleri evimize hiç sokmamakta fayda olduğunu anlatıyor. açıklamalardan etkilenmemek, şapkayı önüne koyup düşünmemek gerçekten imkansız. yıllardır "ara öğün" lü ve pek çok insana göre pek sağlıklı beslenen, deli gibi meyve yiyen biri olarak (spora rağmen) sinsi sinsi üzerime yapışmaya başlayan kiloların sebeplerini bu kitapta buldum diyebilirim. evet, ekmek ve türevlerini (pilav, makarna, pasta, börek dahil ne yazıkki) hayatımızdan çıkarmak imkansıza yakın, ancak bugün 4. gününde olduğum diyetinde gerçekten acıkmak mümkün değil, ki bilirsiniz diyetleri çekilmez yapan ve kısa sürede bozduran tüm gün sinyal gönderen o berbat açlık hissidir. normalde sabah 10.30, öğleden sonra 15.30 ve akşam da 22.00 civarında ara öğün için zil çalan midem 4 gündür hiç ses vermiyor "acıktım" diye. bir de ekmek-pilav-makarna mevzuu istisna, türk insanının beslenme gerçeklerine ve doyma alışkanlıklarına daha uygun geldi bana tavsiyeler. mesela; yumurta "olmazsa olmaz"larından, tereyağı, kuyruk yağı gibi hayvansal yağlar ve trans yağa dönüşmemiş bitki yağları, her türlü et, kebap, kelle, paça gibi sakatatlar serbest. kötü karbonhidratları yemeyin diyor. aslında yediğimiz pek çok sebze, tahıl da karbo sağlıyor vücuda ihtiyacına yetecek kadar. yalnız ekmek yanısıra, pilav ve makarnadan nasıl vazgeçilir, onu bilemem:)

    meyve konusunda ciddi kısıtlama var ama bu "meyve hiç yemeyin" şeklinde değil. glisemik indeksi düşük meyveleri daha çok tercih edin diyor, ayrıca kuru yemişleri (fındık, ceviz, badem), domates, salatalık, biberi de yetiştikleri bitkilerin meyveleri sayıyor ve bunlardan yemek tamamen serbest.

    tavsiyem kitaba bir göz atmanız yönünde.
  • karatay diyeti - bilimsel gerçeklerle kilo vermenin abc'si kitabını çok satanlarda gördükten sonra tanıdığım "hocaların hocası" lakaplı profesör.

    ara öğünlerle metabolizmayı hızlandırın, günde şu kadar kalori alın diyen diyetisyenlerin tam tersine, 4-5 saat aç kalın, o sırada salgılanan leptin hormonuyla yağlarınızı yakın, kalori hesabı yapmadan zayıflayın diyor. yazdıklarını harfiyen uygulayamasam da, beslenme alışkanlıklarımın ciddi biçimde değişmesine sebep olmuştur.
  • canan hanım: diyet kitabı deği bu
    cüneyt özdemir: ama kitabın adını "karatay diyeti".
    canan hanım: satsın diye öyle koyduk zaten.

    dobra kadındır. helal olsun sana hocam! beni kazandın. "bizim halk ancak ismine göre kitap alır" demiştir özetle. samimi, dobra, dürüst bir tıp insanıdır.
  • cnn turk' te cüneyt özdemir'in "seks kilo verdirir mi" sorusuna "performansa bağlı" diyerek çok doğru bir noktaya parmak basmış olan profesör.
  • az önce aradığım avrupa florance nightingale hastanesinden aldığım bilgiye göre en erken haziran ayına randevu alınabilen doktor. allah hastalarına da kendisine de uzun ömürler versin. muayene ücreti bugun itibariyle 300 tl.