şükela:  tümü | bugün
  • bundan 20 yıl önce şeker kız candy bile izletmezdi çocuklara.
  • insanların yanlış bilgilere sahip olduğunu bildiği için bunu anında düzeltmek isteyen ve bu yüzden agresif tavırlar takınıp kibar bayan sunucuları azarlayabilen,kendisini sağlıklı yaşama adamış bir doktor. bana diyeti sevdiren şu sözü oldu: kahvaltıda yok şu kadar zeytin,yok bir kibrit kutusu peynir yemeyi bırakın.sofrada doyasıya kadar yiyeceksiniz ama doyduğunuzu hissettiğiniz an sofradan kalkacaksınız. bu söz diyet yapanlar için müthiş bir söz. gözün doymadan mideni doyuramazsın değil mi ?
    ekmeksiz bir öğünü,cevizi ve haşlanmış yumurtayı bana sevdiren kadın.emeklerinin karşılığını birgün alacaksın.
  • (bkz: #61470131) entry'yi mutlaka okuyun..

    canan karatay hem haklı hem haksız şu an.

    tanıdığım bir hocamın babasının donuk yağlı paça yedikten sonra ayak parmakları damarları tıkanmıştı ve kestiler ama canan karatay sanki tüm hayvansal ürünleri yiyin diyordu ona göre sorun sadece yeni ortaya çıkan zeytinyağı dışındaki kimi sıvı yağlardı..

    bence bu konuda bilgi eksikliği var. yumurta yemek falan, tereyağ yemek kısmen doğru katılıyorum ama tereyağ olayını da aşağıda açıklayayım..

    hani süt kaynerken süt üzerinde yağ donar bence o sıcaklıkta donan yağ vücutta nasıl donmasın görüşündeyim. o yüzden üstte sıcakken donan ilk yağı atarım. gerisi donsa da sanırım yararlı ve oda sıcaklığında çok katı değil..

    afyon manda kaymağı atılmazda demek istediğim anlaşıldı süt işleri ile uğraşanlardan. dediğim yağ kıtırlı olur, sertimsi olur donunca. yoğurt üzerinde de olur eğer almamışsanız kısmen.. normalde sıcakken üstte oluşan yağı bir ara atıyordum ama şu an dediğim gibi oda sıcaklığında çok katı olmadığı için tüketiyorum. araştırılması gereken ilginç konular var aslında

    yağlı kıymaya su koyun haşlayın. suyunu alın ve soğutun, üstte gene donuk yağ donar. o yağ kolestrol denen yağ mı acaba ama benim kullanmayı sevmediğim bir yağ.. kuyruk yağı iyidir ama bu donuk yağı kullanmamak lazım derim..

    ilaç sektörü çok para kazanıyor ve çoğu hastalığın tedavisi dengesiz beslenmeyi ortadan kaldırmak ve doğal ürünler yemek..

    hep diyeceğim inşallah, diş çürümesi mesela rafine tuz yemekten oluyor. göl tuzu falan alın ki çok ucuz. hiç bir dişçi de demediki çürüyen dişler için bunu yeyin. tabi dişçilerimiz iyi ki var ama demek istediğim anlaşıldı.. bu arada kimyasal rafine farklı. bir dde kayatuzunu fırında püskürtme ile kurutmaya da rafine diyorlar o ayrı arkadaşlar..
  • başıma bir şey gelmeyecekse diyetle, zayıflamayla kafayı bozmuş biri olarak sevmediğim teyze. üstelik oldukça sağlıksız görünüyor. dediğimi yap, yaptığımı yapma der gibi bir hali var. ha tabi ki doğru şeyler de söylüyor ama o kadar itici ki anında kanalı değiştiriyorum. daha sakin, daha sevimli, yapabilirsin bence.
  • kitaplarında anlattığı beslenme biçimi benimsendiğinde, çok enteresan tespitler yapmanızı sağlayan kalp profesörü. örneğin bir markete girdiğinizde, gıda ürünlerinin %80'inin önünden bile geçmediğinizi fark etmeniz sizi şaşırtabiliyor. abur cubur diye nitelendirilen ürünleri geçseniz bile, sağlıklı zannettiğimiz diyet ürünler, meyveli yoğurtlar, salata sosları vs o kadar çok şeker içeriyor ki, içlerinden şekeri çıkardığınızda geriye bir şey kalmıyor. ayrıca kapitalizmin can damarı olan restoran ve tatlı zincirleri de birer birer hayatınızdan çıkıyor. zaten kendisi ile bu kadar uğraşılmasının ardında milyar dolarlık endüstrinin olmadığını ümit etmek iyimserlik olur.
  • geçenlerde kavun ve karpuza sağlıksız dediği için aşırı saçma bulduğum, hangi dediğini kabul etsem hangisini etmesem diye beni şaşırtan teyze.

    kendisi de doktorların her dediğini direk kabul etmeyin, kendiniz araştırın vs demiş, bak buna katılıyorum.

    öyle hormon var artık onlarda, ilaçlıyorlar filan gibi bahanelerden değil; organik, gerçek doğal kavun-karpuza sağlıksız diyor. neymiş, içinde çok şeker varmış, şekerli suymuş bunlar sadece, yok daha neler.

    yaz dönemi, vücudun en ihtiyaç duyacağı şeyleri veriyor, yaz dönemi bol suya, şekere ihtiyaç var. doğal şekerler ayrıca zararlı değil, doğal pekmez-doğal bal gibi... ayrıca yapılarının bağırsaklara vs de faydalı geleceğini düşünüyorum, hatta kim bilir ne kadar bilmediğim yararları vardır.

    ibrahim saraçoğlunu dinlerim daha iyi.
    hem üstelik, gıdaların yaratıcı'nın verdiği nimetler olduğunu da dile getiriyor. dini algılarını, siyasi görüşlerini vs bilemem; ilgilenmiyorum da.
  • yukaridaki arkadasa mesaj olarak yazacaktim ama nacizane kendi anladigimi aktarayim cevap olarak.

    kadini savunmak icin soylemiyorum ama yanlis anlasilan yerler var. karatay'in meyveler hakkinda soyledigi sey sudur: dogal olsalar bile (organik taniminin kastedildigini varsayiyorum. zira su anda gercekten dogal/yabani bir meyve bulunuyor mu insanin yasam alani icerisinde bilemiyorum), su anda tukettigimiz meyvelerin iclerindeki vitamin miktarlari, modern tarim teknikleri sebebiyle (hormonlar, ilaclama, suni gubreleme, tohumlardaki yapay secilim vs.) yok denecek kadar azdir. bunlar bagimsiz arastirmacilarin deneyleriyle sabittir. yani, su anda yemek istedigin meyvelerden vucuduna faydasi olan tek sey liftir. onu da farkli besinlerden kolayca elde edebilirsin. vucudunun fruktoza ihtiyaci yoktur. tam tersine zararlidir. o sekeri vucut zaten sindirip kullanamaz ve fazlasi karacigerde yaglanma yapar. enerji ihtiyacini kompleks karbonhidratlardan karsilaman onerilir bu diyete gore.
  • millet çoktan kavurmaları gömdü. sen daha konuş ablacım, geç kaldın.
  • glutene takmış kadın. bazı saçma takıntıları var bence de. ama haklı olduğu konular da var.

    buradan biyokimyanın b'sine sesleniyorum, bırak çapa'dan, cerrahpaşa'dan, hacettepe'den kardiyoloji hocasını. biyokimya tartışılacaksa ben de çıkarım. biyokimyanın temel mantığına göre bu kadını eleştirebilen bir tane adam yok. aynı programa çıkmıyorlar genelde evet. o zaman biyokimyasal gerçekleri baz alarak biri de bu kadını eleştirsin.

    al işte ben sana biyokimyasal olarak "neden karbonhidrat yağlandırır?"ı açıklıyorum. varsa diyeceğin bir şey de. buyur. bekliyorum.

    karbonhidrat yendi. insülin salgılandı. kandan hücrelere glukoz geçişi oldu. glukoz girişini takiben enzim sistemleri aktiflendi. glikoliz süreci hızlandı. diğer süreçler baskılandı. nedir diğer süreçler. hormona duyarlı lipaz baskılandı. yağ hücrelerinden yağ salınımı durdu. insülinle lipoprotein lipaz aktiflendi. yağ hücrelerine yağ geçişi arttı. hücreye giren glukoz yağ sentezinde rol alan enzimleri aktifledi. yağ sentezi lipoprotein sentezi arttı. glukoz yemeye devam ettin. hareket de etmeden bilgisayara bakıyorsun. insülin arttı. hücreler baktı. insüline duyarsızlık başladı. kan glukozu yükselmeye başladı. karaciğer artan glukozu yağa çevirmek zorunda kaldı. karaciğer yağlandı. kan glukozundaki bozukluk sana daha fazla glukoz tükettirdi. kısır döngü büyüyerek devam ediyor.

    yağ yendi. karaciğerde yağ sentezleyen enzimler baskılandı. kandaki glukozu sabit tutmak için yağ hücrelerinden kana yağ salınmaya başladı. salınan yağlar karaciğerde glukoza dönüşüp kan glukoz düzeyini sabit tuttular. insülin belli bir düzeyde kaldı. bu insülin seviyesine cevap olarak hormona duyarlı lipaz aktivitesini arttırdı. daha fazla yağ "erimeye" başladı. glukagon arttı. artan glukagon glukoneogenezi arttırdı. yağ sentezi yerine yağ tüketimi arttı. vücut yağları azalmaya başladı.

    fruktoz yendi. fruktoz karaciğer hücresine girdi. glukozdan farklı olarak pfk-1 enzimini atladığı için hızlı bir şekilde asetil coa oldu. bu da karaciğerde yağ sentezini arttırdı.

    kadın özet olarak bunu diyor. şimdi hadi bunu biyokimyasal olarak bana yanlışla. bekliyorum. "ama ben hareket ediyorum ama ben spor yapıyorum" diyenler vardır. arkadaşım, bu kadın türkiye nüfusunun çoğuna bir şeyler demek istiyor televizyonda. senin sporcu kimliğinle ilgili bir şey istiyorsan git özel görüş. çoğu insan nasıl yaşıyor? işe gidiyor. vücudunu kullanmıyor. ve çoğunlukla karbonhidrat tüketiyor. bu kadının demek istediği de budur. genele hitap etmeye çalışıyor.