şükela:  tümü | bugün soru sor
  • üst edit:yahu ilaç kullanacağına doğal beslen diyor yazılmış ben bunun aksini iddia etmiyorum ki ilac kullanacağına doğal beslen demekle kalmıyor kadın önce intiharı sonra bir suç eylemini ilaçla ilişkilendiriyor

    üst edit 2: intihar konusunda her zaman dikkatli olunmalı denilmiş bu zaten olması gereken bir şey ilaç kullanmayan bir kişide de olması gereken bir şey. ve dozların kademeli artırılması da zaten olması gereken bir şey sadece intihar riski nedeniyle degil her açıdan

    üst edit 3: aşağıda birisi 20 yıldan fazla sürede tamamlanan 2 tane bilimsel araştırma linki verdim daha da onlarcası verilebilir ama yeterli gördüm. gözünüzü seveyim kanıt diye bunu başkası da diyor diye haber linki vermeyin.

    program linki
    yaklaşık 30 dk önce kanal d de şule ile vitrindekiler programında canan karatay ağabeyinin antidepresan kullandıktan sonra 3 kez intihara teşebbüs edip 4.de vefat ettiğini ifade etti.

    başı sağolsun kötü bir olay yaşadığı için tepkili ve üzgün olabilir ama bunu bu şekilde ifade etmesi uygunsuzdur ve mesleki dezenformasyondur. ıntihar gibi bir fenomenin ilaç kullanımı ile ilişkisi olduğu ile ilgili iddialar ispatlanmış şeyler değildir. antidepresanlarla ilgili yapılan 27 yıllık bir araştırmada antidepresanların intihar riskini artırmadığı aksine dirençli ya da bipolar depresyonlarda azalttığı ortaya konmuştur. sadece çocuk ergen ve genç erişkinlerde erken evrede böyle bir intihar riski artışı iddiası gündeme getirilmiş ve konu çok ciddi olduğu için bu uyarı eklenmiş ancak daha sonra gerçekte yararının zararından çok daha fazla olduğu ve bu uyarının kaldırılması gerektiği bildirilmiştir .

    bunalımın sebebi vücutta d vitamini eksikliği ve kolesterol eksikliğidir, şeker fazlalığıdır diyor ama bu dedikleri klinik araştırmalarda incelenmiş, herhangi bir besin maddesinin eksikliği ya da eklenmesinin depresyonda tek başına yeterli bir tedavi olmayacağı gösterilmiştir. öyleyse tek sebebi de olamaz.

    bir de abd'de okulları tarayan insanlar antidepresan kullanan zavallı kişilerdir o ilacı kullandıkları için o eylemi yapmışlardır demiş ve sosyopat kişiliği ve terapi gereksinimi olan kişilerin bir suç işlemesini sadece kullandığı ilaca bağlamış benim için film orada kopmuştur. bu dediği ile ilgili hiçbir kanıt olmadığı gibi aksi yönde kanıtlar vardır

    kendisinin daha önceki hatalı söylemleri ile ilgili yapıldığı gibi bu konuda da gereken yapılmalı ve tepki verilmelidir.
  • devamında ise su açıklamaları yaptığı konusmadir:

    mutluluk hormonunun üretilmesi büyük oranda bagirsaklarimizda gerçekleşen bir süreçtir. bol probiyotikli ve doğal gıdalar tüketirseniz, seker ile bağırsaktaki yararlı bakterileri öldürmezseniz, bazı durumlarda ilaç kullanmanıza gerek kalmaz.

    kadın ülkemizde herkes leblebi gibi antidepresan kullanıyor, oncelikle bir doğal beslenip durumu görmek gerekiyor diyor özet olarak, bunun neresinden rahatsız oluyorsunuz anlamıyorum.

    ayrıca bazı antidepresanlarda gayet intihar düşüncelerini artırabileceği riski prospektüsünde bile yazmaktadır. ornegin paxil.

    edit: isbu entry, beslenmenin ruhsal sağlığımız üzerinde de etkili olduğu savını desteklemek için yazılmıştır. psikolojik problemlerin çözülmesine ilişkin bazı yaklaşımlar öncelikle beslenmenin düzeltilmesi, terapi alınması ve ilaca başlanması seçeneklerini içermektedir ki aşağıda psikiyatr bir arkadaş kendinden örnek vererek açıklamış. tabii ki durumu ağır olup da ilaç kullananlar ilacı hemen şimdi bıraksın, her şey yemeklerle düzelir gibi bir anlam çıkmaması lazım, çıkmasın.

    edit2: tekrar söylüyorum, bence karatay'ın asıl söylemek istediği şey, beslenmenize de azami özeni göstermeniz. kitaplarında tabii daha güzel açıklamış bu mevzuları. yoksa haydi herkes hemen şu anda ilaçları bıraksın gibi marjinal bir çağrı yaptığını sanmıyorum. demek istediği; problemleriniz beslenme kaynaklı da olabilir ya da beslenmenin de problemlerinize olumsuz etkisi olabilir.

    bu arada bağırsak ve beyin arasındaki bağlantıyı, duygudurumunuzu nasıl etkileyebileceğini merak edenler için şuraya bir makale iliştireyim:
    https://www.psychologytoday.com/…-your-second-brain
  • bir çok antidepresanın prospektüsünde intihar düşüncesi bir yan etki olarak yer alırken, taparak antidepresan kullananlara dert olmuş bir demeç.
  • "aynı kaynım, kaynım da böyle öldü" benzeri bir teyze ifadesi. tek bir örnekten yola çıkarak bilimsel sonuç elde etmek de canan hocaya yakışırdı.
  • bağırsaktan serotoninde gelmiş tamam oldu o zaman (bağırsaktaki serotoninin beyne pek bir etkisi yok, beyine gitmiyor çünkü kan neyin bariyeri var...)

    iyice saçmalamaya başlamış. hadi muayene ücreti kendi kazandigi paralar falan diyorduk ama bu noktada bilimsel objektifligini iyice kaybetmis gorunuyor.
  • şu gerizekalı kadını "lobilerin işine gelmeyen şeyleri söylüyor" falan diye savunan mallar olduğu sürece her gün tv de görebiliriz.
    tanım: kendini doktor sanan birinin saçmalaması.
  • hocamızı "3 yanlış bir doğruyu götürür" kuralıyla sınava alsalar ikmale kalır.

    canan karatay'ın diğer sözlerinin ağırlığını azaltan yanlış ifadeler kullanması olayıdır.
  • bir başka saçmalama.

    "prospektüsünde bile yazıyor"

    orada yazmak zorunda.

    kişiyi intihar edecek enerjisinin bile bulunmadığı moddan çıkarıyor. eğer ilacı kullanan kişi ağır bir depresyon hastasıysa, ki böyle hastalar günlük işlerini yapamazlar(okula-işe gidemez, yemek yiyemez vs.), bu hastaya adeta "bir şeyler yapacak enerji" veriyor. hastanın intihara eğilimi varsa bu enerjiyi bulduğunda intihar ediyor.
  • skandaldır. herkes her şeyi bildiği için sorun yaşıyoruz toplum olarak.
    barsakta serotonin üretildiği doğrudur lakin bu santral sinir sistemine geçmez. barsağın beyin üstüne etkileri vardır ancak bu hanımefendinin bahsettiği şekilde değil. ciddi bir depresyon hastası bunu okuyup ilacını keser ve intihar ederse de bu hanımefendi sorumluluğunu alıyor mu?
  • bunu major depresyon hastasi birine soylesene teyze. afedersin ama ya bunamissin ya da sikik ifadelerinle dikkat cekmeye calisiyorsun.
    ulan adam hayvan gibi depresyonda. beyninin neredeyse hicbir kismi artik reelde olan olaylara tepki vermiyor. ic dusuncelere gomulmus. bir nevi psikoljik kanser. sen bu adama kalkip peynir yi yavrum yogurt yi et yi tatile cikan tavuk yi gecer gecer diyorsun.

    sunu ilkonce anla. sen kardiyoloji profesorusun. ki noroloji uzmanlari dahil beynin tam olarak nasil isledigini anlayamazken yani insanligin bu konudaki birikimi de sinirli senin bu demeclerin ilk cagda insanin penisi ile karar verdigi ve vucudun merkezi oldugu dusuncesinden bile daha komik. cunku onlar bilgisizdi. sen ise inatci bir cahilsin.