şükela:  tümü | bugün
  • canan karatay sadece az sayıda kalp grafisi yayınları ile akademik ünvan almış şeker ve beslenme üzerine bilimsel yayını olmayan, halkı yanlış yönlendiren ve bir çok gebenin şeker testi yaptırmayarak kendi ve çocuklarını yüksek tansiyon, ketoasidoz, gelişme geriliği, iri bebek doğumu ve bunların yarattığı doğum sırasında kol sakatlanması aşırı yırtıklar ve idrar kaçırma riskine atmış kişidir. davanın tarafı olarak kendisini meslektaşlarını birşey bilmemek ile alenen narsistik dalga geçmeleri nedeni ile ayrıca suç duyurusunda bulunulmustur.
  • yıllardır yalan yanlış bilgilerle halkı yanlış yönlendiren,ilaç firmalarının köpeği olmuş yavşakları sinirden kudurtan canan reyizin durdurulamamasıdır.
    edit:favoriye bakarsak milli irade tecelli etmiştir
  • kadın davasında haklı olduğu içindir. hani bir söz vardır ya, "arsız güçlü olunca, haklı suçlu olurmuş"
    bu kadın da davasında haklı olduğu halde karşısına aldığı paralı itler ellerindeki güce yani paraya güvenerek kadına dünya eziyet ettiler ama o yılmadı, sonuna kadar direndi.
    tam benim kafada, davanda haklı olduğun sürece korkma, kralı da gelse korkma.

    ekleme: yahu kadının şeker yüklemesi hakkındaki sözlerini, tereyağı açıklamalarını bile çarpıtıyorlar bu başlıkta. kadın doğal beslenin diyor, yumurta, yağ, bal, yoğurt yiyin, sebzelerle beslenin, meyve yiyin diyor. şekerden uzak durun diyor bunun nesi yanlış. tuz, şeker, un. bunlar bugün dünya sağlık örgütünün her yayınında tehlikeli oldukları üzerine basıla basıla vurgulanıyor. kadın 24 haftalık bebeğe şeker yüklemesi yapamazsınız diyor, gelmişler bunu eleştiriyorlar. yok kırık kollu kırık bacaklı çocuklar doğacakmış. yahu arkadaş bu nasıl bir cehalet. gebelikte kadın yürümez, rahimde yağlanma olur ondan sonra doğumda binbir türlü zorluklarla karşılaşırsınız bunu bilmeyecek ne var. yağ yiyin diyormuş, tereyağı. bunu da eleştiriyorlar. geçmişte ellerinde dağ gibi zeytinyağı, margarin kalan firmaların tv kanallarına tereyağını kötülemeleri ve margarinin zeytinyağının (ki hakiki zeytinyağı da değil bu bildiğin kimyasal karışımlı fabrikasyon yağlar) faydaları üzerine yayınlar yapmaları için ne büyük rüşvetler verdiklerini de öğrendik. bizler evet o günleri gördük. her akşam televizyon kanallarında fabrikasyon yağların faydalarını tereyağının zararlarını izleyip izleyip şaşırıyorduk buna anlam vermeye çalışıyorduk. canan karatay sayesinde öğrendik ki burada sektörün içinde para babalarının büyük firmaların bir operasyonu var. kadının her sözünü alıp çarpıtıp onun üzerinden karalama yoluna gidiyorlar. bu hem insani değil hem de bunu "bilimsel" diye pazarlayamazsınız bilimi de oyuncak ediyorsunuz resmen birilerinin çıkarları için.
  • uzmanı olmadığı konularda spekülatif yorumlar yapan bir profesör. bilimsel saygınlığı 0'a yakınsar.
  • (bkz: şeker lobisi)
  • "mesleğini televizyonda yapan herkes şarlatandır" sözünü hatırlatan teyzenin durdurulamaması olayı.
  • bu kadın şey değil mi hani bir tezi vardı kadına kimse inanmadı. daha sonrasında dünya sağlık örgütü kadının kaç yıl öncesinde yaptığı tespiti onayladı!

    şimdi ben bu kadına mı inanırım! yoksa hastaneye gittiğimde; mümessillerden aldığı primlerle onların beş para etmez ilaçlarını bizlere kakalayan kişilere mi!

    canan karatay candır. gerisi canan.
  • canan karatay'ı tanımam etmem, hatta bir tane bir programını bile izlemedim, yazısını okumadım. ama takip ettiğim diyet programı - yaşam biçimini dinleyenler "aaaa canan karatay'ın dediklerini mi yapıyorsun" diye soruyorlar.

    eğer canan hanım :

    - kandaki insülin yüksekliğinin vücuda en çok zarar veren unsur olduğunu
    - düşük karbonhidrat alımı ile sağlıklı yaşama geçilebleceğini
    - kalp ve damar hastalıkları risklerinin yağ tüketimi ile değil, karbonhidrat tüketimi ile alakalı olduğunu
    - yine kanser riskinin kandaki yüksek şeker (insülin direnci) sebebi ile arttığını

    söylüyorsa, arkasındayım. bu yaşam biçimi hakkında deneyimlerimi tek öğün başlığı altında paylaşıyorum, kan testlerimi ve zorlandığım noktaları da paylaşıyorum. konu ile ilgili takip ettiğim kaynakları da yeşillendirenlere gönderiyorum

    canan hanım uygulamada hatalar yapabilir ama yukarıdaki tezleri cesaretle savunuyorsa helal olsun.
  • keşke azıcık glikoz alaydı da parktaki çöpe 150 bin lirasını bırakıp gitmeseydi. kendisi nobel bile alsa benim gözümde telefon dolandırıcısına inanıp çöpe para bırakan yaşlı bir teyze olarak kalacak.

    tüm yasakçılara gıcık olduğum gibi kendisine de gıcığım.
  • dondurmanın üstüne tereyağ sürüp yiyin diyen, alın tereyağını yalayın diyen bir insanı ne kadar dikkate alabilirsiniz ki zaten.

    nefret ettiğim insanlardan biridir canan karatay. anlattıkları doğrudur değildir bilmem ben düz vatandaşım. doktor söyler biz tüketiriz.

    nefret etmemin sebebi şu. bu kadın ayarsız. tereyağını öveceğim diye abartıyor. tereyağını bulduğunuzda yalayın, kaşık kaşık götürün ne demek. tereyağının fazlası ne zamandan beri yararlı oldu.

    insanlara iyi bir şey aşılamaya çalışırken sağlıkları ile oynama riskine de giriyor. çünkü herkes cümleyi farklı yorumlayabilir net konuşmuyor. ayrıca buna uyup sanki tanrıymış gibi tapan yüzlerce insan var, kendi çevremde bile var.

    şöyle dese, "diğer yağlar daha zararlıdır, tereyağ aralarında en zararsız olanıdır, miktarında tüketin" falan diyeceğim ki tamam bu kadının derdi sağlık.

    ama şuan derdi sağlık mağlık değil, her türlü tepki çekecek abartılı cümleyi söyleyip, ün kazanıp, danışmanlıktan hayvan gibi ücret götürmek.

    bir bakın bakalım canan karatay ile görüşme ücreti ne kadar.

    umarım durdurulur.