şükela:  tümü | bugün
  • çeşitli çalışmalarında bedenini çekinmeden sergileyen performans tabanlı çalışmaları ile yurt içi ve yurtdışındaki birçok sergi ve bienallere katılan marmara resim mezunu bir genç sanatçımız
  • haftasonu antik a.ş. tarafından gerçekleştirilecek olan çağdaş sanat eserleri müzayedesinde ibret-i numa isimli 27 dakikalık video çalışması satışa sunulacak olan sanatçı. türkiye'de satışa sunulan ilk video art'ı olacak.
  • fountain isimli eseriyle 11inci biyenale damgasını vurmuştur. bence. ve evet tahayyülümüzdeki en güzel deneysel animyasyon örneği de ondan çıkmadır (ibretnüma) ve anlattığı hikayeler, konular, pek şenliklidir:

    mesela "dök asidi haydar"
  • artık ismi sadece canan'dır:

    "1970 yılında, türk medeni kanunu'nun 321. maddesinin ''çocuk, ana ve baba evli ise ailenin; evli değilse ananın soyadını taşır'' kanununa gore babamın soyadını alarak canan şahin olarak doğdum.

    1987 de marmara üniversitesi iktisadi ve idari bilimler fakültesi işletme bölümüne canan şahin olarak girip, 1992 yılında canan şenol olarak mezun oldum.

    1991 yılında evlendim 743 sayılı medenî kanun’nun 153. maddesinin “evlenen kadın kocasının soyadını taşır” kanununa gore kocamın soyadını alarak ismim “canan şenol” olarak değiştirildi.

    1997 de medeni kanun’nun 153 maddesine ilaveyle kadına kocasının soyadı önünde önceki soyadını taşıma imkanı tanındı.. böylece, aile adı olarak kocanın soyadı kabul edilmekle beraber, kadına da tercihine göre bekarlık veya dul ise sona eren evlilikte edindiği soyadını ya da evlat edinilmişse evlat edinenin soyadını, kocasının soyadının önünde kullanma imkanı tanınmış oldu.

    1994 de marmara üniversitesi güzel sanatlar fakültesi resim bölümüne canan şenol olarak girip canan şenol olarak mezun oldum. ve profesyonel sanat hayatında canan şenol olarak sanatsal üretimlerimi gerçekleştirdim.

    yıl 2010, eşimden ayrılmaya karar verdim. yirmi yıla yakın bu isimle yaşamaya alıştığım için boşanmaya karar verdiğimde ilk önceleri şenol soyadını değiştirme niyetinde değildim. bu isimle tanınıyordum, bu isimle birçok sanatsal yapıtı imzaladım, birçok kitapta ismim canan şenol olarak geçti. ta ki soyadı konusunda yasaları öğrenene kadar:

    4721 sayılı türk medeni kanununun ikinci kitabında düzenlenen 173. maddesinde “boşanma halinde kadın, evlenme ile kazandığı kişisel durumunu korur; ancak, evlenmeden önceki soyadını yeniden alır. kadının, boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaati bulunduğu ve bunun kocaya bir zarar vermeyeceği ispatlanırsa, istemi üzerine hakim, kocasının soyadını taşımasına izin verir. koca, koşulların değişmesi halinde bu iznin kaldırılmasını isteyebilir” hükmü yer almaktadır.

    bu kanun devlet “baba”nın, oğlu olan “koca”ya yaptığı kıyaktır. kocanın ve devletin iznine bağlı olan bu soyadını kullanmayı reddediyorum. bu izni almayı reddediyorum. hayatımın her alanının izinlere ve dayatmalara tabii olmasından bıktım, usandım. evlenirken devletin dayatması ile kullandığım soyadı, boşanırken karşıma devletin izni, kocanın lütfu olarak çıkıyor. soyadlarının bana getireceği “menfaatlerden” feragat ediyorum, soyadlarından feragat ediyorum.

    bugünden itibaren ismim yalnızca “canan” olarak kayıt edilsin. bu yıl 8 mart dünya emekçi kadınlar gününün 100. yılını kutlarken yalnızca canan olabilmenin mücadelesini veriyorum. "

    http://www.cananxcanan.blogspot.com/
  • (bkz: esma-i hüsna)
  • ''canan şenol / ressam: biz kadınlar olarak kürtaj hakkımızı tartışmıyoruz. siyasilerin bedenimizden ellerini çekmesini istiyoruz. siyasiler kürtajı cinayet olarak nitelendirmek yerine, istenmeyen gebelikleri önleme konusunda bilgiyi ve ücretsiz malzemeyi ulaşılabilir hale getirsinler. kadın bedeni üzerinde söz ve tasarruf hakkı sadece kadına aittir.''

    http://t24.com.tr/haber/yazarlar/205210
  • irvin cemil schick post-modernizm, minyatür sanatı ve canan şenol başlıklı bir yazı kaleme almış:

    [http://t24.com.tr/…yatur-sanati-ve-canan-senol,1182 http://t24.com.tr/…yatur-sanati-ve-canan-senol,1182]