şükela:  tümü | bugün
  • cocuklar ye$il yapiskan canavarlardir......
  • metal, mermer ağaç gibi malzemeleri kesmeye yarayan kesici elektrikli veya havalı alete usta işçi takımının verdiği isim.
    (bkz: taslama)
  • yaratiklara korkuncluk katmak icin onlari tanimlarken kullandigimiz kelime.
  • martin mystere'in çıkan son özel ciltinin adı...
  • bir yildan uzun sure evli kalmi$ erkegin karisi tarafindan olu$turulan yeni formati.
  • (bkz: bunyip)
  • demir malzemenin traşlanması, çapaklarının alınması, yer taşlarının parlatılması gibi işler için kullanılan alete ustalarımızın verdiği ad. genel olarak etki malzemesini, tutuş doğrultusuna 90 derece açı yapacak eksende yüksek devirde döndürerek çalışır.
  • (bkz: top canavari)
  • butun canavarlarım cıktı bugun gun ısıgına,
    tek tek ve sırayla

    birincisi;
    yapıs yapıs salyaları,
    beyazı kan canagı, bebegi sekılsız renkte gözleri,
    korkunc agzı açık, yarısı dökülmüş sivri dişleri,
    ve iğrenç sesi göbeğimi parçalarcasına
    böğürerek çıktı.
    hak edip alamadıklarımın derdindeydi.
    aşktı, sevgiydi, ilgiydi, şevkatti, saygıydı ve saireydi.
    "böyle taleb edilmez" demiştim çok ama eğitememiştim.
    ruhum aç kaldıkça, gözyaşlarım artınca habire beslenmiş
    en sonunda harekete geçmişti.

    ikincisi;
    kocaman gözlü, uzun kirpikli,
    tavşan kulaklıydı,
    aqrsız mı arsız,
    sevimli mi sevimli.
    mırflıyarak:
    "onu da alabilir miyiz, bunu da alabilir miyiz, nolur nolur"
    diye yalvarıyor,
    kendi mutlu olursa bi ihtimal,
    ilk canavarın tahribatına merhem olacağına ikna ediyordu beni.

    üçüncüsü;
    küskün küskün bakıyor,
    ağzını büzmüş tek kelime etmiyordu.
    anlıyordum tabi ben,
    kıskanıyordu ama malı mülkü değil:
    anneyi kardeşten, sevgiliyi arkadaştan, insanı insandan.
    acaip uzun bir listesi vardı elinde,
    sevdiklerimin bensiz yaptıklarını sıralayıp
    sıralayıp sıralayıp küsüyordu.

    butun canavarlarım cıktı bugün gün ışığına,
    tek tek ve sırayla
    butun canavarlarım çıktı bugün gün ışığına,
    tam da hepsini yendim sanmışken,
    birleşip, cesaretlerine göre bir sırayla saldırdılar.

    hepsi bendim, hepsini tanıyordum,
    hakim olmak hep zordu zaten.
    hem,
    hakim olmayı manasız buluyordum.