şükela:  tümü | bugün
  • ünlü bir insanı yaptığı bir gaf, hoşlanılmayan bir davranış, ırkçı, homofobik, cinsiyetçi vb. olarak değerlendirilen bir tavır gibi nedenlerle sosyal medya üzerinden desteklemeyi bırakma, onu alaşağı etmeyi amaçlayan bir boykot kültürü.

    genellikle yargısız infaz yapan bir kitlenin suçlamalarının, söz konusu kişinin şöhretini bitirmeye yönelik şekilde internet üzerinden hızla yayılmasıyla gerçekleşir.
  • bir ünlünün geçmişte veya günümüzde sosyal medyada yazdığı veya kendisine verilen platformda söylediği/yaptığı bir görüş/şaka ile aynı fikirde olmayanlar, beğenmeyenler ve sakıncalı bulanlar tarafından o ünlünün sadece boykot edilmesini değil, kariyerini ve çevrimiçi popülaritesini de bitirmeyi amaçlayan siber zorbalıktır.

    genellikle twitter'da başlar. ekran görüntüsü veya video ile diğer twitter kullanıcıları durum hakkında bilgilendirilir. "canceling" eylemine konu olan kişinin korkunç bir insan olduğuna diğerlerini de ikna etmek için hashtag'ler oluşturulur. ikna eylemi gerçekleştirir. o unlü kişiye platform verecekler tehdit edilir. woke gazete/dergi yazarları köşelerinde yazdıkları yazılarla konu hakkında bilgisi olmayanları da bilgilendirir. zorbalık, söyledikleri/paylaştıkları şey için kamuoyu önünde sanıklara özür diletene kadar devam eder. eylemi gerçekleştirenlerden bir kısmı dilenen özür ile amaçlarına ulaştıklarını düşünüp konuyu kapatır. bir kısmı ise özürden tatmin olmayıp taciz etmeye devam eder.

    bugüne kadar bu siber zorbalığın kurbanı olmuş isimler:

    james gunn
    kanye west
    roseanne barr
    louis c.k.
    sarah silverman
    kevin hart
    dave chappelle
    ari shaffir
    aziz ansari
    shane gillis
    lena dunham
    jordan peterson
    milo yiannopoulos
    alastair stewart
    j.k. rowling
  • bir ünlünün geçmişte veya günümüzde sosyal medyada yazdığı veya kendisine verilen platformda söylediği/yaptığı bir görüş/şaka ile aynı fikirde olmayanlar, beğenmeyenler ve sakıncalı bulanlar tarafından o ünlünün sadece boykot edilmesini değil, kariyerini ve çevrimiçi popülaritesini de bitirmeyi amaçlayan siber zorbalıktır.

    genellikle twitter'da başlar. ekran görüntüsü veya video ile diğer twitter kullanıcıları durum hakkında bilgilendirilir. "canceling" eylemine konu olan kişinin korkunç bir insan olduğuna diğerlerini de ikna etmek için hashtag'ler oluşturulur. ikna eylemi gerçekleştirir. o unlü kişiye platform verecekler tehdit edilir. woke gazete/dergi yazarları köşelerinde yazdıkları yazılarla konu hakkında bilgisi olmayanları da bilgilendirir. zorbalık, söyledikleri/paylaştıkları şey için kamuoyu önünde sanıklara özür diletene kadar devam eder. eylemi gerçekleştirenlerden bir kısmı dilenen özür ile amaçlarına ulaştıklarını düşünüp konuyu kapatır. bir kısmı ise özürden tatmin olmayıp taciz etmeye devam eder.

    bugüne kadar bu siber zorbalığın kurbanı olmuş isimler:

    james gunn
    kanye west
    roseanne barr
    louis c.k.
    sarah silverman
    kevin hart
    dave chappelle
    ari shaffir
    aziz ansari
    shane gillis
    lena dunham
    jordan peterson
    milo yiannopoulos
    alastair stewart
    j.k. rowling
  • biz buna linç kültürü diyoruz türkiye'de. sosyal medya beraberinde kendi ahlaki konseptini de getirdi. orta çağda idam edilmek üzere darağacı önünde suçları okunmakta olan şahsa at boku fırlatanlar bugün aynı şeyi sosyal medyada yapıyor. zaten bu nedenle içinde bulunduğumuz çağa yeni ortaçağ diyenler var.
  • bu aralar zirveye ulaşan kültür.
  • kişilerin bir araya gelerek kendinden üst konumda olan bir kişiyi veya kuruluşu geçmişte yaptıkları 'tartışma yaratacak' eylemlerden dolayı konumlarindan etme çabası. yani, biz yıllar önce yaptığın bu davranışı beğenmedik, artık farklı biri olsan da umrumuzda değil demek. toksik bir davranış olmasının yanı sıra tam bir sürü psikolojisi örneğidir. yok yere mağdur olan azınlıklar çok yapar.
  • türkçesi linç kültürü olsa gerek.
  • linç kültürü demek değildir
  • türkçesi çevrimiçi ayıplama.
  • hakkinda 150 tanınmış insanin uyarilari ile ( jk rowling dahil) birlikte, hayli açıklayıcı bbc linki.. maalesef inkilizce ama..
  • bu terimin kökeni birkaç sene (4-5 diyebiliriz sanırım; trump seçildikten sonra hızlandı) öncesine dayanır ve kaynağı abd'deki üniversite kampüslerinin daha liberal eğilimli olanlarıdır. adındaki iptal etme anlamına gelen "cancel" kısmını, belli öğrenci kitlelerinin beğenmediği, onaylamadığı düşünürlerin konuşma etkinliklerini protesto ya da toplu şikayet vesilesiyle iptal ettirmelerinden, olduğundan kısa sürmelerine sebebiyet vermiş olmalarından alır; "deplatforming" ya da "no-platforming" olarak da geçer bu spesifik faaliyet.

    günümüzde ise diğer entry'lerde belirtildiği gibi ekseriyetle twitter üzerinden bir tür güç ve şiddet ritüeline dönüşmüştür; twitter diyorum, çünkü bu sosyal ağ tasarımı itibarıyla kullanıcılarında bu faaliyeti teşvik eden bir fonksiyona sahip olmasıyla diğerlerinden farklılaşıyor. ama bu başka bir entry'nin konusu.