şükela:  tümü | bugün
  • mayalı yiyecek içecek toleransına da bağlı gelişiyor sanırım ama amerikalılar'dan bildiğim kadarıyla testi çok basit yapılıyor...

    akşamdan bir bardak içme suyunu oda sıcaklığında hazırlıyorsunuz.. sonra sabah kalkınca hiç bir şey yemeden içmeden ağzınızı bile çalkalamadan şöyle dilinizi dişlerinizin üstünde gezdirip bir miktar tükürük elde ediyorsunuz ondan sonra evet burası biraz iğrenç biliyorum ama hazırlamış olduğunuz o bir bardak suya tükürüyorsunuz... ya evet sabah sabah hem de suyun içine... ne iğrenç di mi.. dahası da var...

    neyse sonra bakıyorsunuz o tükürüğe, tükürük falı gibi bişi bu... eğer tükürük suyun üzerinde yüzüyorsa sağlıklı bir insan olarak suyu döküp bardağı yıkayabilirsiniz... ya da için nebliyim... yok eğer tükürük dibe doğru çöküyor bir de örümcek ağı gibi dallanıp budaklanıyorsa sizde mantar var demektir kardeşim artık ilaca mı başlarsınız başkasına mı bulaştırırsınız onu bilmem...
  • bir çok hastalığın kökenindeki gizli el olan bağırsaktaki zararlı mantar türü. bağışıklık sistemine ciddi zararlar verip, bir çok alerjinin, çeşitli mide-sindirim rahatsızlıkları ve immun hastalıkların, depresyonların önemli sebebi olduğu yönünde ciddi çalışmalar var. zamanla aşınan bağırsak duvarı yüzünden de bir çok hastalığa davetiye çıkarabiliyor. (bkz: bağırsak geçirgenliği/#70052058). başlıca gıdası şeker, çoğalma sebebi de antibiyotik ve çok şeker kullanımı olan bu mantarların çoğalmasını, probiyotikler, elma sirkesi, defne tohumu (her sabah aç karnına 2 adet çiğnenecek), kollajenden zengin kemik suyu veya takviyeleri, glutamin, propolis, hindistan cevizi yağı ve sarımsağın ciddi ölçüde engellediği ve azalttığı söyleniyor. bozulan bağırsak florasını düzeltmek için ise sanırım probiyotik tavkviyesi şart. bu doğal probiyotik olan kefir, yoğurt, turşu ile olabildiği gibi mukoza zamanında çok bozulmuşsa bunlar tedaviye yetmeyeceği için, kapsül veya şase halindeki zengin probiyotik ürünleri kullanmak gerekiyor. bu konuda probien, nbl gold, solgar gibi zengin bir çok marka ve ürün var. artı tabii ki omega 3 takviyesi. bir amino asit olan glutamin takviyesinin de bağırsak florasını düzeltmeye ve bağırsak geçirgenliğin azaltmaya çok yardımcı olduğu uzmanlarca söyleniyor. geçmeyen sinüzitim ve geniz akıntım için bu besinleri, takviyeleri ve diyetini uyguladım ve allah'ın izniyle ciddi faydasını gördüm.

    küresel kapitalist şirketlerinin pompaladığı şeker dolu endüstriyel ürünler, karbonhidrat ağırlıklı beslenme ve antibiyotikler yüzünden virüs gibi yayılan bağırsak mukozası bozulması, ikinci beyin denilen bağırsakları tahrif ediyor ve alerjiler, mide sindirim hastalıkları, bağışıklık sorunları resmen patlama yapmış durumda. detay için, (bkz: bağışıklık sistemini güçlendirmenin yolları/#67230833)

    alttaki açıklayıcı dört değerli makaleyi lütfen okuyunuz ve ulaştıklarınıza okutturunuz.

    candidayı nasıl yenebiliriz?

    sinsi salgın hastalık candida

    bu konulardaki araştırmalarda öncü olan isim rahmetli prof. dr. ahmet aydın'ın konuyla ilgili şu iki makalesi de gayet aydınlatıcı.

    alerjik hastalıklar, bağışıklık, bağırsak sağlığı ve beslenme

    bağırsak florası, sorunları ve çözümleri

    şu 2 çalışmayı da tavsiye ediyorum.

    sızıntılı bağırsak sendromu beslenmesi ve tedavi planı

    dr. jill carnahan anlatıyor: “geçirgen bağırsak” sendromu

    edit : gazi üniversitesi kimya bölümü öğretim üyesi prof. dr. ibrahim uslu'da sabah aç karnına çiğnenecek bir adet defne tohumunun da bağırsak florasını düzene koymada ve candida gibi zararlı bakterileri tedavi etmede oldukça etkili olduğunu söylüyor. candida mantar türlerine karşı etkili olan aktiviteler üzerine yapılan bir üniversite araştırmasında, defnenin bu türlere karşı daha yüksek bir anti-fungal etki gösterdiği belirtilmiş. kaynak , defne bağırsak mantarlarını yok ediyor sırf bu yüzden taze defne tohumlarını satmak için bir de site kurulmuş. https://www.fitoderman.com/ ibrahim hoca bir de az bir miktar hindistan cevizi yağı veya sızma zeytinyağını ile 10 dakika ağızda tutmak, dolandırmak sonra da tükürmenin ağız ve boğaz yollarında bulunan zararlı candida mantarlarını yok ettiğini belirtiyor. candida albicans mantarı için doğal çözüm tedavi, (bkz: defne tohumu/#95745895)

    edit 2: bağırsak duvarını örmede etkili olduğu söylenen kolajjen konusuyla ilgili yazdıkları ve önerileri ile ilgili suser ultracool a da ayrıca teşekkürler. kemik suyu içemeyen veya bulamayanlar için doğala en uygun takviyeleri yazmış ve önermiş (bkz: #87018767) uygun bir tanesini de aldık ve glutamin ile deniyoruz. sonucu editlerim.
  • yeni bilgilerle bi entry daha girmek istiyorum. uzun ama okudugum bi ton seyin ozutulmus ozet hali olucak okuyun bence.
    deri hastaliklarindan, alerjilerden, kansere kadar !!! bir ton rahatsizligin kaynagi seker ve candida deniyo. candida dogal bakteri floranizin dengesini ve dolayisiyla bagisiklik sistemini bozunca vucudunuz her turlu hastaliga acik oluyo. deri bunlarin basinda. biraz da sinyal gibi vucudunuz size ben iyi degilim diye mesaj gondermeye calisiyor adeta. bir de, bence cok onemli not : blefarit ile de ilgisi var, birkac kaynakta okudum. candida diyeti yaptiktan sonra gozleri de iyilesmis insanlarin.

    bu isi doktorlar pek ciddiye almiyo cunku tezgah kurulmamis. hem ne guzel enayi gibi cesit cesit hastaliktan habire gidip ufak ufak krem hap bilmemne satin aliyoruz, ilac firmalari da musmutludur. alternatif tipa muhtaciz biraz. diyetisyen doktor olmadan da yapilabilir gozukuyo ama. internette tonlarca bilgi var. ucuza 2. el falan kitap da alinabilir. diyetisyenin yaptigi size 'armut yiyince gaz yapti mi?' gibi sorular sormak. kendi kendinize de yapabilirsiniz. diyetisyen istemememin asil sebebi hayvan gibi pahali olmasi.

    probiyotik haplar, diger saglikli vitamin zart zurt ve yiyecekler diyet yapmadan bir ise yaramiyor. mideniz, bagirsaginiz, agziniz burnunuz mantarla kapliyken probiyotiklerin barinacak yeri ve uygun ortami olmuyo. once bir arinmaniz, sonra yer acildikca probiyotik vb almaniz gerek. probiyotik vb haplar satanlar farkederseniz hic sormuyor diyet yapip yapmadiginizi. sizden para kazanicak insanlara cok guvenmeyin. :(

    vucudu kotu bakterilerden arindirmak icin once yaklasik 1 ay hic ama hic seker, un, alkol, fermente gida almiyoruz. candidayi acliktan olduruyoruz. ilk ay sadece et, yumurta, sebze, yogurt. kendiniz acliktan olmemek icin resmen. sogan, sarimsak abaniyoruz. bir suru antifungal diyebilecegimiz dogal yiyecek var, internetten bunlara bakin. durumunuza bakiyorsunuz bu arada. gunluk tutmak iyi olabilir, semptomlarin gidisati icin falan. butun semptomlariniz yatisinca yavas yavas saglikli bir takim yiyecekleri yine yemeye basliyorsunuz. atiyorum birkac gun azar azar sut icmeye baslayin. (sut ve sut urunleri insanoglu icin dogal olmayan seyler. pek cok insana gaz maz yapar hazmetmesi zordur. candida egiliminiz varsa hele, ilk diyetten sonra, badem, hindistancevizi sutu gibi gudik sutler icebileceksiniz artik. sute elveda. kasar peynir falan da aynen. sadece beyaz peynir yiyebilirmisiz) yavas yavas ilerler ve gunluk tutarsaniz ya da dikkat ederseniz, bu asamada hangi yiyeceklere alerjiniz / intoleransiniz oldugunu ogreniceksiniz. bu cok onemli. herkesin bunyesi farkli. alerjiniz olan o yiyecekleri yemek, bagisiklik sisteminizi zorluyo. bunlari boylece tespit edip bir daha agziniza surmeyeceksiniz.

    bu arada stres daha once dedigim gibi cok onemli. napip edip stresi yeniceksiniz. kotu insanlarla iletisiminizi kesin. duzenli yuruyus falan yapin. ucuz ornekler veriyorum. youtubedan yoga vs herbiseyi yapabilirsiniz evinizden. paraniz varsa spor biseyine yazilin.

    bu asamada probiyotik hap, sindirime yararli enzim, keten tohumu yagi ivir zivir veya kefir gibi saglikli eklemeler yapabilirsiniz. ne kadar yararli olduklari tartisilir bence. bence dogal olarak o yiyecekleri, antifungal, bagisiklik sistemi toparlayici baharatlari tuketmek yetmeli..

    etiketini okuyacak cok sey, yemeyi birakmamiz gereken bi ton leziz kek pasta borek corek var.. onlarin yerine gececek (baya da lezzetli yedek yiyecekler var, hindistan cevizi urunleri mesela) organik zimbirti pahali yiyecekler, probiyotikler, vitaminler.. organik, ithal seyler satan magazalara gidip gelmek gerekecek biraz. hindistan cevizi mesela heryerde bulunmuyor. ama napalim her turlu zaten o parayi enayi gibi sedefe, mantar enfeksiyonuna, kasimiza gozumuze harciyoruz farkinda olmadan. belki daha bile fazla. ve inaniyorum ki bir iki sene (maksimum) dikkat edersek, bagisiklik sistemi ve vucuttaki bakteri dengesi bir yerine oturdu mu, sonra o kadar pimpiriklenmeye gerek olmayacak. oturup bir tepsi borek yerseniz yine gocebilir belki, ama iki lokma tatli yediniz diye en basa donmek gerekmeyecegine inaniyorum..

    candida die-off diye birsey de varmis.. diyete basladiktan sonra bir noktada vucudunuz cokuntuye ugrayabilir. yorgunluk, grip gibi bir hal. bu geberen candida boceklerinin son cigliklari, yok olurken ortaya cikan toksin. candida overgrowth'unuzun siddetine bagli, farketmeyedebilirsiniz. diyeti asama asama yaparsaniz, uzun surede, dan diye iki haftada degil, daha hafif oluyormus bu die-off etkileri. *

    dikkat edicek cok fazla yiyecek var. en onemlisi yag ve et bence. serbest yetistirilen (free range) tavuk, yumurta vs yemeniz gerek. ne yazik ki cok pahali, ama ne mutlu ki hayvanlarin ufacik kafeslerde eziyet cektigi endustriyi beslememis olacaksiniz. bunun sebebi kotu tarimcilarin bitkilere de hayvanlara da ilac, antibiyotik vs vermesi. antibiyotik vucudunuzdaki yararli yararsiz tum bakteriyi olduruyor. iki gidim yetistirmeyi basardiginiz iyi bakterileri de katlediyor, eskisinden beter ediyor ve candidanin baslama sebebi de pek cok kaynakta gordugum kadariyla antibiyotik alimi. bir dusunun ilk ne zaman basladi sizde bu cilt problemleri vs? (bana da anlatin merak ediyorum. hive mind gibi data olusturalim, bilgilerimizi paylasalim, herkes ayni seyleri sifirdan denemek yanilmak zorunda kalmasin) ayni sekilde yaglarin da cogu bize zararli, sadece ekstra saf zeytin yagi ve yine hindistan cevizi yagi, sutu vs kullanmaliyiz yemeklerde. disarda arkadaslarla bulusunca ne zikkimlanicaz henuz o konuya gelmedim. :) salata sebze de yesek ucuz ilaclanmis zeytinlerden yapilmis zeytinyagi kullanacaktir restoran. ayni sekilde olabildigince organik, dogal sebze meyve ivir zivir yiyecegiz. sekerli seylerden uzak durucaz, meyveler de buna dahil. fakat ilk etaptan sonra cok da bir zarari olmayan bazi meyve ve yiyeceklere yeniden baslayabiliriz. bunlar hakkinda her kanal farkli birsey soyluyo ama benim en guvendigim kaynak (eric bakker diye bir doktor, candida crusher diye bir youtube kanali var ve binlerce videosu. ingilizce biliyorsaniz siddetle tavsiye ederim. su anda da cogunlukla o adamin dediklerinin ozetini paylasiyorum) yesil elma, yaban mersini, yulaf gibi baskalarinin asla yemeyin dedigi seylerin zararli olmadigini soyluyor. dikkat ederseniz genelde sekersiz, eksi yiyecekler.. yine de hic yoktan iyidir. bilgisayarim su an cokmek uzere. ilgilenen olursa sonra yine yazacagim bu konuda. herkese sifalar dilerim.
  • bağırsakların sağlığı ile ilgili birkaç kitap okudum ve onlarca forum sayfası (curezone.org) dolaştım nihayetinde geçtiğimiz yıl iki aylık bir süreçte öğrendiklerimi uygulamak suretiyle bir yeme protokolü uyguladim.

    öncelikle sıfır şeker, sıfır glüten aldım. sabah uyanınca ilk işim elma sirkeli su içmek oldu daha sonra şeker ihtiva etmeyen bir kahvaltı tabağı hazirliyordum ya da bazen sadece kefirin içine chia tohumu atarak içiyordum sonraki öğünler nispeten daha kolay sebze, protein, yağ dengesini kurup bir nevi ketojenik diyet yapar gibi beslendim. bu arada kefirim ev yapimiydi.

    günlük iki tablet probiyotik alıyordum doğru probiyotigi seçme rehberleri var oradan içinde kaç milyar bakteri olduğuna göre bir seçim yapabilirsiniz bir de ara ara markayı değiştirmekte fayda var. probiyotiklerle ilgili en temel bilgi midede cozulenleri daha iyi yoğurda karıştırip yediklerinizin yarısi tabakta kalıyor yarısi da ağıza yapışıyor mide ve bagirsaga ulaşana kadar o sayı kimbilir kaça düşüyor. oil pulling de yapıyordum onunla ilgili nette tonla bilgi mevcut ona da bakın (elma sirkesinden önce uyanır uyanmaz yapılır.)

    bunların üstüne ev yapımı kekik suyunu (yağı değil dikkat suyu- yağını içince buradan bulgar sınırına kadar kosarsiniz acidan) bir shot içiyordum. candida arkadaşımız kekikten de pek hoşlanmıyor zira.

    dilerseniz diyetinize bol bol sarımsak ekleyin. asıl mesele candidayi bir sağdan bir soldan yıkmaya çalışmak yani sadece kefir içiyorum işe yarar mı değil hem kefir hem probiyotik hem kekik suyu ne varsa diyete eklenmeli. tabii ki miktarlara dikkat aniden ve hızlıca yüksek miktarda candida mantarı öldüğünde candida flu denilen semptomlari gribin aynısı bir hastalık meydana geliyor bu sırada antibiyotik kullanmayı asla dusunmemelisiniz çünkü antibiyotik vücuda yuklediginiz dost bakterileri öldürüp candidayi sevindirecektir.

    candidadan üç gün beş günlük dikkat etme süreciyle de kurtulmak mümkün değil en az bir iki ay devam etmek gerekir iki ayın sonunda bir gün dışkınızda sümüksü yapida garip şeyler görebilirsiniz basınız sağolsun onlar ölmüş candida kolonileri ben görmedim fakat internette bol bol fotoğrafları mevcut bu işe gönül veren insanlar var forumlarda :) mesela oralardan öğrendiğim bir bilgi ağız içindeki bakteriler için adacayini demlenip onun suyuna çay ağacı yağı karıştırıp fırçalama sonrası ağız suyu olarak kullanıyorlardı. ben de denedim bunu o sürede ve cidden faydasını gördüm.

    şu an unuttuğum o dönem yaptığım başka şeyler de olabilir aklıma geldikçe eklerim.

    son olarak bu sürecin bana geri dönüşü şöyle oldu dinçlik kazandım, brain fog denilen kafa sisi olayından kurtuldum, allerjim çok azaldi, çok enteresan kulak akıntısı bile olmuyordu. ağrısız sancısız sapasağlam bir insan olmanın tadını yasadim, duygu durumum düzgündü, tatlı krizi yaşamadım hiç, uykumu alınca çat diye uyaniyordum. en büyük etki de kronik kansızligim geçti. çocukluğumdan beri iki üç ayda bir kan ilacı kullanmama rağmen yine de duzelmeyen kan degerlerim vardı bu süreçte o ilacı bile almamış olmama rağmen (çünkü demir ilaçlarını da seviyormuş candisko) degerlerim yükseldi, bağırsaklardan her hangi bir sızıntı varsa kansız kalmama sebep olan bu sırada tamir olsun diye beslenme protokolümde hindistan cevizi yağı (bu yağı çaya kahveye ya da direkt sıcak suya koyup içtim) ve bir bardak kemik suyu da vardı.
  • bu yavşağın baş düşmanlarını sıralayalım:

    elma sirkesi,
    defne tohumu,
    cadı fındığı (hamamelis),
    propolis,
    spirulina,
    chlorella

    şu 6'lıdan herhangi birkaçını düzenli olarak kullanırsanız, candida yavşağını dizginleme ve yok etmede ciddi bir aşamaya gelirsiniz.
  • bağırsak florasında bulunan ancak günümüz fabrikasyon besinleri yüzünden oranı aniden artan ve bir sürü otoimmun rahatsızlığa yol açan canlı.

    4 gündür çok sıkı spordayım + karbonhidratı minimum bir diyetteyim + 0 tuz ve şeker

    - diyetin 3. günü belam sikildi affedersiniz :) sürekli devam eden saçmasapan bir baş ağrısı, soğuk algınlığı belirtileri, üşüme, bugün tüm belirtiler kesildi çok şükür.
    - ne yersem yiyeyim, 15 dakika sonra ishal.
    - kefir aldım içtim bugün, inanılmaz iyi geldi.

    savaş açarsanız ilk günleri çok zor geçiyor ama dayanın bence.
  • benim bildiğim kadarıyla mantardı bu, dün migrosta gezerken üzerinde kocaman harflerle candida yazan diş macununu görene kadar. "candida diye diş macunu mu olur lan" diye elime aldım, belki hiv pozitifler, immunsupresifler ya da uzun süre antibiyotik kullanan insanlarda gelişebilen oral candidiasis içindir diye, lakin üzerinde "candidiasis tedavisine yardımcıdır" gibi bir ibare göremedim, bildiğimiz "bakterilere karşı etkili", "çürükler için önlem" gibi şeyler yazıyordu. bu sebeple bu diş macununa neden candida ismini vermişler anlamış değilim.
  • latince "beyaz" anlamına geldiğinden hem beyaz mantar, hem beyaz diş macunu, hem de kadın adı olabilen sözcüktür.

    ayrıca bundan evrilen "candide/candid" sözcüğü dürüst, açık, yalansız anlamına da gelir.
  • uzun suredir devam eden cilt rahatsızlıklarımın sebebi olduğunu düşündüğüm şey. aradığımı buldum sanırım. senin ananı sikecem candida.
  • bir zamanlar business channel'ın gösterdiği, maalesef hiç kimsenin bilmediği, hayatımda izlediğim en komik film. 2006, ispanyol yapımı. linki buyrun, ama afişi bile yok;
    http://www.imdb.com/title/tt0495219/

    konusunu kısaca yazalım...
    cándida teyze, madrid'de zengin bir adamın evinde hizmetçidir. birbirinden hayırsız, ipsiz sapsız çocukları vardır. ancak cándida, her şeye rağmen hayata pozitif bakmaktadır...

    film, gerçek hayattan yola çıkılarak çekilmiş. cándida villar da kendini oynuyor. acayip sevimli bi kadın, çok da sıcak oynamış. cándida'nın adı hayriye teyze desen inanırım, o derece bize benziyor.
    bütün oyuncular son derece doğal, filmin her sahnesinde komik bir ayrıntı var. sonlara doğru hüzünle karışık güldürebilir, benden söylemesi.