şükela:  tümü | bugün
  • hayatım boyunca eğitim almadığım hiçbir dönem olmadı. kimisi örgün eğitim kurumlarından, kimisi derneklerden, kimisi kurslardan ama sürekli eğitimle ve doğal olarak da eğitmenlerle geçti hayatım. bu tecrübenin bana öğrettiği bir şey var. kötü insan iyi eğitmen olmaz. çünkü kötü insanın hırsları vardır, önceliği karşısındakinin bir şeyler öğrenmesi değil, kendisinin "öğretiyor" olmasıdır, onun yücelmesidir.

    yaklaşık kırk kişi ile birlikte ben de geçenlerde eğitim aldım caner atagün'den. soruları tek tek cevaplandırdı. biraz gereksiz uzamış bir hususta, insanların zamanını çalmamak adına sorusunu geri çeken arkadaşa "hayır lütfen sizi dinlemek ve anlamak" istiyorum diye cevap verdi.

    motosiklet meselesine başladığımdan beri de alınabilecek tüm eğitimleri almaya çalışıyorum. mavi kitap sol yanımda, o kurs senin bu eğitim benim geziyorum. teorik ve pratik aldığım eğitimlerde genelde ""hocaların"" hep bir yardımcıları vardır. ya da eğitimi iki kişi veriyorsa hep bir çayda dem, eğitmenlikte kıdem durumu vardır aralarında. ve benim için, yukarıda yazdığım düstur kapsamında o eğitmenin yanındaki yardımcısına ya da kendisinden kıdemsiz olan eğitmene nasıl davrandığı çok önemlidir. çünkü kişisel temas kurmadan bir insanın iyi/kötü çizgisinde nerede olduğunu anlamamıza yardımcı olan önemli bir göstergedir. dünyanın en kibar, en beyefendi yardımcısına sahip olduğu halde, 30 küsür yaşındaki adamı kendi arkadaşlarının da olduğu bir eğitim grubunda, itin götüne sokacak şekilde azarlayan "hocalar" gördü bu gözler.

    tüm bunlara bakınca, bir aksilik olmazsa bundan sonraki pratik eğitimlerimi caner atagün'den almaya karar verdim. bursa dediğin şurdan iki gaz açımı mesafe...
  • benim için ileri sürüş eğitmeninden çok daha fazlasıdır caner atagün. kendisinden eğitim almış kime sorarsanız sorun, onlar için de durum aynıdır (sordum ki biliyorum). kitap aynı kitap, sistem aynı sistem ama bunları size aktaran kişi asıl farkı yaratıyor. (hemen "anlattıkların, karşındakinin anladığı kadardır" diye bik biklemeyin...yemezler)

    şimdi gelelim 7 yıllık sözlük sessizliğime son veren bu yazının asıl nedenine.

    teşekkürler caner.

    motorumu sürerken kulağıma gelen sesin için teşekkürler.
    her gün, yollardaki nice katilden beni koruyan bilgi ve davranışları bana aktardığın için teşekkürler.
    her telefonuma cevap verip yüzlerce soru karşısında sıkılmadan üşenmeden saatlerce bana ayırdığın vakit için teşekkürler.
    motosikletimde yaşadığım mekanik/elektronik problemlerin çözümü için evime kadar gelip elini kirletmekten çekinmediğin için teşekkürler.
    eğitim işini bu kadar keyif alarak ve vererek yaptığın için teşekkürler.
    "yeter artık motosikletten konuşmayalım" demediğin için teşekkürler.
    eğitimlerdeki anlayışlı tavrın ve güler yüzün için teşekkürler.
    en önemlisi de akşam olunca motorumdan inip kızıma ve eşime sarılabildiğim için teşekkürler.
  • öncelikle şunları bırakarak başlayalım.

    (bkz: caridercoach)
    [http://www.caneratagun.com/ http://www.caneratagun.com/]

    dün akşam ekşisözlük'ün 2 tekerli suserlerinin toplandığı ekşiteker için yaklaşık 40 kişilik katılımcıya, motosiklet teorisi eğitimi vermek için bursa'dan kalkıp gelmiş ve dolu dolu yaklaşık 4 saat geçirmemize yardımcı olmuştur.

    kendisinin iam* ünvanı da bulunmaktadır. bursa'da ikamet eden ama eğitimlerini şehir bağımsız olarak verebilen ender eğitmenlerdendir. biz 6-7 kişi grubumuzu toparladık eğitime hazırız fakat bursa'da değiliz veya hepimiz aynı anda gelemeyiz diyorsanız sizin bulunduğunuz şehire ekibi ve bütün ekipmanlarıyla birlikte gelip istediğiniz bütün eğitimleri size sunmaktadır. (bkz: denendi çalışıyor) eğitim verme biçimi gayet etkilidir, karşısındaki kişi kafası çalışmayan aptal birisi bile olsa eğitimin sonunda motosiklet kullanmayı ve temel bilgileri öğrenmiş olarak ayrılacaktır.

    ücretsiz olarak skype üzerinden online teori eğitimleri de vermektedir. eğitimler boyunca motosikletçilerin adeta kutsal kitabı olan mavi motosiklet yol sanatı`:http://i.imgur.com/ygi1pmb.gif` kitabını müfredat olarak kullanmaktadır. online verdiği bu eğitimlerin ücretsiz olması bulunmaz bir nimet. neticede en fazla 6 kişi kabul ediliyor ve kamera ve mikrofon yardımıyla herkes interaktif olarak aynı anda katılım gerçekleştirdiğinden istediğiniz anda kafanızda bir soru varsa durdurup sorabiliyorsunuz. facebook sayfası veya web sitesi üzerinden ilerideki eğitimlerin tarihleri bulunabiliyor.

    kapalı alan için verdiği eğitimler sürüşünüzde gözle görülebilir değişiklikler meydana getirir. özellikle kendi motosikletinizle katıldığınız için tam anlamıyla sizin ve motosikletinizin limitlerini öğrenmenizde size yardımcı olur. ben kendi motosikletimin bu kadar kıvrak ve virajlarda bu kadar fazla yatabileceğini hiç bilmezdim. honda güvenli sürüş eğitimi veya gis akademi eğitimlerinde kurs yerindeki motosikletleri kullandığınız için size bu kadar çok verim katan eğitim alınamıyormuş bunu bana gösterdi. neticede dışarıda siz ve kendi motosikletinizle baş başa kalacaksınız.

    kendisine özellikle bir teşekkür daha yapmam gerekiyor. eğer ondan aldığım eğitim öncesinde motosiklet pantolonu ve motosiklet botunu "bunlar hazır olmadan eğitime katılamazsın" diye zorunlu tutmasaydı muhtemelen tembellik edip daha çok erteleyecektim. tüm bu ekipmanlarımı tamamladığım için geçenlerde yaptığım kazada ayağım yaklaşık 210kg'lık motosikletin altında kalıp sürüklendiğimde bu bot ve pantolon olmasaydı muhtemelen kaval kemiğim kırılıp sakat kalabilirdim ve motosiklet hayatım bitebilirdi fakat kazada ufak tefek ağrılar dışında ayağımda ve belimde hiç bir problem oluşmadı.
  • nam-ı diğer caridercoach

    türkiye'nin en iyi motosiklet ileri sürüş eğitmenidir. uluslararası sertifikasyona sahip ve bu standarlara uygun olarak başlangıç düzey, kapalı alan ve uzun yol (bkz: zen ve motosiklet bakım sanatı) eğitimleri vermektedir.

    http://www.caneratagun.com/about.html
  • 15 mart 2015 tarihi benim için öncelikle çok keyifli bir gündü. bunun ilk sebebi tüm gün motosiklet üzerinde olacağım içindi. ikincisi beraber yol yapmaktan keyif aldığım bir arkadaşımla istanbul'dan bursa'ya gidiyor olmamdı. üçüncü sebebi, online eğitim aldığım iki güzel insan caner atagün ve zeynep kamacı ile tanışacak olmanın verdiği heyecan ve sonuncusu da bu insanlardan kapalı alan eğitimi alacak olmamdı.

    aslında en başından, yani yola çıkacağım sabahın gecesinde, heyecandan uykumun tutmamasından başlayarak, sabahın 4 buçuğunda ekipmanlarımı giyerken kendimi bir film karakteri gibi hissetmem, motosikletin başına gittiğimde henüz havanın karanlık olmasının verdiği keyif, asıl yolculuğa başlamadan önce 30-40 km gibi düşük hızlarda ilerleyerek boş bir şehirde dolaşmanın verdiği haz, bir akaryakıt istasyonuna girerek lastik basınçlarını kontrol etmek ve çalışanlarla yapılan kısa sohbet ve sonrasında çevre yoluna çıkılarak hızı artırmak ve intercom'dan müzik dinlemek gibi günü mükemmel kılan ayrıntılara girmek isterdim ama bu başlık bunun yeri olmadığı için bu kısımları pas geçiyorum.

    havanın yağmurlu olma ihtimalinin yüksek olduğunu bilerek çıktık bu eğitim yolculuğuna. hatta bi ara ben acaba ertelemeyi düşünsek mi diye kafamdan geçirmedim de değil. ama her hava koşulunda motosiklet kullanan biri olarak bu fikri hemen kafamdan sildim.

    keyifli yolculuğumuz sonunda eğitim alanına vardığımızda, kocaman bir parkur, içimizi ısıtan çay-kahve, fırından yeni çıkmış poğaçalar ve sevgili zeynep ile sevgili caner'in sıcak karşılaması bizi bekliyordu. ayrıca eğitim ekibindeki emre ve tarık da, bizlerin en iyi şekilde eğitim almamızı sağlayacak desteklerini gün boyu esirgemediler.

    eğitim alacak 6 kişi olarak bir araya geldikten sonra caner hoca'nın bizlere eğer dilersek yağmurlu hava nedeniyle eğitimi istediğimiz ileri bir tarihe erteleyebileceğimizi söylemesi, kendi adıma bir kez daha eğitim almak için ne kadar doğru insanları tercih ettiğimi anlamamı sağladı.

    içimizi ısıtıp kahvaltımızı tamamladıktan sonra -bu arada biz bunları yaparken, caner hoca çaktırmadan sohbet kıvamında bilgi yüklemeye balamıştı- ısınma faslına geçtik. zeynep hoca (ikisi de kendilerine hoca denmesine kızıyor, bu yüzden bundan sonra sadece isimleri ile hitap edeceğim)'nın önderliğinde kültür fizik hareketlerini yaptık. burada dikkatimi çeken bir detay caner'in biz ısınırken başka bir şeyle meşgul olmayıp tüm hareketleri bizlerle yapması oldu... bir de bu hareketleri yaparken içinizden "pfff çok mu lazım şimdi kültür fizik; motora bincez alt tarafı ne gerek var ki?!" diye düşünebilirsiniz. bi 10 dk sonra motor üzerinde giderken sizden yapmanızı isteyecekleri hareketleri yaparken, sizi ısındırdığı için hepiniz zeynep'e dua edeceksiniz.

    motorlarımıza bindik ve parkurda turlar atmaya başladık. her iki turda bir değişen hareketlerle motosiklet üzerinde denge ve hakimiyet becerilerimizi sınadık, geliştirdik.

    daha sonrasında motosiklet kullanırken çoğu kez hayatımızı kurtaran fren çalışmalarına başladık. arka fren nasıl kullanılır, ön fren nasıl kullanılır ve bu iki frenin kombinasyonu anlatıldı ve her biri tek tek çalışıldı. arka tekerleğin panik fren çalışmasında kilitlemekten korkmamamız gerektiğini deneyimleyerek gördük. tabii burda çok önemli trick'ler var. bunlardan biri panik fren yaparken de "bakış"ın önemi ve nasıl olması gerektiği. bir diğer husus ise ön freni sıkarken iki parmak mı yoksa dört parmak mı sorunsalı. eğer kafanız bu konuda karışık ise ve bu konunun bir doğrusu olup olmadığını merak ediyorsanız, caner hoca'nın bu konuya çok net bir yanıtı var ve bu cevabı da size 4-5 nedene bağlayarak ispat ediyor. yani laf ola beri gele "bizde böyle" demiyor. bu yanıttan sonra bir daha sonsuza dek ön fren meselesi üzerine düşünmeyeceğinizi size garanti edebilirim.

    verilen eğitimin en güzel taraflarından birisi de, bizim ülkece eğitim sistemimizdeki en büyük sorunumuz olan "ezberci eğitim" konusuna caner ve zeynep'in getirdikleri çözümdür. kendilerini, öğrencilerine son derece hatalı, kusurlu ve tehlikeli durumlara sokabilecek ezberci anlayışla değil de; sürekli düşünmelerini, sorgulamalarını ve anlık değişen koşullara göre planlama yaparak sürüş becerisi kazandırmaya çalıştıkları için tebrik ederim.

    en basitinden bir slalom yaparken bile, birkaç tur sonra, tam da siz o parkura alıştığınız anda, kukaların aralarındaki mesafelerle oynayarak, yerlerini değiştirerek yahut da parkuru tersten almanızı söyleyerek, sizlerin sürekli dikkat kesilmenizi, yolunuza odaklanmanızı ve reflekslerinizi geliştirmenizi sağlıyorlar. bunu viraj çalıştırırken de yapıyorlar. bunu engelden kaçınma çalışmasında da yapıyorlar. özellikle engelden kaçınma çalışmasında, siz belirli bir hızda ilerlerken karşınıza aniden çıktığını var saydığınız bir engele belirli bir mesafede yaklaştığınızda, kendi isteiğinize göre sağından ya da solundan kontra vererek kaçınmanız ve devamla, tekrar ileride konulmuş iki kukanın arasından geçerek yeniden yola girmiş olmanız gerekiyor. sizi yola soktuğu var sayılan kukaların arasından geçtikten sonra da doğru şekilde panik fren yaparak durmanız gerekiyor. siz birkaç çalışmadan sonra duruma alışıp ilk seferlerine nazaran manevraları daha kolay yapmaya başladığınız anda, hoca işi bir level ileriye götürerek, engelle karşılaşıp kontra yapacağınız anda, kendisi hangi elini kaldırırsa sizin o yöne doğru kontra vermenizi istiyor. işte bu noktada refleksleriniz çok önem kazanıyor. çünkü hoca kontra yapacağınız yönü gösterdikten sonra 1-2 sn geç olarak kontra vermeniz halinde, ileride duran engele (engel dediğim elbette yan yana dizili 6-7 tane üzerinden rahatlıkla geçebileceğiniz minicik plastikler. gerçek bir engel yok yani merak etmeyin) çarpışmamanız mümkün değil... her seferinde hocanın hangi elini kaldıracağını kestiremediğiniz için sürekli uyanık olmanız gerekmesine rağmen hoca bununla da yetinmiyor ve eğitimin zorluğunu bir level daha ileriye taşıyor. bu sefer, hangi elini kaldırırsa, kaldırdığı elin tersi yönüne kontra vermenizi istiyor. bu sizi zorlayan çalışmalar yarın öbür gün trafikte ani bir durumla karşılaştığınızda, sizi bir ninja refleksiyle hareket ettirerek, tehlikeleri bertaraf etmenizi sağlayacaktır.

    bu arada belirtmeden geçemeyeceğim bir şey daha var. eğitim esnasında caner hoca tek tek öğrencilerle ilgilenirken zeynep hoca da diğer öğrencileri boş bırakmayıp, onlarla ilgileniyor. aman ha sakın ola ki zeynep hoca'yı kadın diye hafife almaya kalkmayın, zira eğitim gününde limitlerimin en zorlandığı anlar, onunla çalıştığım bir zaman diliminde oldu. düşük hızda o dar alanda ayağımı yere koymadan dönemeyeceğim ön yargısını, beni sürekli zorlayarak, yönlendirerek, her an ne yapmam gerektiğini an an söyleyerek; " kaldır başını! bana bak! bakışını düşürme! fren yap! gazını arttır! evet, bana bakmayı sürdür! benden kopma! bana bakmaya devam et! bana bak! bana baakkk!!! çok güzel! işte böyle! bak nasıl dönüyorsun! harika! evvet!" diye diye, bağıra çağıra yıkmayı başardı. ve ben bu zorlu ve yorucu sürecin sonunda o dar alanda dönmeye baaşladım. bu yüzden kendisine de teşekkürü bir borç bilirim efendim.

    anlatacak daha çok şey var ama buraya kadar anlattıklarım verilen eğitim hakkında bir fikir oluşturmanıza kafi gelecektir diye düşünüyorum. bi de zaten her şeyi anlatıp da, orada tümüyle nelerle karşılaşacağınızı bilmenizi sağlayarak işin heyecanını öldürmek istemem açıkçası. gidin orada yaşayın! keyfi, heyecanı, limitlerinizin zorlanmasını, yeni şeyler öğrenmenin heyecanını ve en önemlisi sürüşünüzü ve motor hakimiyetinizi geliştirecek olan eğitimi!..

    ben de şimdiden iki günlük yol eğitimi için plan program hazırlıklarına başlıyorum... eğitimi aldıktan sonra yol eğitimi ile ilgili izlenimlerimi de paylaşacağım efenim...
  • kendisinden eğitim alanlardan biri de benim.

    adam işini gerçekten biliyor. bilmekle öğretmek farklı şeyler gerçekten, bunu çok daha iyi anladım. karşısındaki kişiye "şu şöyledir, bu da böyledir, bundan şaşmayın" tadında değil de, "bu böyledir ama neden böyledir" sorusunu sordurarak, ikna ederek anlatıyor. ikna olmadıysan seni ikna etmek için elinden geleni yapıyor ve sen ikna olmadan bırakmıyor. ikna etmemesi de olası değil çünkü anlattıkları uzun yıllar sonucu geliştirilmiş bir ingiliz sistemi sonuçta. üzerine iyi düşünülmüş bir sistem bu. açığı yok gibi bişey.

    kendisinden aldığımız 2 günlük paket eğitim sonucunda motosiklet sürüşümde ciddi değişim oldu. umduğumdan fazlası oldu. ilk günkü kapalı eğitim başta yetersiz gibi gelirken, sonrasında yaptığımız 1 günlük yol sürüşünde o yetersiz sandığımız teknikleri uygulayınca anladık neyin ne olduğunu.

    verdiği eğitimi de en güzel kendisi izah etti aslında. hani bazen tv'de falan görürüz ya, bi programda bi ressam vardır, tuvale garip garip çizgiler atar, boyalar sürer. başta ne olduğunu anlayamayız ama sonra ortaya enfes bi resim çıkar. işte bu eğitim de o hesap. sana verdiklerinin, gösterdiklerinin ne işe yaradığını önce anlamasan da sonra resmi gördükçe bayılıyorsun.

    kendisine tek eleştirim ise eğitime katılımcı sayısını bir miktar daha az tutması şeklinde olabilir. yani 8 kişi ile alınan eğitimde de eksik bişey öğretilmedi ama aynı eğitim 6-7 kişi ile bir miktar daha efektif olabilirdi. en azından kış saati sebebiyle havanın erken kararması tolere edilebilirdi.

    özetle 3-5 kilometre alacaklıyım kendisinden yani. o da yeniden görüşmeye bahanem olsun. tez vakitte beraber sürebiliriz tekrar inşallah. :)
  • bak arkadaş, ben uzun yıllardır genellikle bütün bahar - yaz ayları boyunca motosiklet sürüyorum. eğitimim ise sürücü kursunun verdiği yüzeysel eğitimden ibaret. çok şükür bugüne kadar ciddi bir kazaya karışmadım. elbet bunda on yıldan fazla süredir araba ile trafiğin içinde olmamın da faydası var.

    geçtiğimiz hafta ekşiteker atminlerinden hevipeyra'nın organize ettiği bir eğitime katıldık. dedim ya çok yıldır motosiklet sürüyorum ben diye... ha işte, caner'den eğitim alana kadar ne büyük gaflet ve delalet içerisindeymişim meğer ben. ne kadar çok eksiklerim varmış da, haberim bile yokmuş meğer. motosikletle bir yerlere gidebiliyorken, motosikleti anlamamışım ki meğer. ondanmış düşük hızlarda u dönüşü yaparken zorlanmam. ondanmış viraj alırken ön lastiğin tutuşunun iyi olmaması.

    online teori eğitimi, kapalı alan ve yol eğitimi de toplanınca iki buçuk gün geçirdik kendisi ile. bu adam var ya, o kısacık iki küçük günde motosiklet kullanmamı tamamiyle değiştirdi. buna virajda durduğum noktadan tut da, nasıl frenlediğime kadar pek çok şey dahil.

    ekşiteker'den sekiz arkadaş aldık eğitimi, değil caner hakkında tek bir kötü söz, bu sekiz kişinin bir tanesinden bile övgüden daha az laf işitemezsiniz. işini o derece sevdiğini, size değer verdiğini, eve tek parça gitmenizi istediğini verdiği eğitimde beş dakika geçirince anlıyorsunuz.

    caner'den aldığım ders, hayatımda verdiğim paranın hakkını fazlasıyla aldığım nadir deneyimlerden biridir. çünkü bugün biliyorum ki, bir hafta önceye oranla motosikletimin kontağını evimde sağsalim kapama ihtimalim artık çok çok çok daha fazla.
  • muhtemelen farkında değil ama üç beş kere hayatımı kurtarmış bir adam. iyi öğreten iyi adam.
  • size motosiklet ve sürüş ile ilgili bambaşka bir bakış açısı kazandıran, bu işi aslında ne kadar bilmediğinizi gösteren ve bugüne kadar nasıl uygulanacağı hakkında hiç bir fikrinizin olmadığı gerekli gereksiz pek çok bilgiye sahip olduğunuzu size hatırlatan egosuz eğitmen.

    kendisinden kapalı alan ve yol olarak iki günlük paket eğitimi aldım. ilk gün kapalı alan eğitiminde çalışılan tüm teknikler bir gün sonraki yol eğitimi için bir temel oluşturuyor ve yolda uygulanıyor. o sebeple eğitim alacakların kesinlikle bu iki eğitimi paket olarak almalarını tavsiye ediyorum. eğitimler kendi motorunuzla yapıldığından kendi motorunuzun ve limitlerinizin farkına varıyorsunuz. motosiklet işinin öğrenme aşamasının neresinde olduğunuzu bizzat görüp, kendi seviyenizi kimse söylemeden fark ediyorsunuz. eğitime gidecek insanların bütün bildiklerini kafalarından silip öyle gitmeleri gerekiyor. paket eğitimi aldığınızda sizi motosikletle dolu dolu geçecek iki günlük bir eğitim bekliyor olacak. aralarda telefonunuza bakma şansı bile bulamayacağınız ciddi ve yorucu bir eğitimden bahsediyoruz. bu yorucu iki günü ve eğitimi çekilebilir hale getirecek olanlar ise tabiki caner ve zeynep. pozitif enerjileri ve bıkmadan cevapladıkları sorularınız ile sizi motive ediyorlar. sürekli durumunuzu, nasıl hissettiğinizi sorarak ilgilerini eksik etmiyorlar. gün sonlarında kendilerinin tarafınızdan değerlendirilmesini rica ediyorlar, eksiklerini yüzlerine söylemenizi istiyorlar.

    motosiklet sürmenin fizikselden çok zihinsel bir eylem olduğunu keşfettiğiniz bir eğitim bu. özellikle telsiz bağlantılı yol sürüş eğitiminde; kuralları doğru uyguladığınızda neler yapabileceğinizi anlık da olsa yaşayabildiğiniz bir eğitim. milyon km yapmakla, yıllardır motosiklet kullanmanın bazen hiç bir işe bile yaramayacağının konuşulacağı bir eğitim.

    abi olmazsa sen git de bize de öğretirsin diyenler; öyle bişey yok ulan. ya da biraz eğitimden ve yaptıklarımızdan bahsettiğimizde, bunların hepsini ben denedim, biliyodum diyenler; öyle bişey de yok. zaten size yapabilecekleriniz konusunda bir bakış açısı kazandırıyor bu eğitim. seviyen ne ise, ne olmadığını da göreceksin bu eğitimde. bu hiç bitmeyen bir süreç, bunu yaşaman lazım. bildiğim bana yetercilerdensen sen de gitme bu eğitime.
  • kuralları sorgulamadan kabul eden değil, mantığını kullanan motosiklet sürücüsü yetiştirmeyi kafaya koymuş ve bunu takip ettiği akreditasyonlara bağlı kalarak mükemmel bir uyum içinde yapan yegane motosiklet eğitmeni.

    bu sebeple de farklı. ister kapalı alan, ister yol eğitimi olsun eğitimleri sürekli yapılan şeyin nedenini sorgulayarak ve doğrusunu uygulayarak ilerliyor. yolda gitmeyi değil, yol almayı böyle öğretiyor.

    motosiklete başlamayı düşünen, acemi olan, ileri sürüş tekniklerini öğrenmek isteyen her kim varsa bir şekilde yolunu caner atagün ile kesiştirmeli. (ki bunun en kolay yolu online teori eğitimlerine katılmak.)

    yaşattığı aydınlanma, alınan keyif ise paha biçilemez.