şükela:  tümü | bugün
  • sözlük'te nasıl rağbet görmediğine şaşırdığım cübbeli zırvası. hayret, havada kapardı böyle şeyleri genelde bu ahali ama, ya başka başlık açıldı da bunu görmediler, ya da baktılar taslaman'a bok sıçratmaya çalışan, iddasından daha bok biri, ondan elleme gereği duymadılar.

    arkadaşlar, bu entrymizin ana nesnesi bok. biliyorum, işin içinde bu cübbeli ve türevleri olunca kimseler şaşırmıyor. adam ciddi ciddi ''sadece kur'an diyenler -bu demek oluyor ki, allah'ın vahyine uyan, bu emirlere itaat eden, allah'ı birleyen, allah'tan başkasının mabud olmadığına inananlar- bok yemeliymiş.

    orada gülen, yüzünden hınç ve nefret akan herifler; allah korkunuz bu kadar mı geriledi? allah'ın ayetlerini savunan, allah'ın ayetlerini konuşan, hadis kültürü adı altında, peygamber'e sözler isnad ederek müşriklik pınarları akıtanlara karşı vahyi birleyen insanlara nasıl olur da bok ye diyebilir, buna nasıl katıla katıla gülebilirsiniz?

    evet, ''sadece vahiy'' kur'an'dır. aksini söyleyen, inanan, iman eden müşriktir. peygamber'in elbette bu dinle ilgili sözleri oldu, içtihadları oldu, elbette konuştu bu din hakkında. en yetkili kişi kendisi beşer içinde, bunda hiç şüphe yok. peygamber'in sözlerine hadis denmesinde de sıkıntı yok. sıkıntı, hadis masalları altında, peygamber'i suistimal ederek, yeni bir din kapısı aralamak. peygamber'e yeni hükümler, helal haramlar ihdas ettirmek. yemezler. peygamber a.s. hiçbir şekilde, hiçbir zaman kur'an'a mugayir konuşmamış, davranmamıştır. peygamber'i hiçe saymak değildir bu. peygamber, sıfırdan hüküm idhas etmemiştir. sıfırdan helal haram koymamıştır. o yetki allah'a aittir. allah hükmeder, elçisine vahyeder, elçisi duyurur, uygular ve gösterir. budur. bunun dışında, kur'an'da emir olmayan bir konuda peygamber tabiki içtihadda bulunabilir. ama dikkat edin, kur'an'da o konuda emir olmayacak, peygamber hüküm koyuyor olmayacak. bunun dışında peygamber'in içtihadlarını neden çöpe atalım? bizim peygamber düşmanlığımız yok çok şükür. bizim, peygamber'in dostu olduğunu söyleyen ama peygamber'e iftira eden, zorla o'na helal haram belirletmeye çalışanlara karşı duruşumuz vardır. bu duruş, allah ve kur'an için olan bir duruştur.

    kendisinin yapmaktan çekindiği şeyler var mesela sırf ayet değil diye. ''yarın bunu böyle bellersiniz, bunu bir dini emir sanırsınız'' diyerek yapmadığı şeyler var. kendisi peygamber ve ettiği bir dua, yaptığı bir hareket doğal olarak vahyin gerekliliği şeklinde yorumlanıyordu. oysa içtihad kapısı kendisi için sonuna kadar açıktı. fakat içtihadına baktığınız zaman, kur'an'a aykırılık bulamazsınız. hele hele, kur'an'ın ''yapma'' dediğini yaparken asla göremezsiniz. siz peygamber'e iftira ediyorsunuz.

    şimdi, kur'an 4 şeyi haram kılıyor mu? kılıyor. nedir; 1-leş, 2-allah adına kesilmeyen, allah'a adanmamış hayvan eti, 3-domuz, 4-akıtılmış kan. bunlarda tamamız. bunun dışında peki? allah, bunu söyleyip bıraktı mı ki cübbeli bizlere bok yemeyi öğütlüyor? asla.

    peki nedir? allah, bakara 172'de ne buyuruyor? ''ey iman edenler! size verdiğimiz rızıkların temiz olanlarından yiyiniz. eğer sadece allah'a kulluk ediyorsanız, o'na şükrediniz.'' yahu kardeşim, şu ayetten nasıl haberdar olmazsın? haberdar olmadığından değil, işine gelmediğinden söylemiyorsun bunu. bok temiz mi arkadaşlar? bok yemeyi önerir misiniz eşinize dostunuza? veya kendiniz yer misiniz? akıl ayetleri ne olacak? akıl işi mi bok yemek?

    uzatmaya gerek duymuyorum ama, sırf kendini haklı göstermek, birilerine çatmak için allah'ın ayetlerini saklayanlara, örtenlere, gizleyenlere ne deniyor? birisi söylesin cübbeli'ye. kafir; bir şeyi örten, hakikatın üstünü örten, bunu gizleyen, kimseye denir.

    ayet falan umurunuzda değil biliyorum ama, ayetle bitireceğim. çünkü bakara 172 demişken, bakara 174'ü söylemeden geçemezdim. ''allah'ın indirdiği kitabın bir kısmını gizleyenler ve onu az bir değere değişenler, karınlarına ateşten başka bir şey tıkmış olmazlar; kıyamet günü allah onlarla konuşmayacak, onları temize çıkartmayacaktır; onlara acıklı bir azap vardır.''

    hadi hayırlı traşlar.