şükela:  tümü | bugün
  • istemek. arzulamak, ihtiyacini hissetmek, yogun duygularla bir objeye yonelmek.
  • cok sık olunca bayan kafayi yedirten sey
    kendi kendine maymun olmak
  • (bkz: teni cekmek)
  • inceliğini az önce fark ettiğim eylem.
    garip gerçeküstü bir durum gibi düşününce.
    can çekmek!

    viski- sigara- kuruyemiş fotoğrafından sonra hissettim bunu.
  • mis koku
    güzel boyun
    şekil saçlar
    fındık burun
    leziz dudaklar ın sahibine karşı duyulan "yanımda olsa " isteği
  • fiziksel olarak açıklayamadığım bir çekme kuvveti.

    öyle sadece lezzetli yemeklerle açıklanabilecek kadar basit bir şey değil kanımca..

    can neyi çeker? neden çeker?
    bir kitabı okumak, bir resime bakmak, biriyle konuşmak.. garip.. hakikaten tuhaf bir çekme hali, tuhaf bir güç..
  • acayip zaaflı bir ifade, "canım çekti" dediğin zaman başkasının malı hakkında anında en "masum" ve en "saf" şekilde söz hakkına sahip oluveriyorsunuz

    diyetindeki kısıtlı besinleri tüketen birinin, azıcık mide bastırmalık yerfıstığını "canım çekti" diyip, yiyebilip; üzerine açma poğaça, iskender falan gömebilirsiniz mesela, karşınızdaki insanın kısıtlı besinlerini, acımadan, en masum en olağan şekilde "canım çekti" diyerek tırtıklayabilirsiniz!
    ne diyim boğazınızda kalsın, eşek kadar insanın 2 tl verip bi paket fıstık almak yerine, diyetteki insanın kısıtlı miktardaki yerfıstığına sulanması ise "canı çekmek", ayy ne kadar da saf ve masum bir beleşçilik o öyle!
  • "beleşçilik" ile feci şekilde karıştırılan şey.

    "canı çekmiş yazık" denilip, bunun üzerinden başkasının malını havadan eksiltmek ise "canı çekmek" değil, kurnazlık ve beleşçiliktir.

    benim de canım gördüğüm bir şeyi çekebiliyor. bu dünyanın en normal şeyi. ama ben kimsenin elindeki şeye "ayyy cınım çikti" diyip dadanmıyorum. atıyorum hafızaya, ilk uygun vakitte aynısını alıyorum kendime, hatta mümkünse bizzat evde yapıyorum...

    bir şeyi canımızın çekmesi insani bir şeydir ama o insani duyguyu, başkası üzerinden sömürmek çakallıktır, beleşçiliktir.

    bin kere daha yazabilirim bunu "beleşçiliktir"...

    hayır, demin biri elimden eppeğimi almadı. ama birkaç ortamda, kısıtlı miktardaki yiyeceğim yenildiği için zor durumda kalmalarım aklıma geldi. dahası, vermek istemediğimde "canı çekmiş demek ki, ondan istemiş" diyerek, beleşçi taraf haklı çıkartıldı. durduk yere yine o aklıma geldi.

    bir daha yazıyorum bakın iyi belleyin.
    "canım çekti" diyip başkasının yiyeceğine dadanıyorsanız, bu "insani" bir şey değil.
    canınızın çekmesi insani olan, canınızın çektiği ve başkasına ait olan şeyi yemeniz değil! eğer bunu yaparsanız, "beleşçisiniz". bedava ya, çeker tabi canın.
  • insanın canı zaman zaman çok çeşitli şeyleri çekmekle birlikte; benim canım üç şeyi aşerircesine çeker:

    -lahmacun
    -waffle
    -şarap

    ama ne çekmek. hani böyle yüzyıllardır aç susuzmuşum da bunları bulup yumulmuşum gibi yiyip içebilirim.

    oysa ki ben tatlıyı da alkol tadını da sevmem. demek ki sorun bende değil waffle ve şarapta. kebap ve türevlerine ise bir diyeceğim yok. şu dünyanın en güzel şeylerinden biri et. diğerini zaten söylememe gerek yok sanırım.*