1. mütemadiyen canımız sıkılıyor. mütemadiyen etrafımızdaki birilerinin canı sıkılıyor. hani, biz, yani sen, ben ve o, sevgi dolu türkülerle büyümüş insanlarız, sevdiğimiz, göğül birliği ettiğimzi, can-ciğer dediğimiz insanların "can sıkıntısı"yla dolanmalarına, böyle gamlı-kederli
    gezinmelerine el vermez yüreceğimiz. onlar için bir şeyler yapalım da can sıkıntıları geçsin isteriz. kimi zaman alelâde, kimi zaman pek bi beylik, kimi zaman ultra yaratıcı önerilerde bulunuruz ki, hani "şunu bunu yapalım da can sıkıntısı" hatta onu kendimizden ayırmadığımız için, kendisinden olduğumuzu bilmesi için "can sıkıntımız" geçsin niyetiyle. aşağıda bu önerilere örnekler görelim:
  2. - gardaş canın sıkılıyorsa etliğekmek döktürüym.

    etli ekmek döktürmek: etli ekmeğin can sıkıntısına iyi geldiğini daha önce hiç farketmemiştim. bunu bir tesadüf sonucu öğrendim. çermikte bir arkadaşla geziyoruz. hani almancı'lar yeni gelmiş, kızlar trıba. giderken giderken, bir adamı, kolunu arkadaşının omzuna atmış halde gördük, söyledikleri duyuluyordu:

    - yav aamet neyin var yav. bir söyle, sen böyle boynunu bükmen var bi şey. canın mı sıkılıyor? canın sıkılıyorsa etliğeakmek döktürüym. hiı?

    bu günden sonra, biz hadiseyi test etmek istedik. ve canı sıkılan bir arkadaşa etli ekmek döktürdük. gerçekten işe yaradı. hem onun hem bizim can sıkıntımız geçti, o gün bugündür ne zaman canım sıkılsa etli ekmek döktürebilecek birileri olsa keşke etrafımda diye dua eder, tespih çekerim.
  3. - kelle gırdırıym birader.

    kelle kırdırmak: canı sıkılan insanı mutlu edebilecek çift anlamlı bir alternatif. bu herkese gitmez. daha çok kelleyi paçayı seven, kafa göz parçalamaktak gerektiren "arrrbi" delikanlılara iyi gelir.

    anlamlarından birincisi, canı sıkılan insanın kelleciye davet edildiğine dairdir. kelleciye gidilir "baba bize bi kelle kır şöyle irisinden, etlisinden" denir. ve kelle canı sıkılan arkadaşla birlikte yenir. kelle, paça, sakatat ortamı, nüvesi gereği ruhları ferahlatan, neşeyi, şaka-şukayı, "ulan ne yedik be eki eki" gevşekliğini beraberinde sunar.

    ikinsici ise, canı sıkılan insana "gidelim, kafamıza göre bi denyo bulup dövelim kafasını kellesini kıralım" anlamına gelir. bu durumda, canı sıkılanla, sıkıntıdan rahatsız olan bir olup, mahallede aval aval dolanan birini bulur ve yaradana sığınıp girer, rağkibin kaşı gözü açılınca birlikte rahatlarlar.

    canı sıkılan kişi, "yerim" yahut "döööerim" diyerek hangi seçeneği işaretlediğini belirtir.
  4. - kasvetlendin sen, ayakkablarını boyadıym gülüm.

    ayakkabı boyatmak: arkadaşının canının sıkılmasından tedirgin müdrik diğer arkadaş, -burası önemli- lostra salonuna, boyacıya götürmeden, arkadaşının ayağına bir ayakkabı boyacısı çağırarak, arkadaşının ayakkabılarını boyattırır ve boyacıya ekistıradan üç beş kuruş daha verir. pırıl pırıl ayakkabılarıyla, canı sıkılan insanın kendine güveni yerine gelir ve neşelenir.
  5. - götünü avuçla. **
  6. - çok taktıysan ensenin kıllarını aldırıym iki gözüm.

    ense kıllarını aldırmak: kapalı bir ortamda canı sıkılan arkadaşı yüzünden içini efkâr basmış anlayışlı kardeşimiz, böyle söyler ki, bir müddet o can sıkıcı ortamdan beraberce ayrılsınlar. hem berbere gitme yolunda biraz konuşabilsinler, hem berber tatlı muhabeti, duyarlı yaklaşımıyla can sıkıntısına sahip arkadaşa tavsiyelerde bulunsun, hem de canı sıkılan arkadaş, çok çirkin görünen ense kıllarından arınarak, daha rahat, ferah bir hale bürünsün.
  7. - canınız sıkılıyorsa bir dil attırıym barolar.

    dil attırmak: grup terapisi. bu, sadece canı sıkılan insana değil, insanlara da önerilebilen, çok anlamlı bir ifadedir.

    1 - fırına dil attırmak, anlamına gelebilir ki, fırında dil çok lezizdir, grup halinde yendiğinde ve üstüne bir sigara içildiğinde dert tasa kalmaz.

    2 - sizi kerhaneye malhaneye götüreyim, orada iki oral, iki yanal takılın kendinize gelin, sitiresinizi atın.

    3 - hay sizin sitiresinizi skiym, gelin skimin başını yalayın da rahatlayın.

    içeriklerinde olabilir.

    bu dil attırma mevzusunu da sağolsun babamdan öğrendim, söylemeden geçmek istemem. babamla otururken dedim, "baba canın sıkılıyorsa kelle kırdırıym", birader de tuttu "ayakkabılarını boyatıym baba" dedi, babam da, güldü, "dil attırıym gülüm" dedi sinsi bir gülüşle, biraz durup "fırına" diye ekledi, öyle de eğlenmiştik hah ahah.
  8. - gel bi danem, konuşan dartıya çıkartıym.

    konuşan tartıya çıkarmak: bu tartılma meraklısı ya da kilolu insanlara söylenir ki, gitsin tartılsın, hem konuşan tartıyla yüzyüze gelsin bir enstantane olsun -çünkü yüz kere de çıkmış olsan, hep merak edilir konuşan tartının kilo söylemesi- hem de yüzüne kilosu söylenen bu arkadaş, diğer meselelerden uzaklaşıp, "ulan amma kilo almışım" diye hayıflansın ya da "aydaaa bre, 1,5 kilo vermişim" deyip sevinsin, şenelsin.
  9. - yürü, enternet'e sokuym, çetleş...

    - internet kafe'ye chat yapmaya götürmek: açıklamaya gerek duymuyorum.

canı sıkılan insanlara yapılan öneriler hakkında bilgi verin