şükela:  tümü | bugün
  • bunu yapan barlardan her daim kacmak gerekir. grupsa eger bunu yapan, grubun her uyesi sound check sırasında kendi enstrumanı daha cok ses cıkarsın diye ugrasır. gurultu baska bi sey diil
  • son zamanlarda az tanik oldugumuz aktivite, jazz olarak yapildi mi sarki sonu sololar bitmek bilmez...eylencelidir ama ustalik ve cesaret ister.
  • en güzel müzik performe ediş biçimi. kimin ne çaldığını açık açık görebileceğiniz hal.
  • peçete üzerine tükenmez ile yazarak istek yapılır, tecrübesiz garson peçeteyi gitar çalmakta olan adamın eline tutuşturmaya çalışabilir
  • dinlerken size bir ruhu olduğunu kanıtlayan müzik
    (bkz: enrico macias - j'ai quitte mon pays)
  • can şengün'ün yeter adlı şarkısı haricinde vasatın altında kalan albümü --ki o şarkı da sadece vasattır-- aşure gibi her şeyden katmaya çalışılmış. güzel de kattığınız malzeme iyi olsa bari. ne aşkla ilgili şarkılarda ne sosyal mesaj kaygısı olan şarkılarda ne de mizahi yönü olan şarkılarda sözler yeteri kadar iyi değil. sound olarak ise ekstradan bir numarası yok albümün. ayrıca fuat ergin ile yapılmış "kess" adında düet var ki varlığını hala çözemedim.
  • bu öyle bir iştir ki bir kere bulaştın mı yapmadan duramazsın..evde gitar çalıp söylemekle tatmin olamazsın..karşında insanların olması gerekir..her şarkı sonrası alkış duymak istersin..repertuvarında olan şarkı istendiğinde sevinir; şarkı yoksa geyik yapıp geçiştirirsin..on isteğin sekizi yoksa da aşağı atlarsın..
  • dinlediğin kimi yer ve zamanlarda eğlenirsin, içersin belki kalkar oynarsın ama çoğu zaman calınan şarkılarla dalıp gidersin aklına illa ki uzakta olan, ulaşamadığın biri gelir..

    zaman gelir isyan ettirir adamı, üç beş içip eğlenmeye gelmişindir ne repertuvar secimidir o ki evde dinlesen o kadar koymaz.. o zaman telefon alınır ve hemen ilgili mercilere (ki bu bir türlü akıldan atılamayan, içte bir yumruk gibi oturmuş sevdicek olur) mesaj atılır yahut aranır.. ayrı bir gaza getirme becerisi vardır bu canlı müziklerin..

    bazen de insan kendi aranır, bir peçete üzerinde gönderir en vurucu şarkıyı.. eğlenilen zamanlardaysa genelde bir daha ki şarkı sana gelsin, bize gelsin denir.. en güzelinden, beğenileninden bir şarkı gelirse mutlu olunur, eğlenceye de eğlence katılır..
  • bir adam veya kadın var. canlı. nefes alıp veriyor. bir şeyler yemek-içmek için gittiğin mekanda müzik icra ediyor kendince. "haydi elleerr" filan diyebiliyor aynı anda.
    fakat. ama. lakin. ben bu canlılığı genelde berbat buluyorum. billie jean'i darbuka ile dinlemek gibisi nasip oluyor bana, ondan belki. eğlence anlayışıma sığmıyor, zevk vermiyor o tahakküm. evet, tahakküm resmen.
    kendi zevkine uygun performans bulman zor ise, eş-dost zevkine katlanabileceğin bir ortamda ağzını açmadan oturup uzayan zamana yayılmak bildiğin işkence.
    kulağında patlayan sesler ve müzikalite yoksunluğu da cabası.
    çok şey mi istiyorum icabında: şöyle 60'ların 70'lerin new orleans'ını hissettirecek bir yer var mı bildiğin?