1. bir arka sokagindaki gazi ilkokulunda okurken* "lan ortaokul için çapa ortaokuluna gitmeyelim. orada beden dersinde kizlara sort giydiriyorlar, erkeklerde kizlarin bacaklarina bakiyor" diye bir söylenti çikmisti. ne oldu? ilkokuldaki sinifim hemen hemen ayni kadro olarak çapa ortaokuluna gittiler. tabi erkekler kizlarin bacaklarina baktilar mi bilemem...
  2. 1990 yılından sonra ana binasının yanına, müdür gürşen kafkas döneminde ek bina yapılan, gittikçe büyüyen, gelişen bir okul. öyle ki, istanbul'un dört bir yanından gelen yüzlerce servisi ile okul çevresindeki sokakları da kapamaktadır. eğitimi kaliteli olup milli eğitim'in sayılı okullarındandır.
  3. hayatım boyunca aldığım eğitim ve öğretimin %60'dan fazlasını içinde aldığımı düşündüğüm okulum. 93 veya 94 yılında mezun olup liseye başladığımda kendimi kötü hissetmiştim, hatta üniversitedeki öğretim bile tatmin etmez gibiydi. çapa orta okulu gibi bir devlet okulundan mezun olmak bir yandan kötü bir şanstır çünkü ülkede bu ayarda pek bir kurum bulamadım ve hayal kırıklıkları yaşadım zaman zaman. 1991 senesinde katıldığım basic kursu sayesinde programcılığa ilk adımımı bu okulun laboratuarlarında attım. orda burda soru kelimesi mi'nin ve dahi anlamına gelen de'nin kelimelere bitişik yazıldığını gördüğümde şaşkınlık geçirtecek kadar iyi eğitim vermiştir burası.. evet..
  4. tam bir senemi calan gereksiz egitim yuvasi. eger obur dunya varsa ve bir ce$it mizan kurulacaksa ve de tuzel ki$iliklerden de hesap sorulabilecekse, yakasina yapi$acagim ilk kurum olacaktir. ikinci sirada ise smallville'i altinci sezona uzatip hala gerizekali kılark'ı lana'nin yuzune tukurtturmeyen amerikan cw televizyonu olacaktir.
  5. gazi ilkokulu, sonrasında çapa ortaokulu devamında da şehremini lisesi üçgeninin bir ayağı. insan hayatının 7 sinden 18 ine kadar geçen süresi içerisinde bu üçgenin en güzel yıllarını geçirdiğini düşündürten güzel okul.
  6. benim zamanımda adı çapa ortaokulu'ydu, çocuğunu oraya göndermek isteyen çok fazla veli vardı ve öğrenciler kurayla alınıyordu. orta 2'ye geçtiğimde (yanılmıyorsam 97'de) ilköğretim okuluna dönüşmüştü, ben de birden bire 7. sınıfa gider olmuştum... a, b ve c blok şeklinde 3 bloktan oluşuyordu ve bu bloklar gizli geçit havasında gizemli kapılarla içeriden birbirine bağlıydı. öğrencilerin o kapılardan geçmesine pek izin verilmezdi, daha çok öğretmenler kullanırdı. böyle eski ahşap nostaljik kapılardı taa o zaman bile, şimdi herhalde değiştirmişlerdir.

    müzik öğretmenimiz melek hanım vardı, çok donanımlı çok değerli bir insandı. okulun da laboratuvar okulu diye bir marşı vardı (zamanında laboratuvar okulu diye de geçiyordu çünkü) ve yanlış hatırlamıyorsam melek hanım yazmıştı onu da, sözleri hala aklımda.* onun yönetiminde akm'de yunus emre'de konserler verirdik yıl sonlarında. bayramlarda, seyranlarda, önemli günlerde okul bahçesinde az kanon yapmadık sayesinde. o şarkıların hepsi, hangi notalardan söylediğimiz bile hala aklımda.

    bir de benim resim ve beden dersim zaten aynı gündeyken, koro çalışmaları da hep o güne denk gelirdi. ama ben o gün servisle çıkamadığımdan, çalışma bitince okul çantası, eşofman/ayakkabı çantası ve boyum kadar resim dosyasıyla çapa'dan çıkıp otobüsle merter'e eve gelirdim. hiç de şikayet etmezdim. okulun ayrı bir atmosferi vardı gerçekten. şimdi durum nedir bilmiyorum ama zamanında çok değerli hocalardan eğitim almıştık, hepsini de tek tek hatırlıyorum.

    böyle de anı defterine yazar gibi oldu ama idare edin... altı üstü ortaokul bebesiydim o zamanlar ama ona rağmen çok çok güzel ve yazmakla bitiremeyeceğim hatıralarım var o okulda, dayanamadım.
  7. ne okuldu be.

    bende hüküm sür yeni patlamış. *

    yenge adayınız kızlarıyla ünlü 3-r sınıfında okumakta. böyle bir güzellik yok oğlum, çıldırıyordum onu görünce.

    en yakın arkadaşım bununla aynı mahalleden. "bu sana aşık bu sana aşık" diye diye kızın aklına soktu beni.

    bir gün geldi "çıkma teklif edersen kabul ederim " dedi . 11-12 yaşındayım...buz kestim aq .nefes alamıyorum.

    mahalle maçı yapmaktan kafayı çizmiş nesile aşinayız," çıkma teklifi ne aq .nasıl yani ne yapıcam " derken

    uyuz gözlüklü kaltak arkadaşı "ya arzu bu çocuk salak gidelim hadi zil çaldı" demez mi

    ulan kızı kaçırdım... akşama alim'i izliyorum fiko'ya kafa tutaren. " ya bir alim kadar olamadık " diyorum.

    pazartesi kantinde düşman sınıftan bir çocukla zıplarken gördüm...* sonrası malum...

    çok sonra duydum 18 yaşında evlenmiş.. o güzelliği kapmış puştun biri.

çapa atatürk ilköğretim okulu hakkında bilgi verin