şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: cerrahpasa tip).
  • cerrahpaşa'dan ayrı, istanbul tıp ile aynı olan fakülteymiş. yıllardır cerrahpaşa da istanbul tıp da aynı şey sanıyodum, farklı olduklarını bugün öğrendim; ama hangisinin çapa olduğunu öğrenmek de baya zaman aldı.
  • gercek adi "istanbul tıp fakultesi" olup halk arasında çapa tip olarak bilinen yerdir. istanbul üniversitesi bünyesindeki 2 tıp fakültesinden biridir. (digeri de cerrahpaşa tıp fakultesi)
  • bizimde yolumuz çapa tıp fakültesinden geçecekmiş. size buradan bahsedeyim. burasi capa tibin en agir vakalarin oldugu bina..bizim odadan bile 2 bebegi kaybettik. bizim diyorum cunku hic tanimadigimiz innsanlarla yogun bakimin onunde simsiki sarilarak guc kazaniyoruz. doktorlar cok yogun acil vakalar,ogrenciler ve biz cildirtan meraklo hasta yakinlari ( yogunbakim kapisinin deligi olmadigina sukrediyorum). meleklerin bir meslegi olsaydi doktorluk olurmus. bu meslege bir daha hayran kaliyorum. ılk gunler toyluguma geldi.

    http://lafsalatacisi.blogspot.com/
  • sigortalı hastalara it köpek muamelesi yapan, çalışan memurun bile "sırada bekle", "vakti var", "50 gün sonra" gibi kısa kısa luzumsuz sert davrandığı bir hastane.

    ne memuru memur, ne doktoru doktor. eskiden "çapa'da tedavi görüyorum" dediğinde emin ellerde hissi yaratıyordu insanda, şimdi söyleyen olsa "başka bir yerde kontrol ettirdin mi?" diye soruyoruz.

    ben kendi başıma geleni söyleyeyim. 2-3 yıl önce bi sabah işe gitmeden önce karnımda bir ağrı oldu, sağ tarafı şişti fln, babamın da bir arkadaşı orada profesör olduğu için apar topar gittik. sağolsun kendisi çok ilgilendi, asistanına emanet etti. işte asıl olay da o oldu. hocanın yanında herşey iyiydi. çıktık oo surat bi asıldı, yürüyün fln demeler. zaten ağrım var, annem babam panik.

    neyse gittik, yatırdılar acil'de yatağa serum bağlayacaklar damar yolu açılması lazım, stajyer doktorlara hemşireler öğretiyorlar güya kolumdaki damarı karşıdan karşıya deldiler damar yolu açacağız diye. çocuk ağlamaya başlayınca hemşire kendisi elimin üzerinden damar yolunu açtı. hadi bunu atlattık. serum verilmeye başlandı, beni ilaçlı mr'a gönderiyorlar, anlatmaya çalışıyorum 1 ay önce karnım ağrıdğında çektirdim ama ilaç alerji yaptı diye. yok dinlemedi beni gönderen doktor, "git diyorum söz dinle" diye bir de bağırdı. yetmedi annemle beraber gittik. babam hala panik bişey olacak korkusuyla bi taraftan ağrım var bir de onları sakinleştirmeye çalışıyorum. ilaçlı yani iyotlu suyu içtim, dedim sıçtık yine kaşıntı başlayacak belli ki. yarısını da döktüm yalan yok. mr için 3 saat bekledim, hoca tanıdıktı fln diye aldılar içeriye 2 kadın vardı konuşuyorlar benimle fln, gayette güzel muhabbet ediyoruz. dedim "yine kaşınır mıyım ki ben?", ne kaşıntısı dedi kadınlardan biri o sırada damardan enjekte ediyor iyotu. durdu panikledi bi anda. hemen bizi gönderen adamı aradılar, bağırıyor adam. tamam dediler sen git biz doktorunla konuştuk. hadiii kalktım yine acil bölümüne geri yürüdüm annemin kolunda. içeri girdik beni emanet ettikleri, dinlemeye tenezzül bile etmeyen adam bana 20 kişinin içinde bağırmaya başladı.

    -ne biçim insansın, ben seni gönderirken niye söylemiyorsun? hayati tehlikesi var bıdı bıdı bıdı...
    - yeter artık be, çıkartın şu damar yolunu. yeter bu nedir ya? hasta olan benim, laf yiyen benim. ben buraya ölmeye gelmedim. dinleme gereği bile duymadığınız halde çıkıp bu kadar insanın içinde bana bağıramazsınız. buraya .... amca'nın yanına geldim, size yönlendirdi. sizin emanet anlayışınız buysa da yazıklar olsun.

    bundan sonrası adam bana apandist teşhisi koyacağına kron hastalığı diye birşey teşhisi koymuş. ki hiç bir belirti yokken hastalıkla ilgili, nasıl koydular bi fikrim yok cidden. hoca tabi ki öğrencisine güvenmiş ama ben güvenemedim tabi. gidip başka doktor kontrolünden geçtim. ve hala aynı apandistle yaşamımı sürdürüyorum.

    bu arada çapa'ya gittiğinizde sigortadan para gelecek diye elinizde sonuçlarınız olsa dahi külüstür makinelerde yeniden yeniden kontrolden geçmenizi istiyorlar. kapansa da bitse bu işkence diyeceğim ama aylarca bekleyen tedavi umudu olan insanlar var.
  • müdavimi olduğum hastane, ama yalnızca iki güzel şey var burada; dahiliyenin alt girişindeki çay ocağında kahve keyfi ve yıllar içinde aileden biri olmuş gözleriyle gülen poliklinik sekreteri. gerisi çekilmez, ama çekiyoruz işte.
    yolunuz düşmez umarım...

    tanım: eski ama eskimiş eğitim ve sağaltım yuvası
  • komite sisteminin değil,klasik sistemin uygulandığı ülkenin en iyi tıp fakültelerinden biridir.
  • her yerde, hastanenin bahçesinde veya koridorlarda, doktorların odasında dahi bir sürü kedi olan okul ve hastane. (bkz: kedi dünyası)
  • diş teli için 2-3 yıl aralığında gün verebilen ilginç müessesedir. yine de diş tedavisi için ilk tercihimdi.

    ayrıca hemen her branşın acili de ayrıdır. misal kbb acil, acilin içinde ayrı bir yerdedir.