şükela:  tümü | bugün
  • viggo mortensen'in başrolünde olacağı film. matt ross filmin yazarı ve yönetmeni.
  • ilk fragmanı düşen drama. 8 temmuz'da amerika'da vizyona girecek.

    https://www.youtube.com/…maxcc2q&feature=youtu.be&a
  • --- spoiler ---

    viggo mortensenin basrolunu oynadigi, insanligin avcilik toplayiciliktan tarim hayvanciliga gecisini anlatan guzel bir film.

    --- spoiler ---
  • kapitalizmden organize dinlere, coca cola'dan egitim sistemine bir cok seye karsi bir babanin ve geleneksel toplum normlarindan uzakta, dogada yetistirdigi alti cocugunun konu alindigi, noam chomsky'yi sevenlerin sevebilecegi, komedi/drama turundeki film.
  • son zamanlarda izlediğim en iyi filmlerden birisi.
    filmi iyi yapan temel şeylerden birisi sadece konusu değildi benim için, miniminnacık çocukların çıkardığı efsane oyunculuk ve kamera teknikleri ile renkler de filmi iyi yapan detaylardı.
  • sistemin dayattığı ve kabulünü mecbur bıraktığı her kavramı ve ahlaki değeri yerden yere vuran bir film. bir başyapıt olmasa da izlenmesi gerektiğini düşünüyorum.

    --- spoiler ---

    filmin sonunda kapitalizm kazanıyor.

    --- spoiler ---
  • sistem eleştirisi yaptığı kadar, sistemin dışında yer almanın doğurduğu hasarları da son derece iyi işleyen, neşeli bir film. dramatik olarak çok daha güçlü işlenebilecek bir hikaye var aslında ancak yönetmen neşeli olmayı tercih etmiş. iyi de yapmış. bilhassa ufaklıkları üzgün görmeye dayanamazdım.
  • malum ortamların bugün itibari ile iftiharla sunduğu film. viggo mortensen dayıyı, uzun zaman sonra yeniden izliycek olmak filmin en büyük artısı, hele ki böylesine "değişik" görünen bir filmde.
  • çok daha iyi olabilecekken, daha azı ile yetinen film. bunun da sebebi çocukların üstün eğitimlerinin gerçek hayattaki uygulamalarına değinmemiş olmamaları. böylelikle filmin ilk yarısında gösterilen birçok şey ikinci kısımda boşa çıkıyor ve kullanılmıyor.

    film konsept karmaşası yaşıyor. sistem eleştirisinden aile dramasına dönüp, ölen ebeveyne veda edilen hüzünlü bir sahne ardından "orta yolu bularak" kapanıyor. oysa şunu katman katman, alt alta okunacak düzgün bir şekilde yazsaydınız da ortaya efsane bir film çıksaydı.

    böylelikle acemi bir yazar-yönetmenin iyi değerlendirilememiş fırsatı olarak kalacak.

    "let's dig. otherwise she has to lie under that bullshit forever."

    7/10
  • filmekimi'ni neredeyse yarıladık ve festivalde ilk izlediğim olması dışında en çok etkilendiğim film oldu. daha izleyeceğim filmler de var aslında ama cumartesi gününden beri sweet child o'mine'ı bir de bu filmin o tatlı shanesiyle dinleyip duruyorum.
    resmen huzur veriyor, içi umutla dolduruyor tıpkı filmde olduğu gibi.
    kaç yıllık şarkıya yeni bir anlam katmış olmaları bile bu kadar etkilenmem için yeter sebep sanırım.