şükela:  tümü | bugün
  • film boyunca 37 defa taraf değiştirdiği zannedilen karakter
  • kendisi hic bir zaman taraf degistirmemistir. her zaman kendi tarafini tutar *
  • (bkz: jack sparrow)
  • (ilk not: öncelikle moderatörleri uyarmak isterim. eğer kaptan jack sparrow'dan bahsediyorsak konu başlığımız "jack sparrow" değil, "captain jack sparrow" olmalıdır [hani özgün isimlere dikkat ediyoruz ya,, ondan "kaptan" değil de "captain"]. yani bu herif hakkında yazılanların burada değerlendirilmesi gerekmektedir. takıntılıyım ben, evet. ve fazla "kaptırdım", o da doğrudur. neyse)

    imdi efendim.

    kimdir bu kaptan jack sparrow?

    kaptan jack sparrow bir korsandır. sarsak bir adamdır. kapitalist-dünya ekonomisinin palazlanmaya yüz tuttuğu bir dönemde yaşamaktadır. bu da demektir ki, kaptan jack sparrow, kapitalist kurumsal düzenlemeler vasıtasıyla itilmek ve boyun eğdirilmek istenen/buna mecbur kılınan ilk zümrelerden birinin mensubudur. geleneksel kurumlara kat'i bir inançla bağlı, yani yaşamı ve dünyayı kavrayışı yarı gerçek-yarı masalsı bir bağlamda belirlenmiş ve bu yüzden de kimi tepkilerinde bağlı bulunduğu kurumsal çevrenin gereklerini bire bir yerine getiren, kimi davranışlarında ise ölçüsüz bir esnekliğe sahip ve bu ikisi arasındaki ayrımı sahip bulunduğu kadim bilgelikle kusursuzca ölçebilen ve ona göre hareket eden bir adamdır.

    gelenekselliğiyle içinde bulunduğu dünyanın sayesindedir ki, kaptan jack sparrow'un bir sonraki adımının ne olacağının kestirilebilmesi mümkün değildir-- zira bir sonraki adımını attığı zaman içine gireceği dünyayı belirleyen bağlamın gerçekçi mi, masalsı mı olacağı öngörülebilir değildir.

    kaptan jack sparrow, modern dünyanın katışıksız ussallık tasavvuruna yönelik ciddi bir tehdit, geleneksel dünyayı imleyen bir arketipin tezahürüdür.

    bunlar sayesindedir ki, benim, tanıdığım bütün "büyük" insanlar (peygamberler, ulusal önderler, şairler, feylezoflar, kuramcılar vs) içinde ölçüsüz bir yakınlık hissettiğim ve biricik yol göstericim olarak belleyip hayranlık duyduğum yegane kişiliktir; benim kuramsal kurtarıcımın "ideal type"idir.

    ilk filmde tanıştığım kaptan jack sparrow bu idi.

    kendisini seyrettiğimiz ikinci filmde ise kaptan kişiliksizleştirilmiştir; kahramanlık payesi ise prens turner'a geçmiş, kaptan, yalnız "sarsaklığına" gülünecek bir zavallıya indirgenmiştir.

    "prens turner" da ahlaklıdır, en az sparrow, kaptan jack sparrow kadar. bir farkla ki, turner'ın içinde bulunduğu çevre kusursuz, katışıksız, mutlak egemen bir çevredir. bu kurumsal yapı, kırılması olanaksız bir kabukla çevrelenmiştir ve turner'ın iradi bir edimine kat'i surette izin vermez. turner, kurumsal esneklikten yoksundur. turner, "gereğini", olduğu gibi yerine getirmek zorundadır. çünkü turner, aşkını bile "gerçek bir düzlemde" yaşar. turner'ın kavrayışında "masal"ın yeri yoktur; o, ussallığın erken dönem temsilcisidir.

    ikinci filmi* izledikten sonra kendimi "acaba filmin metin yazarı mı değişmiş?" diye kendi kendime sormaktan alıkoyamadım. gerçeğe, yani modern dünyaya yakınlaşacağız diye, atan kalbin nihai sahibi olarak doğu hindistan şirketi'ni tespit etmenin ne lüzumu var? eğer niyet ettikleri "tarih öğretmek" ise, ki bu doğrudur, "doğu hindistan şirketi", o "simgeye" sahip olmuştur kaptan jack sparrow'u ölüler diyarına yolcu ederek fakat,, tarihi (daha doğru düzgün) öğreneceğimiz başka kaynaklar var!

    ilk filmden ikincisine, "us-dışılıktan ussallığa" yönelmiş bir seyri takip ettik. olduğu gibi, evet. ama filmin yapımcılarının gerçekten bir "derdi, meselesi" varsa, umuyorum ki bu üçüncü filmde vurgulayacakları ve savunacakları karakter kaptan jack sparrow olur, turner yahut doğu hindistan şirketi değil.

    sonuç itibariyle, "ortalama"ya yaklaşmıştır kaptan bu bahsi geçen ikinci filmde. muhalif tavrı yontulmuş, kaptan jack sparrow'u geriye "itilmiş" bir film olmuştur bu ikincisi. öyle işte. ama diyorum ya.. anlamam ben sinemadan ve bir de müzikten.
  • johny depp'ten, kuşkusuz, fazlasıdır.

    kimse ayar vermeden gönderme işini ben üstleneyim:

    (bkz: actual reality)

    karşılaştırınız:

    (bkz: virtual reality)
  • sozluk okusa aglayacak zat.
    bu basligin ilk entryisi jack sparrowa yonleniyor ve yetmezmis gibi tam 70 kisi de oraya entry giriyor. halbuki adamin gercek kimligi budur. hatta o basliktaki tum entryler (bak o baslik diyorum) bu basliga tasinmalidir.
  • karakter tuco* üzerine bina edilmiştir. iddia ediyorum!

    hatta film de temel kurgusuyla, the good the bad and the ugly'yi andırmakta.
  • johnny depp bu karakteri canlandırırken en büyük esin kaynağının büyük hayranı olduğu keith richards olduğunu söylemiştir. johnny depp'in de hakkını vermek gerek çünkü the rolling stones 'un shine a light konser filminde de gördüğüm kadarıyla keith richards'ın korsandan pek bir farkı yok. ayrıca, captain jack sparrow karakteri bence johnny depp'in şu ana kadarki en başarılı performansıdır.
  • johnny depp bir röportajında demiş ki ilk fiilmi çekerlerken kendisinin captain jack sparrow yorumunu gören bir grup disney yöneticisi anında karakterin bu halinden nefret etmişler kendisini de çok gay bulmuşlar. "niye bu kadar garip davranıyor, geri zekalı mı? yoksa gay mi?" diye soran yöneticiye de depp "but didn’t you know that all my characters are gay?" demiş ki yöneticiyi pek de sakinleştirememiş doğal olarak. yine de kendisinin bütük seriyi izleten kişi olduğunu düşünürsek johnny depp sonunda kendi bildiğini yapmış çok da güzel olmuş. ya yöneticiler kazansaydı da kendisinden mahrum kalsaydık?!?