şükela:  tümü | bugün
  • insanin baska birine asik oldugu halde birlikte oldugu insanla beraberligini surdurmek zorunda olmasi.
  • televizyonda en sevdigin dizi oynarken ders calismak zorunda olmak.
  • insanin birkac aylik omru kaldigini ogrenmesi.
  • olayları düzeltmek adına,yapacak birşey bulamama durumu
  • gözlerinin, artık kapanabilirliğini yitirmeye başlaması...
    göz kapaklarının açık veya (acı ile) kapalı durumlarında, değerli kişinin silüetinin kafandaki belirsiz karanlıkta aydınlandığı sıralarda, kaçış olarak sızmak görününce, rüyada yine ve yine değerli silüetin acı ile kıvranışı...
    uykudan korkuyla uyanmak...
  • elinden gelebilecek; yapabilecek hiç bir şey olmaması, bunun sonucu olarak aklı binlerce düşüncenin kemirmesi; ve insanın içini garip ama kötü bir hissin kaplaması durumu... (bkz: acı çekmek)
  • (bkz: ucak kazasi)
  • (bkz: aşk acısı)
  • kimsenin size ayıracak zamanı yoktur, herkesin çok daha fazla ve sizden daha önemli olduğunu anladığınız o kadar işi vardır ki, kimseye dönüp "bak işte sana değer vermemin karşılığı bu" diyemezsiniz, kimseye ulaşamazsınız çünkü herkes etrafındaki duvarları yükseltmiştir siz farkına varmadan ve bütün bunlar olurken hissettiğiniz duygudur çaresizlik.
  • isiksiz, issiz, dar, yapim halinde ve virajli bi yolda giderken kendini bi anda korkunc bi sisin icinde bulup gercek anlamiyla hicbisey gorememek. beyaz camli gözlük takmis hissine kapilarak cikarmak istemek ancak cikaricak bisey bulamamak. geri dönmeye calisip yolun yapisi ve her iki yönden de araba gelme ihtimali karsisinda bunu da basaramamak. hikayenin mutlu sonu icin (bkz: koc universitesi dumurlari)