şükela:  tümü | bugün
  • londra'da bir cadde, 60'ların abartılı, gösterişli, flamboyant giyim furyası sırasında alışveriş mekanlarıyla, popülaritesi göğe ermiş, modanın merkezi haline gelmiş bir yer.
    sonradan yıldızı sönmüş, öylesine bakımsız bir cadde olmuştur..
  • bir de the jam şarkısı olur. bruce foxton yazmıştır.

    take a look at the great street
    it don't seem the same
    remember how great it should be
    to think what it was
    shops are full of the fashion
    people told what they want
    the street that was a part of the
    british monarchy
    british monarchy

    who wants kaftans and all that
    we don't need them now
    why should we accept the change
    and buy clothes of today

    kids repel the change and
    bring back the street
    shops filled by whole nations
    carnaby street
    carnaby street

    the street is a mirror
    for our country
    reflects the rise and fall
    of our nation

    the street that was a legend
    is a mockery
    a part of the british tradition
    gone down the drain

    you don't need no glass ball
    to see it's faults
    take a walk along that street
    and you'll see what i mean

    carnaby street
    carnaby street
    carnaby street
    (not what it used to be)
    carnaby street
    (not what it used to be)
  • bir de the size adlı ayakkabı mağazası vardır burada, inanılmaz güzellikteki retro oldskool ayakkabılar bulabilirsiniz, fred perry de vardır. elemanlarla çok gidip geldiğimden dolayı kanka olmuştuk artık.
  • yaya olarak ulaşmak için oxford street ve chinatown gibi şehrin en çekilmez iki bölgesini aşmak zorunda kalanları hayal kırıklığına uğratmayacak, londra'nın en zaman kazandıran, renkli, rayihalı, defineli alışveriş sokağı. whittard'da mis gibi kokuları içinize çekerek ailenizin anne, cicianne, kaynana nevi önemli kadınlarına pay etmek üzere 16 pound'a 6 adet herkesçe makbul çay çeşidini 5 dakikada toparlar, cici kız arkadaşınıza octopus'tan sallandığında kar fırtınası yaratan alem bir kolye alır, cici erkek arkadaşınıza muji'den bir defter kaparsınız. daha yaramaz kız ve erkekler için kingly court'a dalmalısınız. bir avlunun etrafında dolanan bu üç katlı vahada kasiyerleri şimdi kasanın arkasından çıkıp mikrofonu kaptığı gibi bir electroclash parçası patlatıverecekmiş gibi duran, sürprizlerle dolu ikinci el butikleri, ben sherman gibi sportif mi uçuk mu olacağına karar veremeyen erkek mağazaları, yaramaz bebekler için fahiş fiyata çılgın mesajlı fanila ve önlükler satan bir dükkan ve adının mor olmasından ötürü bir türk tasarımcıya ait olması ihtimal dahilinde bir takı mağazasına kadar yok yoktur. çıkışta lush'tan dışarı taşan koku size yine cici kız arkadaşı hatırlatır. içeri girip dev bir jöle şeklindeki duş jelini sırf bıngıldatma amaçlı ellediğinizde artık kurtuluşunuz yoktur. mavi gözlü, melek yüzlü, melek sesli, melek kokulu tezgahtar hemen oracıkta elinizin üzerinde bir demonstrasyon yapacak ve siz onun benim favorim diye çıkarttığı dilim dilim vücut ovuşturucu, temizleyici, yumuşatıcıyı kokusuna bile bakmadan alacaksınız. uçak kaçmak üzeredir ama boots'a girdiğiniz anda karşınıza çıkan benefit köşesi size bu defa yaramaz sevgiliyi özletecek ve touch me then try to leave kremini onun bacaklarına sürmenin hayaliyle kapıp yanına bir de jiggle gel atıvereceksiniz. carnaby street'in diğer ucundan çıkarken torbaların ağırlığından kanayan ve burada geçirdiğiniz zaman yüzünden birazdan taksiye minik bir servet saymak zorunda kalacak parmaklarınız hiç acımaz. biz iflah olmaz kapitalistler buna mucizevi alışveriş sonrası rehaveti diyoruz.
  • piccadilly'den oxford street'e, soho'dan china town'a kalabalıktan bunaldığınızda az biraz ortam değiştirmek istediğinizde kendinizi atabileceğiniz yaya bölgesi. şansınıza tıklım tıklım değilse pek bir keyifle dolaşabilir, kendinizi iyi hissedebilirsiniz. niyedir bilinmez ben en çok oradaki diesel mağazasını sevmişimdir (acı ama gerçek).
  • arsenal in bu sene forma tanıtımlarını yaptığı ve ilk satışa çıkardığı yerdir. bu sokak baştan aşağı pahalı moda mağazaları ve barlarla doludur ve pumaya ait büyük bi mağaza tadilatla tamamen arsenal temasına çevrildi.

    bu bölge istanbuldaki nişantaşı ile benzer denilebilir. soho ve oxford circus arasında kalır.
  • oxford street tarafindan gelindiginde, girisinin sol kisminda guzel bir irish pub vardir, az ileride sagda bir yerde de guzel yemekler yiyebileceginiz mekanlar bulunur.
  • londra'da mutlaka gezilmesi gereken en sevimli sokaklardan birisi. yayalara özel bu caddede mağazalar restoranlar falan var. yolu düşen pitt cue co.'da soslu domuz yesin bana teşekkür edecektir. ben ki domuz yemem böyle bir lezzet görmedim.
    şurdaki gezi yazımda bu yemeğin bir resmini ve diğer londra izlenimlerimi bulabilirsiniz: londra gezisi