şükela:  tümü | bugün
  • bilimin bulduğu bir kısım verilerin, onu anlamayan beyinlerce yorumlanarak ifade edilmesi, anlamayan beyinlere yaydığı bilginin alt seviyede ilgi bulmasıdır.

    aşı dediğimiz, vücuda hastalığa neden olan mikro organizmanın zayıflatılmış bir numunesini zerk ederek, bağışıklık sistemini bu mikroba karşı uyarıp hazırlıklı hale getirmektir. bunu öğrenen sığ beyin ise olayı "-bizi mikrob verereg hasta ediyolla" şeklinde algılayıp yayar. sonunda ise "aşı kanser yabıyör" noktasına gelip oturur.
  • canan karatay bunun örneklerini sunmakta. birkaç gündür gündeme gelmiş olan antidepresanlar intihara yol açıyor yalanı güzel.

    "ağabeyim antidepresan kullanıyordu, sonra ağabeyim intihar etti" şeklinde başlayarak "o halde antidepresanlar intihara sebep oluyor" sonucuna ulaşan yolda anecdotal fallacy ve post hoc ergo propter hoc hatasının klasik örneklerine rastlıyoruz. fakat konu hakkında bilgi sahibi olmayan dinleyicinin bir antidepresan ilacın prospektüsüne bakıp da intihar hakkındaki uyarıyı görünce düşündüğü, antidepresanların kısıtlı bir nüfusta -tartışmalı olmakla birlikte- intiharı tetikleyebileceği, bu yüzden doktor kontrolü altında kullanılması gerektiği, bunun yanında tartışmalı olmayacak şekilde, doğru kullanıldığında sayısız intiharı engellediği değil de şu oluyor: "vay, canan karatay bize doğruyu söylemiş"... böylece var olmayan bir gerçekliğin içine giriliyor; ilaçlar kötü, doktorlar kötü, sağlıklı beslenme ve doğal yaşam her şeyin yanıtı ama sağlık sektörü bu gerçeklerin açığa çıkmasına izin vermiyor, bizi ilaçlar öldürdüğü halde ilaç içmemizi istiyorlar ama birkaç kahraman bizi uyarmaya çalışıyor.