şükela:  tümü | bugün
  • birey kendi iç dünyasının gereksinmelerine göre, kendi dışındaki durum ya da süreçleri gerçekçi olmayan bir şekilde değişikliğe uğratır( kötü alışkanlıkları nedeniyle sevilmeyen bir kişinin, “ben çok güzelim,akıllıyım, o yüzden meyve veren ağacı taşlarlar” diyerek sevilmediğini belirtmesi gibi). kişi bir takım istek, düşünce, duyguları gerçekte varoldukları gibi kabul edip, sıkıntı ve içsel çatışma yaşamamak için, daha farklı hale getirerek sıkıntı yaratmayacak şekilde kabul etmeye çalışır. tabi bu durumda ruhta distortion etkisi yapar. temelinde de narsist bir savunma vardır.
  • "- i don't find you wise.
    - you don't have to find because i'm here."

    ne diyecegini bilemeyince kelimelere takilan insan, kelimelere indirger sohbeti ve cevap verir. cevap, carpitmaya ornektir. sonra farkederse durumu, toparlamaya calisir ya da hic cabalamaz ve susar. ayni bugun oldugu gibi.

    akilli degilsin dostum. akilsizin tersi degil, ama "akilli da degilsin, suanki duruma gore akilli cevaplar veremiyorsun" demek. o zaman mesrulastiralim bu akilsizligi ve kelimeye odaklanip kelime uzerinden cevap verelim. seni akilli bulmuyorum... bulmak zorunda degilsin, cunku buradayim...

    mulakatlardi, kisilik sinamalardi, insan secmelerdi. kendini korumak isteyince ve kalite arzusuyla yanip tutusunca insan, ne diyelim, insan... insan... insan... devami gelmiyor. yuklenemiyor.. araniyor...

    seni akilli bulmuyorum ezine.
    beni bulmak zorunda degilsin.
    seni bulmak istiyorum.
    o zaman ben epey uzaklasiyim.
    gozden kaybolayim.
  • kayıtları ve elde edilen verileri tahrif etmek, değiştirmek.
  • konu edileni gerçek anlamından saptırmak.
  • bir savunma mekanizması. kişi yaşadığı olumsuzluğun sebebini olduğu gibi değil, işine geldiği gibi anlar ve bu şekilde değerlendirir.

    ör: dersine çalışmayıp sözlüden düşük alan bir öğrenci bunun sebebini şivesinin bozukluğuna veya fakir olduğu için giyim kuşamının iyi olmayışına bağlayabilir. ama asıl neden dersine çalışmamasıdır.

    en güzel örnekler içinse (bkz: platoniğin aşırı umut veren sıradan davranışları)