şükela:  tümü | bugün
  • dün kardeşimin bebeği için mama almaya gittiğimizde karşılaştığımız uygulama.
    mamayı alıp kasiyer'e uzattım. kasiyer alarmı söküp şeffaf kutuyu çıkardıktan sonra mamayı teslim etti. düzgün muhafaza edelim diye kutuyu da istememin üzerine diyalog şöyle devam etti:
    -kutuyu veremeyiz, yerine yerleştireceğimiz mamaya alarm takmak için bu kutular bizde kalıyor.

    *iyi de mamaya neden alarm takıyorsunuz ki?

    -efendim marketimizde en çok çalınan ürün bu. allah korkusu olmayan insanlar burdan çaldığı haram mamaları çocuğuna yediriyor. biz de buna bu şekilde engel oluyoruz (mağrur)

    neye uğradığımı şaşırdım. adamın suratına bakıp şunları söyleyebildim:

    “bakın beyefendi; bir marketten insanlar alkolden, deodoranttan, peynirden fazla bebek maması çalıyorsa sizin alarm takmayıp kendi insanlığınızdan utanmanız gerekir. bu elimdeki mama 3 aylık bir bebek için. anne sütü alamayan bir bebeğin karnını nasıl doyurabilirsiniz, bu konuda hiç fikriniz var mı? yeni doğan bir bebeğin mamasının -ailenin yoksulluk beyanıyla- bedava olması gerekirken, devletin bunu kendiliğinden karşılaması gerekirken, ateş pahasına sattığın yetmiyor bir de üstüne kilit vuruyorsun. ne yapacak peki bu insan? cebinde parası yoksa bir bebek sizin günlük ciro kaygınız yüzünden aç mı uyuyacak?
    lanet olsun sizin allah korkunuza da haram anlayışınıza da!

    edit: arkadaşlar sakin olun. bedava mama sosyal devletin görevi. carrefour'dan bunu isteyen yok. kasiyere hönkürmemdeki birinci sebep, işgüzarca kapı kulluğunu allah din pazarlaması üzerinden yapması ve aldığı asgari ücretle yarın çocuk sahibi olduğunda ve bebeği aç kaldığında gözünü kırpmadan belki de o çalıştığı marketten çalma işlemini gerçekleştireceğini bilmemden mütevellitti.
    ve tepki tabii onun şahsında kuyruktaki diğer müşteriler ve çalışanlara idi.
    ha bu arada bu olaydan benim nereye oy vereceğim çıkmasa da nereye hayatım boyunca reyimi atmadığım anlaşılmış olsa gerek!
    edit2: "asg ücretli çalışana ayar verdim" diye eleştiren arkadaşlar;
    maalesef kaderimizi çizenler işte bu empati yoksunu, ezildikçe ezilenden uzaklaşıp patroncu kralcı biatçı olanlar. sayılamayacak kadar çoklar. ona tepki verme buna ses çıkarma! ne yapacaktım, derhal şirket ceo'sunu ara ona muhatabım mı diyecektim? az mantık.
    bunların yaptığı işgüzarlıktır. alkole tak, kozmetiğe tak, ulan kedi mamasına tak! bebek maması nedir?
    göz organı ile okuyamayanlar için eksta edit: sayın mental arkadaşım, kasiyer bana "efendim kurallar böyle, benim kararım değil" dese baş üstüne. bu yavşak ne yapıyor? yargılıyor. allah din edebiyatıyla insanları hor görüyor. yapılanı görevi icabı değil, gönülden onaylıyor. aradaki farkı anlamayanlar da belli ki aynı kasiyerin sözlükçü versiyonu.

    mama alamıyorsa doğurmasaydı saçmalamasına edit: lan olum ne biçim insanlarsınız? arkadaşım çocuk doğmuş. anlatabildim mi? bir bebek hayatta ve aç. velevki babası şerefsiz anası fahişe! ama bu bebek dünyaya gelmiş durumda. cumhurbaşkanın bangır bangır haykırıyor ya meydanda en az 3 çocuk diye. ha onu bi bok sandı belki. doğarsa bakılır bir şekilde dedi çomar. ne bileyim. sonuçta bu bebek dünyaya geldi ve senin bile nasıl varsa işte onun da artık yaşama hakkı var. sen çocuğu açlıktan öldüremezsin bu noktada. yetersiz beslenmeden hasta edemezsin. onun bir suçu yok. ha istismar mı ediyor aile. ona ayrı suç duyurusunda bulun. ben zaten aile haklı demiyorum. adam belki sonradan yoksul kaldı. kaza bela geçirdi. kadın dul kaldı? tecavüz çocuğu belki. ne biliyorsun? bu bir sosyal sorunsa sen o sorunu bir bebeği aç bırakarak çözemezsin. bu kadar mal olma canım kardeşim. az düşün. daha referandumda oy vereceksin bu kafayla. hey gidi, kimlere kaldık.

    bi kere o mamayı bebeğe vermiyorlar satıyorlar editi
    o halde göz organını iyi aç da oku burayı sayın sermaye avukatı çomar;
    100 kişiden 99'u satmak için 1 tanesi gerçekten bebeği için çalıyorsa, işte benim bütün bu zırıltım o 1 çocuk için.
    ayrıca, ben market bedava dağıtsın demedim, yoksulluğunu beyan etsin devlet karşılasın, dedim. neden bu kadar saldırdığınızı dehşetle seyrettim ve her birinizden ayrı ayrı utanç duydum.
    şimdi daha şiddetle yalamaya devam edebilirsiniz karfurun uygun bulduğunuz reonlarını.
  • bebek mamasına hırsız alarmı takılıyorsa bütün bonfileye ne takılması gerektiğini düşündüren bir konu.
  • olmamış hikaye.. bir de karfura, git millete bedava bebek maması dağıt diye akıl vermiş. sen her ay maaşının yüzde onunu fakir ailelere ver desen ağlar sosyal devletin görevi o der.

    edit: olayın aslını işin içinden biri anlatmış sağolsun: (bkz: #65633294)

    duyarcı mallara da mesajım: fakir mamaya para vermesin. devlet versin (bu hepimiz vergilerimizle verelim demek). ama devlet vermiyorsa falanca bakkala "neden çalana göz yummuyorsun" diye duyar kasmak iki yüzlülüktür. ya devlete verdirteceksin ya da çok duyarlıysan önce kendin fedakarlık edeceksin. burdaki duyar, "devlet versin, devlet vermiyorsa, ben de vermeyim devlet yerine başkaları misal karfur fedakarlık yapsın" duyarı.
  • vay beee kasiyere verilen ayara bak amk!
    bebeğini aç bırakan bir hükumete hala oy vereceksin, sonra mamayi çalıyorsun diye adamlar mamaya alarm takmayacak... yok yaaa...
  • cool story bro.
    1400 liraya çalışan kasiyerin de işi gücü yok böyle detayla marketi savunacak.
  • asgari ücretli kasiyere güzel bir ders verilmiş, bravo.
  • (bkz: çocuğu veren allah rızkını da verir)
    yalnız ciddi hayal kırıklığına uğradım. böyle değil miydi ya?
    çok şaşırtıcı.
  • bir kutu hazır mama 50-60 tl olunca normaldir.

    altın mısın lan nesin?

    http://www.markafoni.com/…bzk-dvg5nk50zoaanhf8p8haq
  • yazarın bize nasıl saçmalanır'ı gösterdiği başlık.

    o kasiyer de bir emir kulu. sen bunu idrak edemeyecek bir kapasitedeyken "bakııınnn ayy nasıl ayar verdiiimm" triplerine giriyorsun ya sana da yazık. hayır gerçekten canın tartışmak ve olay çıkartmak istiyorsa gidersin bunu mağaza müdürüne veyahut daha üst mercilere iletirsin. kasiyer napsın allah aşkına biraz mantık. bak çok değil. biraz.

    edit: hayatında perakende sektörünün içinde bulunmayan bir yazarın kuyruk acısıyla üst üste editlemelerine şahit olmaktayız. bak yazar arkadaşım, stajımı yazın dünyaca ünlü marka marks&spencer'da yaptım ve fiba retail ile sürekli iletişim halindeydik. öğrendiğim bazı şeylerden birisi de şikayet emir kullarına değil üst mercilere iletilir. o dangalak aklın halen bunu algılayamıyor ve millete laf yetiştirme derdindesin gittikçe de batıyorsun. yok biatçıymış bilmem ne. laf bulamayınca böyle boş beleş laflarla oyunlar yaparsınız zaten. otur sıfır. daha da debelenme lütfen.

    edit2: aşağıda bir arkadaş beni kastetmiş. maalesef öyle kolay değil o işler. hem bu yenidoğanlara bakmak da carrefourun değil sosyal devlet olduğunu iddiaa eden ülkemizindir.