şükela:  tümü | bugün
  • robert plant'in solo albümü. "yeni solo albümü" diyemedim. kıyamadım. çünkü ilk kez plant, kendi adını verdiği albümün içini de kendi ismine yakışır şekilde doldurmayı başarmış. bundan öncekileri bu albümün tanımının bir parçası yapmaya gönlüm el vermedi adeta.

    hatta bir adım ileri gideyim, teknik olarak bir plant solo albümü de sayabileceğimiz "in through the out door" da dahil, 70'lerin sonundan beri page/plant ikilisinden birinin ortaya koyduğu en nitelikli iş bu sayılmalı.

    bunun sebebi belki de plant'in bütün o mistik enstrüman, melodi ve müzisyenlerin etkisindeki albümlerden sonra ilk kez "carry fire" ile led zeppelin dönemine göz kırpması.

    bu sene yeryüzünde kaydedilmiş en iyi albüm ünvanını sonuna kadar hak eden 49 dakikalık bir başyapıt. (4,5/5)

    1. the may queen
    2. new world...
    3. season's song
    4. dance with you tonight
    5. carving up the world again... a wall and not a fence
    6. a way with words
    7. carry fire
    8. bones of saints
    9. keep ıt hid
    10. bluebirds over the mountain
    11. heaven sent
  • *

    i sit and wait for you like so many others do
    just like they do for me, well, so ı do for you

    i carry fire for you
    here in my naked hands
    i bare my heart to you
    if you will understand

    i was a stranger here inside your promised land
    that turned me inside out and turned me upside down

    i carry fire for you
    here in my naked hands
    i bare my heart to you
    ıf you will understand

    just like, just like, just like ı scar you
    just like, just like, just like ı scar you

    i'm reaching out for you across broken days
    all through the gathering years beyond these lonely ways

    i carry fire for you
    here in my naked hands
    i bare my heart to you
    if you will understand

    just like, just like, just like ı scar you
    just like, just like, just like ı scar you
    just like, just like, just like ı scar you
    just like, just like, just like ı scar you (just)
  • çok az ilgi çekmiş robert plant şarkısı ve albümü. albümün en iyi şarkısı bu şarkı zaten ve gerçekten çok iyi olmuş, dinleyin dinletin.
    şöyle de bir bbc live versyonu var
    ki bence albüm versyonundan daha iyi olmuş.
  • 2017'nin başına gelmiş ama değeri bilinememiş en güzel şeydir bu albüm. fakat arada kaynamış, benim gibi yazarlarca geç keşfedilmiş, keşiften sonrasındaysa kendini unutturamayacak güçlü atmosferiyle hayatlarımızın değişmez bir parçası olarak robert plant'ten bir hediye olarak kabul edip bağrımıza bastığımız bir albüm olmuştur. her şarkısı müthiştir, dinleyiniz dinlettiriniz, albümün hakkını yemeyiniz.
  • yanlış hatırlamıyorsam 2017 ekim ortası gibi çıkan albümdür . ama bendeki hikayesi ise ayrıdır . hastalık geçirdiğim dönem işimden ayrılma kararı aldım çünkü tedavisi biraz uzundu velhasıl istanbul'daki ev arkadaşımla geçirdiğimiz son gece yani albümün çıktığı dönem aşırı moralsizdim ve arkadaşım birkaç bira aldı sonra ben istanbuldaki son günümde youtube da takılırken bu albümü gördüm ve uzun zaman sonra karşılaşılan sevilen arkadaşı görmüş gibi sevindim ve ikimiz dinlemeye koyulduk ve akşamın daha iyi geçmesini sağladı . bu yüzden bu albümün yeri bende ayrıdır.
  • nefretle andığım bir yıl içerisinde gün yüzü görmüş olduğunu öğrenmek karışık duygularla baş başa bıraktı. çalmaya başladığı an gözümü nemrut'ta, bir gün batımında, köyümü çocuk yaşta terk etmekte olduğum mavi dolmuşta, yoklukta, umutsuzlukta, yorgunlukta, içerisinde el sallayan yüzlerin yitip gittiği bir toz bulutunda açtırdı. çok mu arabesk, değil, çok anadolu, çok insan.

    (bkz: https://www.youtube.com/watch?v=9nnhmu0-jw8)