şükela:  tümü | bugün soru sor
  • barcelona'nin onemli turistik atraksiyonlarindan olan modernizm akiminin temsilcisi binalardan biridir. ayni cadde (passeig de gracia) uzerinde bulunan casa lleo morera ve casa amattler ile birlikte "la manzana de la discordia" olarak anilir. ispanyolca elma anlamina gelen manzananin katalan dilinde hem elma, hem de blok anlamina gelmesinden dogan bir kelime oyunu imis bu; elma ne alaka derseniz, truva savasina atifmis ve bu uc binanin, paris'in altin elmasi icin yarismasina benzetiliyormus bu binalarin rekabeti.

    neyse efeniiim, masallardan firlamisi andiran, renkli ve kaotik bu bina (gaudi'den baska turlusu beklenir miydi zaten), eski ve siradan bir binanin, tekstil ureticisi kalantor josep battlo'nun istegi uzerine elden gecirilmesiyle bugunku halini almis. gaudi her yeri yine kavisli hatlarla donatmis, mobilyalar da tasarlamis ic mekanlarda.

    binanin icini gormek, ne yazik ki anlamsizca yuksek tutulmus bir ucret odemekle mumkun (netekim bu satirlarin yazari kendisini kaz gibi hissetmemek icin istenen parayi odemeyi reddetmis ve binanin icini gezmemistir); bunun sorumlusu da binayi yakin zamanda satin alan -ve ihtiyaci varmis gibi buradan ciddi anlamda para kaldirmayi amaclayan- acgozlu chupa chups; kendilerini kiniyor, bundan sonra lolipoplarini yersem iki olsun diyorum.
  • önünde durup yukarı bakıldığında, balkonlarını kafatasına benzetebiliyor insan
  • barcelonanin en guzel binasi sozunu hilafsiz hakeden yapi. gaudi amca apartman boslugundan, hava deliklerine, camasirhanesinden, su tankina, kapilarin uzerindeki numaralara kadar ince ince dusunmus, dizayn etmis. kim ne zaman baksa farkli birsey gorecegi harika yapi.
  • çatidaki insan figürlü bacalari kaçirmamaniz önerilir.. karsi kaldirimdan kafa 45 derecelik açiyla kaldirildiginda görülebilirler.
    http://perso.magic.fr/…di/casa batlo/casa batlo.htm
  • gaudi'nin masal evi. ilhamını doğadan aldığını söyleyen gaudi, dışını bukalemuna benzettiği binanın içinde ise her türlü ayrıntıyı insanı büyüleyen bir biçimde düşünmüştür. örneğin merdivenlerdeki tutunma yerleri elin tutunma şekline göre kavislidir, tavanların şekli su damlalarından esinlenilmiştir, ışığın en güzel şekilde kullanılması için apartman boşluğundaki parkelerin rengi açıktan koyuya doğru yükselir. gaudi evle beraber bütün mobilyalarını da tasarlamıştır. camları ve bütün yapısı ışık temel alınarak yapılmış olan binanın terası muhteşemdir.
  • (bkz: la pedrera)
  • sanki denizin içidir casa batllo. merdivenler balığın sırtını, kapı kolları denizatlarını, tavan süslemeleri deniz tepeciklerini simgeler. ayrıca bu eve dokunmak insana bir his verir. duvarlarında elleri gezdirmek, suyun sesini duymak. bakıldığında insan yüzüyor gibi olur camların arasında. ayrıca bir şöminesi vardır ki baldan tatlıdır zira sanki denizin içindeki bir mağarada denizkızlarının deniz prensleriyle sevişmesi için tasarlanmış bu kovuğa ancak iki kişi sarıldığında sığabilmektedir. çamaşırların aralıkta nasıl kuruyacağını bile düşünmüş olan gaudi, öyle bir esinti sokmuştur ki evin içine ve öyle bir ışık, dalgalar gün ışığıyla sevişir.
  • butun odalari bir sekilde dogal gun isigi alan casa batllo'nun bir ozelligi de icerideki havalandirma sistemidir. bircok yerde ahsap kullanilarak elle ayarlanabilen havalandirma gecisleri vardir.
  • gaudinin eserlerinden biri, kanımca en etkileyicisi. içine girildiği andan itibaren , kıvrımlarıyla, yüzeyler arasındaki yumuşak geçişleriyle, muhteşem sarmal şeklindeki tavanıyla insanı alışık olduğu dünyadan ve "mekan" kavramından koparan, her bölmesinde yaratıcı sürprizler barındıran yapı. merdiven boşluğu mavi seramiklerle kaplanmış ve bir deniz hissi verilmek istenmiştir. mantar şeklindeki şöminesi, azami aydınlatma şağlayan sürgülü pencere sistemi, cam boyamaları, yüzeylerin geleneksel dikey geçişlerden farklı olarak yuvarlak geçişlerle birleştirilmiş olmasının zorunlu kıldığı kırık seramik ve cam parçalarından yapılmış kaplamalar binanın güzelliklerinden sadece birkaçıdır. yapının passeig de graçiaya bakan ön yüzünün kaplamasında monetnin waterliliesadlı eserinden esinlenilmiştir.
  • brazzaville'in o nefis tadini, gaudimsi notalarda aldigimiz sahane bir sarki. casa batllo'nun kendisi gibi biraz ruyavari bir tat - yani her sey bir tuhaf ama yine de mantikli geliyor.

    boyle soz yazarinin alnindan opmek gerekir diyerek:

    she smelled like a thunderstorm
    when i met her
    down in the tenderloin
    sipping tea
    vicodin pills, some scotch
    and a sweater
    soon i was feeling
    back on my feet

    she lived in a little shack
    by the water
    the sound of the ships
    would lull us to sleep
    a couple of sloths the world
    had forgotten
    with nothing but youth
    & faraway dreams

    after the saints fly home
    solomon resting in his tomb
    paperbacks on a train
    sugarcane fields
    all wet with rain

    hurricane lanterns glow
    after the rain the boats are slow
    i’d rather be left behind
    nothing’s as pure as an empty mind