şükela:  tümü | bugün
  • jacques becker filmi, 1952 yapımı. başrolde yakışıklı serge reggiani ve altın kafa simone signoret oynuyor. paris merkezli yerel bir gang'in içersinde takılan özgür marie'nin(signoret) marangoz manda(regginani) ile aşka düşmesine müteakip gang'in içersinde ayyuka çıkan hatun merkezli aksiyon filmin konusu oluyor.

    malüm becker renoir tedrisatından geçmiş, şiirsel gerçekçiliğin mayasıyla yoğrulmuş bir yönetmen. casque d'or'da da bu etkileşim hissediliyor. 1900'lerin başında geçen bu kostümlü dramada zor aşkın melankolisini, suça bulaşmış erkekler ile onların özgür kadınları paylaşıyor. kargaşa da bu aidiyete tabi özgürlüğün çelişkisinden doğuyor. kendilerinin olduklarını düşündükleri kadınların elinde oyuncağa dönüp de birbirlerini kırıyorlar gangstalar zira. bi nevi sahip olduklarının sana sahip olması durumu ama bi fight club değil tabi. dönem filmi, kostümlü drama olduğunu belirtmiştik, işin uzmanlarına göre de hikayenin geçtiği dönemi kusursuz ve en ince detaylarına kadar filme aktarmış becker. izlerken bu bütünlük hissediliyor, atmosfer ve sanat yönetimi hiç bir sarkmaya izin vermiyor zaten. becker oyuncularımın o elbiseleri giymiş gibi yapmalarını değil, o elbiseleri giymelerini, o dönemi yaşamalarını istedim demiş, pala manda'nın marie'yi dansa kaldırdığı sekansı görüp de senin çocuklar halletmiş olayı dedik biz de kendisine.

    trivial gidelim, hikaye gerçek bir olaydan alıntı imiş ve hatta olayın kahramanı casque d’or et les apaches diye bir oyunda kendini oynamış. buradan öğreniyoruz ki zamanında bu ganglara apaçi deniyormuş paris'te, o da ilginç geldi. merkez dışındaki her kitle bir gün apaçi olmayı tadacak sanırım. garip. film, vakti zamanında fransa'da pek ilgi görmemiş ama iyi filmden anlayan koca bi sinefil ordusunun yönettiği cahiers du cinema marifetiyle hakettiği yeri bulmuş. zati becker'ın da en sevdiği işlerindenmiş.
  • nina simone'un soyismini aldığı simone signoret'in ne kadar güzel bir kadın olduğunu görmemi sağlayan film.

    (bkz: femme fatale)