şükela:  tümü | bugün
  • skunk anansie bascisi.

    yuzyillar sonra gelen edit: adam inanilmazmis lan! tonlar, fill'ler hersey sahane.
  • (bkz: mama cass)
  • londra dogumlu fakat asil cikisi sydney de yakalamis prog house/ tech house / breaks soundlarini birlestiren dj ve producer..
    yakin arkadasi slide (pete martin) ile cass&slide adi altinda cok basarili produksiyonlara imza atmistir..
    lee burridge ve pete martin le beraber kurduklari fire recordings dans muzik camiasinda onemli bir yere sahip olmustur..
    turk producer yunus guvenen i ilk kesfeden ve fire recordings den ilk plagini release etmesini saglayan kisi cass dir.. 2002 yili
    sonunda kendi labeli sabotage i kurmak icin fire dan ayrilmis ve sabotage ile yeniden dans muzik camiasinda onemli bir yer edinmistir.. bircok farkli label dan cikardigi calismalariyla da her zaman muzik piyasasinin onde gelen isimlerinden biri olmustur.
  • kasabanın en güzel kızı...
  • -cargo accounts settlement system- ibaresinin kısaltılmışı.
    havayolu kargo taşımacılığında, acenteler ve havayollarının hesaplaşmasında kullanılan iata nın hazırladığı sistem.
    bu sistemde havayolları taşıdıkları her kargonun bedelini, o taşımayı havayolu için satmış acenteye, dönemler halinde cass aracılığıyla bildirirler. acenteler ödeme zamanı geldiğinde tüm havayollarına olan toplam borcunu bir havuz hesabına yatırır. paralar bu hesaptan alacaklı havayollarına ayrı ayrı dağıtılır.

    her iki taraf için de çok kullanışlıdır. yolcu taşımacılığında kullanımı için (bkz: bsp)
  • guney kore de uretilen bir bira markasi.http://www.cassbeer.com/
  • cass pennant'in -ki kendisi azili bir holigan- hayatini anlatan film
    29 aralik 2008'de dvdsinin cikacagi bilgisi bizlere salik verilior
    jon s. baird -filmin yönetmeni- film icin buyuruyor ki:
    "bizler; dünyanin 'en ünsüz futbol holigani'nin, nasil olup da 'en fazla satan yazarlardan biri'ne dönüstügünün, büyüleyici hikayesini sunuyoruz."
    (bkz: http://www.cassmovie.co.uk/)
  • green street hooligans'tan çok farklı, football factory ile benzer, sonlara doğru kendi yoluna giren bir film. filmin başlarında football factory'de de olan korkudan altına ettirme sahnesi bile var keza. green street hooligans'ın bower'ı leo gregory aynı hareketler, aynı fırlamalıkla karşımızda. türkçe altyazısı henüz olmadığından kullanılan argoyu kavramak biraz zor, diğer iki film bu konuda yanına bile yaklaşamaz.

    restoran sahnesinde verilen siparişler ilginç. ingilizler hakikaten rakı(uzo) söyleyip yanında da billur ister mi acaba ?

    iki de alıntı yapalım:

    the papers called us "les thugs nouveaux", and west ham's inter city firm being full of lads from east london and essex were more nouveaux than anyone. it wasnt only us cockneys, either. aberdeen soccer casuals, middlesbrough's frontline, cardiff's soul crew and the portsmouth 6.67, from the far north to deep south, armies of young men were battleing on the streets, in the pubs and on the terraces, all in the name of their religion, their football clubs."

    "as the 1980s were on their way out, so was mrs. thatcher. the old girl got her wish, though, and football hooliganism as we'd known it, had become a thing in the past, thanks to her, but more probably due to the ecstasy era. who wanted to fight eachother with an e inside 'em, anyway ? you were more likely to get a hug than a club at a football match"
  • "kufur ve argo içerir" uyarısıyla izleyip edilen her kufurun çeviride yazılmamış olmasına rağmen diyalogların yuzde seksenbeşini oluşturmasıyla gına gelmiş bir film.

    bir futbol holiganı yediği ve attığı yumrukları yazarak kitabı çok satan bir yazara donuşuyor ve zenci argosu öğreniyorsunuz. fakat filmin en tatlı kısmı yaşanmış gerçeklerden yansıtılmış olması itibariyle doll chambers adlı beyaz bir kadının yetimhaneden zenci bir çocuğu alıp muthiş bir cesaret ve şefkatle buyutmuş olması. çocuk atom muhendisi değil, holigan efsanesi oldu diye de kendini yırtmıyor. film zaten bu kadının anısına ithaf edilmiş. ben de anısı karşısında saygıyla eğiliyorum doll teyzenin.
  • (bkz: castiel)