şükela:  tümü | bugün
  • 15. ve 16. yüzyıllarda roman katolik kilisesinin baslattigi dehşetengiz bir uygulama. castrato italyanca "hadım edilmiş" demek, netekim yaptıkları da bu. fakir, güzel sesli erkek çocukları alıyor, onlara son derece kaliteli bir müzik eğitimi veriyor, ardından ergenliğe ulaşmalarından önce hadım ediyorlar. biyolojik nedenlerle sesi değişime uğramıyor ve böyle erkekle kadın arası tuhaf bir sese sahip oluyor çocuk. o dönemler bu tarz bir ses aşırı revaçtaymış (gerçi günümüzde de micheal jackson, david bowie, boy george gibi cinsiyetle cinsiyetsizliğin sınırında dolaşan sesler rağbet görüyor ya).. bu uygulama 20. yüzyılın başında kaldırıldı. ama sanırım vatikan'da hala devam ediyormuş. tüm zamanların en ünlü castrato'su ise hiç şüphesiz farinelli'dir...
  • klasik müzikte, castrato sanatçıların, sadece ses rengi olarak değil, etik açıdan da diğer sanatçılardan farklılaşan yanları vardır. günümüzde, emprovizasyon sözcüğüyle ifade edilen, bir müzik terimi olarak "da capo" olarak adlandırabileceğimiz bir teknikle seslendirirlerdi ariaları. da capo, bir aryanın, en ideal şekliyle bir kez seslendirilmesi, eğer yeniden seslendiriliyorsa da ilk seslendirildiği sözlere ve tonaliteye bağlı kalınmaksızın yorumlanması anlamını taşıyordu. farinelli, yani tarihin kaydettiği adıyla carlo broschi, cafarelli, porporino gibi sanatçılar, bu emprovizasyon yeteneğine sahiptiler.
  • (bkz: kastrasyon)
  • bu işi gonullu olarak yapıp yapmadıkları bilinmemekletir.

    ancak bilinen son castrado opera sanatcısı alessandro moreschi olup, current 93 grubu 1995 yapımı ''where the long shadows falls'' sarkısında moreschi'nin kayıt sonrası gramafonda unutulmus kayıt silindirindeki sesin(1901) uzerine yapmıstır. backgrounddan gelen ses moreschi'nin sesidir.
  • bu ses türüne kontrtenor adı verilmektedir...
  • (bkz: atto melani)
  • "boğazında ölümün var, artık şarkı söyleme" diyerek, carlo broschi'yi uyarıp ölüme atlayan çırılçıplak bir erkek çocuğunun haykırışıyla açılır farinelli'nin hayatını anlatan farinelli il castrato. ölürken bacak arasını kavrayan bu küçüğün vazgeçiş nedeni, sesinin büyüsü bozulmasın diye yapılan kastrate'dir.
    eskiden katolik kilisesi'nce kadınların tiyatral performans sergilemelerinin yasaklamasının sonucu, kilise korolarında soprano ihtiyacını karşılamak üzere bazı çocuklar kastrate edilerek gelecekte prima donna olacak şarkıcılara dönüştürülürdü. ilerleyen yüzyıllarda bazı kastrate sanatçılar superstarlar haline gelip büyük ücretler karşılığında sahneye çıkmışlardır. sistin şapel'in sopranosu son hadım şarkıcı alessandro moreschi'den sonra kastrasyon yinelenmez. yine de insan bugün ugo farell'in semavi sesini dinlerken bu gerçeğe inanmakta zorlanır...
  • elde etmek için 18. yüzyılda, bazı dönemler yılda 4000 çocuğun hadım edilip başarı oranının % 1'de kaldığı rivayet edilen ses sanatkarlığı müessesesi.
  • günümüzde cerrahi olarak hadım edilmeseler de hormonal nedenlerle (testosteron eksikliği) ses telleri gelişmemiş opera sanatçıları bu kategoriye sokulabilir. radu marian en ünlüsüdür. bir de michael maniaci vardır ki kendisi hormonal bir bozukluğa da sahip olmamakla birlikte sadece ses telleri bir nedenden gelişmemiştir. bu sebeple doğal bir male soprano olarak adlandırılabilir. radu marian'ın ses tonu bir kadını andırsa da maniaci'nin sopranosu çok daha farklı bir tona sahiptir ve bazı uzmanlar tarafından eski ünlü castrato tonuna en yakın ses olarak nitelendirilmektedir. bu kişiler kontretenorlar gibi soprano notaları falsetto söylemezler, asıl ses aralıkları sopranodur.
  • güzel ve güçlü sesli erkek çocuklarına müzik eğitimi verdikten sonra 9 yaşında hadım eden zihniyet. çocuk hadım olduktan sonra, erkeklik hormonu yoksunluğu sesinin kalınlaşmasını engelliyor ve tıpkı bir soprano gibi güçlü ve yüksek seslere ulaşabiliyor.

    akabinde çocuğun gelişmesiyle diyaframı daha da kuvvetli hale geliyor ve olduğundan daha ileri bir düzeyde, müzikal orgazm yaşatacak biçimde performans elde edebiliniyor. fakat ilginç olan şey, castrato uygulamasına maruz kalan kişiler, o zamanın koşullarında çok büyük üne ve rağbete kavuşmuş sanatçılardır. mesela, farinelli bütün kadınların şehvetle baktığı bir ikon olmasının yanı sıra, cinsel aktivitesini de sağlıkla yerine getirerek, dönemin ünlü bir figürü haline gelmiştir.