şükela:  tümü | bugün
  • yemekleri yerken saplayip agiza goturmek ichin kullanilan alet.. bir nevi 5 uclu mizrak gibi bi$ii..
  • bicak in samimi
    arkadasi genelde hep beraber
    takilirlar
  • ben lisedeyken (bkz: eminonu)'de 2'lileri vardı karşıya karaköye gecince 3 lülerini satarlardı.paylaşılcak arkadas sayısına göre secim yapardık :)
  • bisikletlerde on lastigi tutmaya yarayan ve orta govdeye kadar uzanan bolum.
  • $ekli itibariyle (bkz: got catali) ve (bkz: kic catali) deyi$lerine konu olan alet.
  • i. pastane işi bir kurabiye türü. pastanelerde genellikle 2 adet 10 cm'lik silindirik hamur parçası uçlarından birbirine yapıştırılarak bir oval elde edilir. bu ovalin uçları bütünlük oluştursun diye içe doğru daha çok bükülerek sert bir görünüm kazandırılır. fırına verilince hamur uçlarda kıtır kıtır olur. fırın işi çatallarda ise 3 tane silindirik hamur kullanılır. pastane işi olmayan çatallar daha leziz olur bazen. örneğin köşedeki bankanın önündeki seyyar tezgahtaki amcamın çatalları o kadar güzel olur ki kimse gidip hemen yandaki pastaneden birşey almaz. bütün bankacılar güzel giyimli beyler, alımlı bayanlar heppi birden bu fırın işi çatala hücum ederler. hele ki sabah bir de çay varsa yanında yime de yanında yat türünden bi besleyicidir bu.

    ii. yemek yerken kullanılan , uçu sivri 3-4 ince metal parçasından oluşan , saplı bir alet. araplar kullanmaz. onlar elle yirler. firenk icadı bişedir bu çatal.
  • adini bilmedigin icin sundan istiyorum demek sureti ile bir sure yedikten sonra, akilli bir simitci delikanlinin catal mi abla demesi ile ismini koyabildigim*, ozellikle az pismis / acik renklilerinin kendine ozgu, cok hos* bir dokusu olan*, istanbul simitcilerine ozgu bir varlik*...
  • kuşkusuz çatal bizans icadı bir alettir. tüccarlar sayesinde ve bir de rönesans döneminde bu buluş bütün avrupaya yayılmış, oradan da dünyaya...
  • jinekologların sık sık kullandığı muayene masası.