şükela:  tümü | bugün
  • lacrimaanım'ın ve sayın lowlife'ın verdiği bilgilere ek olarak, bir "catch 22" durumu örneği vermenin faydalı olacağını düşünüyorum:
    ikametgah senedi çıkarabilmeniz için muhtarınıza nüfus kağıdınızı göstermeniz gerekir, ama nüfu kağıdınızı kaybetmişsinizdir, o yüzden nüfus memurluğuna gidersiniz, memur sizden ikametgah senedi ister. siz de bunun üzerine "fakat bu bir catch 22 durumu" dersiniz. olay tatlıya bağlanır.
  • atilgan muhabir: "you wrote catch 22, and then never wrote anything that matched its success..."
    joseph heller: "did anyone?"
  • amerika'da kült olmus; basligiyla ingiliz diline içinden çikilmasi mantiksal açindan imkansiz bir durumu tanimlamak için kullanilan "catch 22" deyimini hediye etmis dahiyane roman. joseph heller(ki 99 araliginda öldü bu adam) 2. dünya savasi'nin kapanis aylarinda italya yakinlarindaki uydurma bir adada konuslandirilmis bir askeri birlikte yasananlari; savasin, yöneten zihniyetlerin, bürokrasinin saçmaliklarini, hatta patalojilerini yossarian adindaki anti-kahramanin gözünden anlatiyor. trajikomik. amerika'da özellikle vietnam savasi'nin gençler arasinda uyandirdigi infial sonrasi savas karsiti gösterilerde bu gençler üzerlerine "i am yossarian" yazan rozetler takarlarmis..
    okuyun, okutun derim ben.
  • catch 22nun asıl ikinci dunya savasi sırasında çıktığı söylenir:

    o dönemin uçaklarında, burundaki silahi kullanan ayrı bir asker vardır. bu askerlerin zamanla, gerek yaptıkları işin vahşetinden dolayı, gerek yaşadıkları korkudan dolayı psikolojileri bozulmaktadır. psikolojisinin bozuk oldugu kanıtlayan asker terhis oldugundan dolayı, birçok asker, ordu yönetimine basvurup, psikolojilerin bozuldugunu ve ayrılmak istediklerini soylerler. ancak ordu asker ihtiyacı fazla oldugu icin, boyle bir sebepten askerlerini kaybetmek istemez:

    -eğer psikolojinizin bozulduğunu, kafayı yediğinizi idrak edebiliyorsanız, bu sizin akıl sağlığınızın ve muhakeme gücününüzün hala yerinde olduğunu gosterir

    seklinde cevap verir, bu askerler icinde hiçbir çıkış yolu yoktur yani bu olay bir catch 22dur.
  • bu durum icin klasik ornek, bir ise girmeniz icin tecrube sahibi olmaniz gerekir ama tecrube sahibi olmak icin de o isi daha once yapmis olmaniz gerekmektedir.
  • insanların mutlu olmaları için sadece karınlarının doyması yetmez. ama insanlar bunu ancak karınları doyduğunda farkederler.
  • catch 22 şöyle bir durumdur. eğer pilot uçmamak isterse akıl sağlığı yerindedir, dolayısıyla uçmak zorundadır. uçmayı kabul eden pilotlar uçtukları için delidir. görevden alınmaları için doktora gelip deli olduklarını söylemeleri yeterli olacaktır, ama gelip uçmak istemediklerini söylerlerse, akıl sağlıklarının yerinde olduğu yönünde rapor alacaklardır, çünkü akıllı adamlar o uçağa binmek istemeyeceklerdir.

    catch 22 olağanüstü bir kitap. okumamış olanlar varsa okusunlar. spoiler vermeden biraz anlatmaya çalışayım. kitap kronolojik olarak ilerlemez, sürekli flashbacklerle kafa karıştırabilir. neyse, olaylar italya yakınlarındaki pianosa adasında geçmektedir. bir grup a.b.d. ordusu pilotu ve subayın yaşadıkları anlatılıyor. kitabın kahramanı yossarian evine dönebilmek için komutanın belirlediği uçuş sayısını doldurmaya çalışır. yossarian her yaklaştığında, komutan görev sayısını artırmaktadır. yossarian da belirli aralıklarla sağlık durumunu bahane ederek hastaneye kapatır kendini.

    başlangıçta kitap bir komedi olarak başlasa da, olaylar sürrealdir, herşeyin arkasında bir mesaj vardır. herşey akla ve mantığa aykırıdır, öyle ki özellikle sonlara doğru bazen kabullenmekte zorlanabiliyorsunuz. kaybetme ve acı çekme temaları iyice kaplıyor. sonu ise tam anlamıyla tüyler üpertici. bir anda herşeyin sebebi anlaşılıyor.

    bir fahişe'ye kendini kaptıran nately'si, o fahişeyle gıcığına birlikte olan captain black'i, yanaklarına elma saklayan orr'u, zatüre'den öleceğini söyleyen ve sonunda ölen chief'i, paragöz milo'su, uykusunda çığlık atan hungry joe'su, major major major major'ı, yossarian'ın hayatını sürekli tehlike'ye atan arfy'si, kavgacı generalleri, yossarian'ın madalya törenine çıplak katılması, milo'nun mısır'da isveç'e uzanan ticaret ağı, m&m enterprises'in kampı bombalaması, bologna saldırısı ve en önemlisi yossarian'ın yanlış yarayı tedavi etmesiyle, hem güldürücü hem de psikolojik açıdan zorlayıcı bir şaheserdir catch 22.
  • --- spoiler ---

    "hayır yerleştiremem"
    "anlaşıldı şimdi. yani bir yolu yordamı mı var bu işin?"
    "elbette var"diye karşılık verdi doktor daneeka. "madde 22. savaşçı statüsünden ayrılmak isteyen herkes deli değildir ki"
    evet sadece bir tek kural vardı: madde 22. bu maddeye göre, aklı başında bir insanın yapması gereken tek şey, gerçek ve yakın tehlikeler karşısında, kendi güvenliğiyle yakından ilgilenmesiydi. orr deliydi, şu halde, yer görevine yerleştirilebilirdi. bir tek şey yapması gerekiyordu: böyle bir istekte bulunmak. böyle bir istekte bulunduğu an, deliliği geçmiş olacak, dolayısıyla görev uçuşuna çıkması gerekecekti. orr daha sık görev uçuşuna çıktığı taktirde deli, çıkmadığı takdirde akıllı olacaktı. ama akıllıysa uçuşa çıkmak zorundaydı. eğer uçuyorsa deliydi ve uçmak zorunda değildi. ama uçmak istemiyorsa akıllıydı ve uçmalıydı. madde 22'nin akıllara durgunluk verecek kadar basit bir madde olması karşısında yossarian afallamıştı. uzunca bir ıslık öttürdü.
    "bu madde 22 amma da esaslı bir maddeymiş" dedi.
    "haklısın en iyi maddedir" diyerek onayladı doktor daneeka.
    --- spoiler ---
  • foucault sarkacı , bölüm 63...

    -bu balık sana neyi anımsatıyor?

    -başka balıkları.

    -peki başka balıklar sana neyi anımsatıyor?

    -başka balıkları.
  • ikinci dünya savası üzerine daha doğrusu savas üzerine yapılmıs en komik filmlerden. her ne kadar top secret kadar olmasa da güldüren, düsündüren sahneleriyle mutlaka izlenmeli. hele filmin sonlarına doğru para karşılığı kendi üslerini bombaladıkları bir sahne var ki, beni m&m tahvilleri almaya itmiştir 50 sene geçmiş olmasına rağmen.

    --- spoiler ---
    - kızları nereye götürdüler? onları tutukladılar mı?
    - bilmiyorum. içeri girip onları aldılar.
    - bir nedenleri olmalı. onları öylece götüremezler.
    - neden yok.
    - hangi hakla?
    - madde-22.
    - ne? ne dedin?
    - madde-22.
    - madde-22 olduğunu nereden biliyorsun?
    - kızlar ''bizi niye götürüyorsunuz?'' dedi.
    - adamlar ''madde-22.'' dediler.
    - kızlar ''buna ne hakkınız var?''dediler.
    - adamlar ''madde-22 dediler.''
    - ve sürekli olarak
    - ''madde-22, madde 22 dediler-22.''
    - ne anlama geliyor?
    - sana göstermediler mi?
    - bize göstermeleri gerekmez.
    - kim demiş?
    - yasalar öyle demiş.
    - hangi yasa?
    - madde-22.
    --- spoiler ---