şükela:  tümü | bugün
  • ing. yayin baligi.
  • sundance'ın bu seneki en popüler filmlerinden olan bir belgesel. new york'lu fotoğrafçı nev schulman, kardeşi ariel ve arkadaşları henry joost'la birlikte, nev'in bir fotoğrafının resmini çizip ona gönderen sekiz yaşındaki michigan'lı bir kız ve ailesiyle ilgili bir belgesel çekmeye karar verirler. bu arada nev, küçük kızın ailesiyle de facebook'ta arkadaş olur, ayrıca kızın ablasına yazmaya da başlar. ta ki olaylar hiç beklemedikleri şekilde gelişmeye başlayana kadar.

    festival kitapçığı yazısı gibi oldu la.

    ilgili yazı: http://www.theauteurs.com/notebook/posts/1435
  • tag-line'ında “ne yaparsanız yapın, bu filmin ikinci yarısı hakkında konuşmayın.” sözü ile merakları üzerine çeken bir film.

    http://www.otekisinema.com/catfish-2010/
  • son günlerde izlediğim en güzel filmlerden. filmi 3 bölümde ele alabiliriz. tam bir giriş gelişme sonuç trio'su. ancak öyle bildiğiniz gibi klişe değil. izleyen anlar ancak.
    two thumbs up
  • --- spoiler ---

    ceyhun eriş'in oynadığı bir umut sarıkaya tipi mutsuzluğu.

    devamı için:
    http://www.iamrogue.com/catfish

    --- spoiler ---
  • film yorumcusu olsaydlm sadece vaouvvv derdim bu film icin

    hala uzgunc mu ic isitan ml karar veremedim ama izlenmesi gerektigi konusunda hemfikirim

    izleyin iste
  • icimi burkmus, social network bunyemde ne denli bir etkisiz elaman rolu oynadiysa film de bir o kadar etkilemis, icimde birseyleri yerinden oynatmistir.

    --- spoiler ---

    angela ve kocasi filmin basinda cool olarak lanse edilen butun facebook karakterlerinden daha enteresan ve renkliler, facebooka sigamayacak, sade facebookla anlasilamayacak cinsten. fiziksel guzellik ve populerlik pesinde oladursun herkes ben bu ikisine bayildim.

    --- spoiler ---
  • filmin ilk yarim saati inanilmaz akici; sonrasinda da keske bir gerilim filmine baglansa hayatimin filmleri arasina rahatca girebilir gibiydi. ha tam bir documentary olmus su haliyle. onu da belirtmeli.
    dogma filmlerine zaten kolay tav olan biriyseniz bu filmi de yer yer yaninda da yatarsiniz. ha gerilim/korku filmi hastasi biri olarak su ambardaki goruntulerden baslayarak gerilim, slasher tarzina baglansaydi iste o zmn ön numara olurdu film. biraz hayal kirikligi oldu sonlari ama sosyal medya documentary'si olarak da gayet mantikli giris-gelisme-sonuc olmus. hakkini yemeyelim.
  • bir nevi black mirror. soft version.
  • tam bir "karşımızdakini ancak onun bize kendisini anlattığı kadar tanıyabiliriz" örneği.

    --- spoiler ---

    sexting geçmişini okurken onlarla birlikte kopmaktan kendimi alamadım.. aslında kendi yarattığımız dünyada ne kadar kolay kaybolabileceğimizi tüm çıplaklığı ile ortaya koymaya yeter bir sahne.

    "- ı didn't want to lose the friendship, no matter what ... but then ı thought ... ıf ı'm lying it's not really a friendship anyway..."

    --- spoiler ---

    "they used to tank cod from alaska all the way to china. they'd keep them in vats in the ship. by the time the codfish reached china, the flesh was mush and tasteless. so this guy came up with the idea that if you put these cods in these big vats, put some catfish in with them and the catfish will keep the cod agile. and there are those people who are catfish in life. and they keep you on your toes. they keep you guessing, they keep you thinking, they keep you fresh. and ı thank god for the catfish because we would be droll, boring and dull if we didn't have somebody nipping at our fin."

    bir procrastination seansı keşfi..