şükela:  tümü | bugün soru sor
  • salinger'in tek romanı. ilk olarak piyasaya 'gönülçelen' olarak girmiştir. daha sonrasında küfürden arındırılarak sansürlenen kitap tüm dünyada ailelere en çok okutulan kitap olma başarısını göstermiştir. bir çocuğun çerçevesinden dünyayı algılayış biçimi anlatılıyor. abd'de okullarda en çok okutulan ikinci kitap olma özelliğinin yanında ülkemizde de okullarda oldukça popüler.
  • (bkz: holden caulfield)

    kendimi bazen bu çocuk gibi hissediyorum sözlük. sanki çocukluğuma takılı kalmışım. sözlükteki entrylerime baktım da hep çocukluğumla alakalı. halbuki özlenecek şey de yok çocukluğum bok gibiydi.

    tanım: çocukları büyümekten kurtarma hayali kuran genci anlatan roman.
  • evet, okumakta geç kaldığım bir kitap ve yine evet, okumadan önce hakkında her yerde övgüyle bahsedildiğinden beklentim yüksek başlamıştım. ilk 20 sayfayı sıkılarak okudum ve dilini oldukça basit buldum. sebebi tabii ki öncesinde okuduğum yorumlardı.

    kitap yorumumun devamı ve kitaba dair detaylar için;

    https://www.instagram.com/p/bbaahwbfk_l/
  • tam bir ergen ağzı ile yazılmış ve bana hayli sempatik gelen bir kitap(bilirsiniz, lanet bir ergeni kimse sevmez, ben de kendimi sevmezdim:). tam da bu dille yazıldığı için haliyle pek edebi sayılmaz; ama eğlenceli. insan okurken kafada bir yandan "oku+askere git+işe gir+evlen+ev&araba al+çocuk yap+geberip git" sesleri yankılanmıyor değil hani. bir yandan okul sıralarının başıboş kafasına, içindeki özgür çocuğa dönmek istiyor; fakat bir yandan da o kafanın bir daha asla gelmeyeceğini biliyor.

    dobra adamdır holden caulfield. öyle yalan dolan, şekil şukul sevmez. ergendir, isyankardır, sınavı/dersi sevmez ama kafası çalışır. hiçbir şeyi yoksa edebi tarafı vardır. hayatı sorgular. kompozisyon yazar, kitap sever ki bunlar da bir ergene yeter. ne demiş bakınız:

    “...herhalde çoğu, sersem heriflerle evlenecek diyordunuz. hep o lanet arabalarının mil başına kaç litre benzin yaktığından bahseden herifler… çok ters herifler. çok sıkıcı herifler. hiç kitap okumayan herifler.”

    şöyle bir düşündüm de günümüzün gençliğine bakınca o da yok çoğunda. cehalet mutluluk kafası hakim, ruhu besleyen hobiler yerine tüketim üzerine, magazin üzerine, y.rak kürek işler üzerine kurulu zevkler. değil gençler, içerisinde bulunduğum koskoca mühendisler ordusunda da yığınlar var böyle maalesef. ülkenin en nitelikli/eğitimli kesiminden olmalarına rağmen içerisinde edebiyatın, sanatın, felsefenin pek olmadığı yavan muhabbetler. kim ne kadar kazanmış, ne almış, neye binmiş, kimi zitmiş, ne giymiş , ne tüketmiş de ne tüketmiş...

    dolayısıyla sözde seçilmiş/ayrıcalıklı zümrelerin de pek bir olayı yok anlayacağımız. kendim de dahil pek bir bok değiliz yani. kazandığımızla, bindiğimizle adam olmuyoruz. holden haklı. aferin holden. ama bizim suçumuz da yok holden. ya müyendis ol, ya dohtor ol , avukat ol, memur ol, hayatını kurtar dediler. test çözdürdüler, at gibi koşturdular. seçme şansı pek bırakmadılar. bok vardı çünkü. para kazandık, ev aldık ve götümüz tavana değdi.

    o değil de ben de şöyle bi 15 sene geriye gidebilsem ne güzel olurmuş be holden. koçum benim.
  • ''bazı şeyler olduğu gibi kalmalı. elinizde olsa da, onları büyük cam vitrinlere koyup oldukları gibi kalmalarını sağlayabilseniz. biliyorum olanaksız bir şey bu, ama yine de pek fena olmazdı.''