şükela:  tümü | bugün
  • let the customer beware...
    prensibi
  • satıcının garantisini taşımaz bu mallar.
  • alıcının ticarete konu malın kusurlu olup olmadığını almadan önce incelemesi gerektiğini, kusurlu malı alması durumunda sorumluluğun başına kalacağını belirten terimdir. bir nevi "alırken dikkat etseydin kardeşim!" durumudur
  • adi -haliyle- roma'dan gelse de, caveat emptor kavrami ilk kez hammurabi kanunlari ile ortaya cikmi$tir.

    o donemde* pazardan alinan mallarda bir terslik cikmasi durumunda mal iadesi yerine -para da daha bin yil kadar* kullanimda olamayacagindan- kan dokulen kavgalar cikar, genelde de gorece kalabalik tacirler, aldigi mal bozuk cikan ki$iyi oldururlerdi.

    dolayisiyla, caveat emptor kavrami, tuketicinin aldiginin nasil bir mal olduguna iyi bakmasini, eger bir terslik cikarsa verdigi tavugun, kazin, unun, misirin bir daha asla geri gelmeyecegini belirtir.

    yirmibirinci yuzyil penceresinden son derece tuketici du$mani olarak gorulse bile, aslinda tuketicinin hayatta kalmasini sagladigi ve onu uyanikliga te$vik ettigi icin aslinda tuketicinin tarafini tutan bir kavramdir.
  • (bkz: as is)
  • ubuntuda winetricks üzerinden .net framework 3 yüklemeye çalışırken karşıma çıkan hata mesajında yazan şey. "bak yüklüyorum ama düzgün çalışmayabilir benden söylemesi" demiş. canım.
  • alıcının alışveriş işlemi bağlanmadan malı kontrol etme sorumluluğuna işaret eden latince bir deyim. daha genel olarak ihtirazi kayıtlar için kullanılır.

    alexander moseley için caveat emptor:
    "farklı düşünceler insanları sarsabilir; bu yüzden başkalarının felsefelerinin üzerine yumuşak biçimde gidin -tabii onlar size kendi felsefelerini dayatmaya kalkmıyorsa!"
  • hayatın kuralıdır.bir seçim yaparsınız,ardından bedelini ödeme süreci başlar.