şükela:  tümü | bugün
  • usulca geldin usulca gitti hiç ve gözyüzü adlı şiir kitaplarıyla kadıköy sokaklarından doğan hayatının diğer hayatlara kafa tutan ifadesi ile aslında tüm aykırılıklara selam duran ve şimdi olduğu yerden yaşama dair tutkusunu anlatan şairdir.

    şair engin turgut 'un kendisine dair cümleleri onu ve dizelerini daha da yakından anlatır:

    ".....yağmuru da örgütler bu şair. ne hayatın, ne aşkın, ne de umudun yazıklanmasına ve yalnız yağan bir tek gözyaşına bile izin vermez. ağaçların önünde nöbet tutan bir obua sesidir sanatı.

    o benim için gerçek bir şairdir. çok üzülürse latin, laterna çalan bir mızıka sesidir de! mızıkçıları hiç sevmez. hayata yanlış akor basanlardan da nefret etmez. gıcık olur, isyan eder, taviz vermez, o iyi şiir yazmasının ötesinde bir obua sanatçısıdır. insanlık nefesini üflemesinden, efendiliğindendir hırçınlığı. şiirin kendine özgü sesiyle hayatı temize çeken iyi dizeler yazıyor. ... "
  • bazı akşamlar, kaleminden damlayanlarla derin sızılar yaratan şair.

    - sıradan bir mersin akşamı -
    aynı şehirde
    garip bir göğün altında yaşıyorduk
    ufuk çizgisinden yoksun bir denizin önünden
    daha karanlık basmadan doğan ilk yıldızlara bakarken
    bulurdum seni
    sigara yakar
    susardın bir imbatın tadında
    bir kaç kırık dökük hikayen sızardı dudaklarından
    gittikçe ıssızlaşan geceye
    bilirdik ki kiminle öpüşsen
    ege yi düşlüyordun,
    şarabı yudumlarken
    birden istanbul oluveriyordu ağzın
    o yalnızlık gitgide uzardı balkonda
    ne kadar içirse de işte
    bir türlü kandıramamıştı seni bu şehir
    korkak bir geyik yavrusu gibi atıyor yüreğin
    heybetli bir dişi aslanın yüzünde
    ben hep öyle bir göz gördüm sende
    uçurumlara koşarken
    ardından seni sımsıkı sarmalayan
    güzel marmaran
    fazla uzamazdı gece bitiremediğin kadehinde bırakırdın yıldızları
    usulca çekilirdin
    çığlığını rüyalarına saklayarak..
  • son şiiri ile siyah bir geceyi daha laciverte boyamış şair.

    pusulasız bir şiir

    artık ağlıyamıyorsun bile
    hüzün susuyorsun bu garip ülkeye
    bira şişelerinden topladığın zamanı
    kıyılara taşıyorsun
    zamana uykusuz fenerler giydiriyorsun

    yalnış denizlere gönderiyorsun
    cebindeki şiirleri
    hecelerin boğazında
    içimizden biri okumaya kalksa
    boğulacaksın

    limanlara hiç uğramayan gemilere biniyorsun
    kerterizsiz
    tek rotası aşkmış hah hah ha
    göt gibi kalırsın işte böyle
    uçsuzun ortasında..
  • doğum günü çocuğu..
    zamansız , tereddütsüz her an değebildiğim ,
    kelimelerinin gücüyle
    yaşama,
    yaşamıma
    sansürlerden uzakça dokunmasından bin kat güç aldığım,
    yılların aşındıramadığı adam gibi adam..

    kaç yaşına girmiş ne farkeder, uzaktakileri dizeleriyle, yanıbaşındakileri bir şişe şalgamla yeniden var edecek yürek oldukça..
    o hep yazsın, biz yeniden doğalım...

    hiçiyor zaman

    tatlı bir meltemin alıp getirdiği
    bir yaprak kadar
    masum gibisin
    oysa
    dip balıklarının
    dişlerine sahip vicdanın

    tanrının altından kalkamadığı
    bir oyun içinde
    mucize aramakla
    dönüp duruyor sayende
    akrep ve yelkovan

    incecik izmişsin
    bir şarkıya göre
    yalnızlıkla insanın savaştığı
    bu denizde
    buzdağını hayat sanıp
    çarptık sana

    yalnızlığın ince vatanısın

    yaşayan yerlerime vuruyorsun çekicini
    tepki vermemi bekliyorsun
    veriyorum bak

    bu şiirler senin yüzünden
    senin yüzünden
    durmadan çiftleşme halimiz
    senin yüzünden belki de
    cemal süreya takıntım

    ama aldığın şu gençliğim
    hiç fena değildir
    merak etme
    üstü kalsın falan demem sana
    verecek hiçbir şeyin yok çünkü bana
    akıp giden hiçliğinden başka

    keşke yalnız bunun için sevseydin bizi
    çavlan gençer.
  • batakhanelerde sabahlayan aristokrat bir şair..

    belki de kuşlara yazıyorum
    bunları

    nerden biliyorsun

    belki de her kuş için bir imge kurban ediyorum

    şaman totemlerinden ateşler yakarak

    (gözyüzü 2015)

    yalnızlığımı fırlattım, sarmaladı kalçaların vahşi
    çektin erkekliğimi dudaklarınla
    tüm bu demokratik rezilliğin ortasından

    bugün seni su içerken gördüm
    ruhunun yuvarlak hatları mercan kokuyordu
    dünyanın dörtte üçünün
    senden ibaret oduğunu hatırlatan

    (usulca geldin usulca gitti hiç 2013 )