şükela:  tümü | bugün
  • 1 yıl öncesine kadar bendim o insan. sonra bir kızla çıkmaya başladım, 4 ay boyunca neredeyse her gün buluş, otur bir mekana ve iç bakalım çay, iç bakalım çay, ver çay, gönder gelsin çay, yolla koçum çay, hüop çay derken şimdi deli gibi içer oldum. sigaradan beter arkadaş. dikkatli içmek gerek.
  • sabahları kahvaltıda süt yada bitki çayları ile yada sıkma meyve suyu ile kahvaltı yapan insandır. sağlıklı yaşam adı altında çayı bertaraf etmiş sadece bitkisel ve organik içecekler içmeye başlamıştır.

    haklı da olabilir. bu ülke de 6 ay'da bir gazetelerden birinde kesin çay ile ilgili haberler yapılır. kimi, faydalı kansere karşı etkili bir silah olarak tanımlarken kimi, ise tam tersini 5 bardaktan fazla çayın zararlı olduğunu söylemektedir. beyni bulanan yurdum insanı da süt ve meyve suyuna verir kendisini.
  • ben de bu insanlardan biriydim ta ki 5 ay öncesine kadar. sadece çay değil sıcak sıvı tüketimim sadece sıcak çikolatadan ibaretti. ancak şeker kullanımını kestiğimden beri tam bir çay, kahve ve yeşil çay müptelasıyım. şeker içilen her neyse onun tadını öldürüyor ve şekerli su haline getiriyor. çay başarılı bir şekilde demlenmişse, sallama olduğu taktirde iyi bir markaysa şekersiz içtiğiniz an gerçek çay zevkinin doruğuna ulaşacaksınız.
  • amerikalılar. sabah kalkıp coffee coffee die tutturur bunlar. dur bi soluklan a salak! sabah sabah kahve içicen de nolcak? iç bi bardak çay kendine gel di mi! hayret bişi yane.
  • kusburnu vb diger caylari da olmasi gerektigi gibi cay kapsaminda degerlendirdigimizde sadece kahve ve turevlerini icen insanlardir...

    (bkz: sadece bitki cayi icerim sacmaligi)
  • en yakın arkadaşımı 1 senedeçay makinasına çevirdiğim düşünülürse benden hızlandırılmış kurs görebilecek insandır.
  • bisküviyi nasıl yiyebildiğini anlamak zordur.
  • yatılı kaldığım lise yurdunun, sabah kahvaltılarında verilen demir bardaklı çayları yüzünden 15 yıldır içinde bulunduğum insan grubu. dilimizi damağımızı yaka yaka içerdik. o bardağın çaydan sıcak demiri, dudaklarımıza bi yapışırdı ki kimse sevgilisiyle öyle öpüşmemiştir. o sıcak tenekelerin, "kahvaltıdan önce biraz daha sevişelim mi?" bakışını asla unutamam. sonra bir gün düşündüm. mecbur muydum? tabi ki hayır.
  • çaykolik bir ailenin yüzkarası olarak bu kişi benim efenim bizim ev ki sabahtan akşama kadar kahvehane gibi çay hep ocakta olur mutlaka birileri içer iken bendeniz kahvaltıda bile içemiyorum bu mereti valla içeni de anlayamıyorum tadı çok kötü hiç bir zevk vermiyor bana ama ülke geneline bakarsak çoğu insan benimle aynı fikirde değil.

    hayır içmek isterdim yani zorlukları da var, mesela bir toplantı oluyor direkt çay geliyor içemiyorum 2-3 yudum zorlama gören zehir içiyorum sanır :s ya da ne içersiniz diye sorulduğunda 15 kişi çay diyor ben kahve diyince sanki herkes bana gıcık olmuş gibi geliyor. ya da şöyle bir anım da var şuanki erkek arkadaşımla daha çıkmıyorken -ama bişiler var hani ortada, ilişkinin adı henüz mahmut- bana jest olsun diye çay ısmarlamıştı ben de aman ne arıza hatun demesin diye ben çay içmem diyememiştim sonra çay geldi çocuk resmen yüzüme bakıyor ben yudum yudum resmen işkenceye dönmüştü benim için. şimdi hatırlanıp gülünecek bir hadise o gün zor anlar yaşatmıştı bana