şükela:  tümü | bugün
  • imkan buldukça yapılması gereken hadise. hem boğazı yumuşatır hem de vücudun şeker ihtiyacını faydalı bir maddeden * karşılamış oluruz
  • şeker kullanmak istemeyen ama tatsız çay içmeyi sevmeyen biri olarak her gün yaptığım şey. herkese tavsiye ederim. ama dışarıda çay içerken bal bulmak sorun tabi. o zaman da çeyreğin çeyreği şeker atarak geçiştiriyorum.

    marka şeysi vermek istemiyorum ama şöyle birşey alırsanız çok daha kolay yapılan bi iş.

    edit: çaya şeker (veya başka bir tatlandırıcı) atmadan içtiğini her fırsatta dile getirip bunu da sanki bir karizma unsuruymuş gibi sunarak "çayın gerçek tadını alıyom yaa" insanları bi uzak dursun hele. ben çayın gerçek tadını tek başına almayı sevmiyorum gardaş. makarnayı haşlayıp yiyerek "gerçek makarnanın tadı bu yaa" der gibisiniz gençler. bir de bal ile şekerin aynı şey olduğunu söyleyenler var ki üzerine yorum yapmaya gerek yok sanırım. sıcak sudaki balın zehirli olduğunu söyleyen de olunca "bu ülke neden böyle" sorusunun cevabını da almış olduk.
  • bazı sualleri beraberinde getiren gastronomik tercih.

    (bkz: bal nedir ki şeker nedir ki)

    .
  • turkiye haric pek cok komsu ulkede yaygin olan uygulama. hatta siz seker isterseniz bi garipsiyorlar. bu arada caya bal mi katilir la?

    neyse ben zaten epey suredir sekeri biraktim, siz de birakin la cok guzel oluyor.
    (bkz: #36239851)
  • (bkz: bilemiyorum)
  • çayı mundar etmenin daha bi çılgın yolu.
    şimdi arkadaşlar, biz bir bitkiyi kaynar ya da kaynayıp az beklemiş suyla demlediğimizde buna çay diyoruz. sonra bunun içine değişik bir tatlandırıcı atınca da bunun adı şerbet oluyor. çay olmuyor. ha, çaya şekerli şeyler atmayı bırakınca diğer meşrubatlara ve çayın yanında götürülen abur cubura ihtiyaç da azalıyor.
    benzer varsayımlar kahve için de geçerli.
  • ıhlamur çayına koyulduğunda pek şukela olan durum. soğuk algınlığında ferahlatıyor.
  • siyah caydan ziyade kekik, papatya, ıhlamur, yeşilçay gibi gibi bitki çaylarında şükela bir durum ortaya çıkar. oyle sıcak suda bal zehiri olur falan da şehir efsanesidir, yalandır. proteinler denature olsa bile mideye gidiyor lan bu ne zehirlemesi zaten sindirilecek
  • "bal'ın kimyasal yapısı kaynar suda bozuluyor" tamamen bir geyikten ibaret. eczacılık fakültesinde doçent olan bir insana sordum, teknik olarak balın kimyasal yapısının kaynar suda bozulması diye bir tanım da olamaz, demek istediğin şey de olamaz diye kıçıyla gülerek cevap verdi. ona sormadan önce ben de öyle sanıyordum. yani yokmuş öyle bir şey. aksini iddia eden bilimsel makale ile gelsin ben de bu entry'yi editleyim.
  • aklıma babaannemi getiren durum. her sabah çaya bal değil ama lokum koyar, afiyetle içer. gerçi ona çay da denmez, bildiğin imamın abdest suyu. lokum olmadığı durumlarda artık ne geçerse eline; reçel,bal, pal peteği, akide şekeri vs. sebebini sormayın bu bizim oraların tabiriyle kıtıbiyüslükten yani aşırı tutarlılık, boşa gitmesin mideye gitsin anlayışından kaynaklanır.