şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: cay evi)
  • bir tiyatro oyunu. japonya'daki bir amerikan askerinin hikayesini konu alan bir komedidir.
  • (bkz: çaycı)
  • tekirdag gencliginin hayatını yiyen,bolca zaman öldurulen,karı kız ve lavuk potansiyeli yüksek,gereksizce alkolsuz bira satan kafeye benzeyen,mekan...
  • istanbul devlet tiyatrosu'nun 2004-2005 sezonundaki yeni oyunlarından biri.

    http://www.istdt.gov.tr/…lar/oyun.asp?lngplayid=229
  • orijinal adı teahouse of the august moon olan, bülent emin yarar ın başrolde oynayacağı, istanbul devlet tiyatrolarının yeni sezon oyunlarından birisi.
  • ezra poundun "tea shop" başlıklı şiiri böyle türkçeleştirilmişti. aşağı yukarı şöyleydi:

    "çayhanedeki kız
    eskisi gibi güzel değil
    ağustos yıpratmış onu"

    -servis önerisi-

    (bkz: ancient music) / (bkz: düşü ne biliyorum)

    - yahut, çayhanenin usancı yerine, (bkz: çay saatleri)

    (bkz: çay servisinde yaşanan hiyerarşi tedirginliği)
  • 3 saat sürmesinden midir bilmem, romanı okumadım;uzun gelen fakat meselesini kafaya vurmadan büyük laflar söylemeden anlatan bir oyun.
    eflatun girişten sonraki duvar sandığım perdeden amerikan askerlerinin marş eşliğinde girişi, hot shots tadındaki telefon esprisi, oyunun başında sahnenin sağ cenahında bulunan jipin ortaya getirilirken ve sahneden çıkarılırken ilk deneemde çalışıp hareket etmesi aklımda kalan şeyler.tuzla değil o jip!
    bir ara müzikalde miyim, yoksa japon konsolosluğunun dans gösterisi mi diye düşünmeye de sevketmedi değil.bülent emin yarar'ın performası için bir ölçüyse şakağından akan terler ispatlar gibiydi.
    çavuşu da çok beğendim:
    -rahat çavuş
    -rahattayız zaten yaaa .
  • oyunun tanıtım kitapçığında şunlar yazıyor;

    “okinawa adası…tarih boyunca önce çinlilerin,sonra japonların ve en sonunda amerikalıların işgal ettiği bir garip ülke….günümüzdeki şöhretini bu en son işgale borçlu.filme de alınan çayhane romanının yazarı,o işgal ordusunun subaylarından vern sneider…yine aynı ordunun subaylarından john patric bu ünlü romanı oyunlaştırdı.amerika’nın işgal mantığı ve bu mantığın “öngürülemeyen” sonuçları üzerine muhteşem bir komedi izleyeceksiniz.”

    bendeniz de bu tanıtım yazısını okuyarak senaryonun sağlam olduğuna hükmedip,bir heves kendimi akm büyük salonda buldum.
    fakat sonuç hüsran oldu.
    yukarıdaki tanıtım yazısına bakıp;işgalin eleştirisi,beyaz adamın yerlileri “ehlileştirme” macerası gibi şeyler beklemeyin.hele ciddi bir politik eleştiri hiç beklemeyin.
    çayhane,hafif bir komedi yalnızca.
    hatta bazı unsurlarıyla tvlerde çokca oynayan amerikan propaganda filmlerini andırıyor.yani eleştirmeyi bırakın,objektif kalmayı dahi becerememiş.

    --- spoiler ---
    oyundan amerikalıların sanki halkı eğitmek,demokrasi getirmek gibi müthiş amaçları varmış da,yerli halkın salak,saçma inanışları bu işi zorlaştırıyormuş gibi bir sonuç çıkıyor.
    ve amerikan subayları o kadar iyi niyetli,o kadar saf,temiz ki işgal ettikleri her yerde hemen kabul görüyorlar,halk onlara tapınıyor.tek kusurları halkın "garip" inanışlarını bilmemek.zaten oyunun sonuna doğru o garip buldukları inanışları sözde benimsiyorlar.ee tabi halk da onları daha bir benimsiyor.gözyaşlarıyla uğurluyor ülkelerinden….
    --- spoiler ---

    bazıları diyecek ki,illa objektif mi olmak zorunda?zaten komedi kategorisinde olan bu oyundan bu kadar fazla şey beklenmeli mi?
    bir yerde haklı bunu diyenler.benim sahip olduğum bir takım “önyargılar” a,bir takım duyarlılıklara sahip değilseniz bu oyundan komedi olarak çok zevk de alabilirsiniz. seçim size kalmış.(benzer konuda çekilmiş çok daha içten bir film için; (bkz: the secret of santa vittoria))

    kaldı ki oyunun senaryo dışında,oyunculuk,dekor vs. açısından eleştirilcek çok bir tarafı yok,oyuncular çok çaba sarf etmişler,öyle ki zaman zaman dans gösterisinde zaman zaman opera da hissediyorsunuz kendinizi.
  • sömürgecilik üstüne kurulu güzel ve bir o kadar eğlenceli bir oyun. dekor değişken ve izleyiciyi memnun ediyor. bir bakıyorsunuz askeri bir kamp daha sonra bir köy meydanı ardından içiçe geçen sahneler. oyunda gerçek bir keçi bile oynuyor ki gerisini siz tahmin edin. oyunun sonunda kesinlikle " keşke gelemeseydim de görmez olaydım " diyemiyorsunuz.