şükela:  tümü | bugün
  • çaykovski'nin ölümünden çok kısa bir süre önce bestelediği patetik senfonisi...
    bunalımlarıyla boğuşan, yaşlandığını, artık verimliliğini yitirdiğini düşünen bestecinin insanın içine işleyen eseri..
    dört bölümden oluşan eserin birinci ve son bölümü "patetik" senfoniye ismini veren hissiyatı yaratır.ikinci bölümdeki yumuşak, zarif valsi ve hareketli, gereğinden fazla neşeli pizzicatolu üçüncü bölümü senfoninin manik bölümleri, geri kalanını da depresif olarak düşünürsek, eser bipolar bozukluk gösteren bir insan gibidir...konuştuktan sonra üzerinizde tüm dünyanın yükünü hissettiğiniz, içinizi karamsarlıkla dolduran bir insan..
  • her mevsim dinlenmemesi gereken eser. en guzel yagmurlu, gri bir sonbahar gunune yakisir.
  • ilk çalınışından sonra, salondaki kimse tarafından alkışlanmayan; çaykovski'nin formal akıcılık konusundaki başarısının en üst düzeye varmış olduğu şaheser.
  • ucuncu bolumu (allegro molto vivace) bazi konser salonu dinleyicilerine fena feyk atar. hele ki bu dinleyicilerin bir kismi caykovski'nin 6. senfonisini ilk kez dinliyorlar ise, ucuncu bolumun ardindan aska gelip alkisi basan kimi dinleyicilerin coskulu tepkisini duymak hic de az bir ihtimal degildir. henuz kendi deneyimlerimde tersine hic rastlamadim.

    neticede caykovski bu senfonisinde zirveye erken cikar. zirveden inis, yani dorduncu bolum, yavastir ve yaylilarin dingin vedasiyla sona erer. dorduncu bolumun bitimi ile konser salonundaki dinleyicilerinin alkislamaya baslamasi arasinda gecen surede neredeyse olumcul bir sessizlik hukum surer.

    edit: avrupa'nin veya japonya'nin konser gelenegi oturmus belli basli sehirlerindeki konserlerde eserlerin bolum aralarinda alkislayan dinleyicilere rastlamamak daha muhtemel olabilir.
  • mutsuzluktan beslenmenin ürünü: (bkz: #21986985).
  • yapit piyotr ilyiç çaykovski'nin en buyuk yapitidir. (luften tartismaya girmeyin)

    ilk bolumu sonat formuna uyar ancak oldukca esnek bir bicimde... ilk tema (yahut tema grubu) karanliktir. daginik duran bir orkestralamayla islenir. bir noktadan itibaren muzik hızlanir ve bir doruga cikar. indiginde 2. tema grubuna baglanir. muzigin modu tersine donmustur, aydinlik, dingin ve huzurludur. yaylilarin bu romantik ve uzun soluklu tema icin once gorece sessiz daha sonra ise vurmali katilimiyla yaptigi iki sunu$un arasina uflemelilerin harika konusmalarini iceren bir gecis girer.

    buraya kadar temelde birbiriyle celisen iki tema grubu vardir. bu iki tema grubu serimi teskil ederler ve serim bolum yarisi kadar surer. klarnetin geri saydigi notalar (fagot yahut) bas klarnette, buyuk bir sessizlikle, dibe vardiginda tum orkestra korkunc bir cikisla gelismenin baslangicini duyurur.

    gelismenin tum muzikal dusuncesi bolumun basinda sunulan (hızlanmadan evvelki kisim) temalara dayanir. orada yavas ve sessiz olan uzun notali temalar burada yuksek perdeden, kisa notalarla ve fragmantal bir sekilde islenir. bu sekilde tum orkestra muzigi tarihinin en vahsi ve sarsici sayfalari yazilmis olur. trombonlarin sundugu gorkemli korali gelismeyi sonlandirir.

    serimin turevinde sadece, serime ait olan, 2. tema kullanilir. bolum sessizce sonlanir.

    gerek cap gerekse icerigindeki muzikal dusunceler ve bunlarin islenisleri itibariyle bu bolum bestecinin en buyuk \ ozgun ve yuksek iscilik iceren senfonik bolumu olarak degerlendirilebilir.
  • yapitin 2. bolumu yapitin en dengeli muziklerini icerir. ternary formda yazilmistir. a-b-a yapisinin a kismnda cellolar uzun soluklu guzel bir tema sunar, bu tema tekrar edilir, gelistirilir ve tum orkestraya malolduktan sonra yerini melankolik ve huzursuz orta kisma (b) birakir. burada tempoyla bir giden timpani esligi dikkat cekicidir.

    yine yaylilarin kontrolunde gelisen muzik tekrarli iki parcadan ibarettir [b= c-c-d-d]. sonrasinda bu huzursuz muzik tekrar a'ya cozulur.

    bolumun 1,5 dakika kadar suren kapanisi yaylilar ve uflemelilerin kendi aralarinda devam ettirdikleri diyaloglara sahne olur. cellolar bolumun ortasindan oldukca kisa bir alinti yaparak huzuru bozmaya calisirlar ancak basarili olamazlar.
  • yapitin 3. bolumu kabaca tanimlamak gerekirse bir marstir. ancak yazisinda ve orkestralamasinda olaganustu bir iscilik ve detay icerir. bolumun ilk yarisi marsin yolunun dosenmesi olarak gorulebilir. tema kendini net olarak ilk defa klarnette ve sessiz bir bicimde gosterir.

    bolumun 3 dakika kadar suren 2. yarisi ise, 4 dakika kadar suren ilk yarisindan, 1 dakika kadar suren bir kopusla ayrilir [ve boyle bir cumle dunyada baska bir yerde kurulamayacaktir!]

    bolumun 2. yarisinda mars en yuksek perdeden ve tum orkestraya malolmus bir bicimde bolumun sonunda kadar olanca hiz ve gurultusuyle devam eder.
  • yapitin finali tum bati muzigi tarihinin en karanlik, melankolik ve trajik sayfalari arasinda yer alir. burada bir anlam kargasasi yoktur. bu ifadelerin tumu farkli sayfalarda karsimiza cikar. hiclige gidisin ve hatta varisin boylesi bir ifadesinin temelinde duran notalar ise azalan bir dizi notadir. neredeyse sadece bu... 10 dakika kadar suren bolumun hemen tumu azalan notalardan uretilmis temalar uzerine kuruludur.

    leonard bernstein yapit icin yaptigi analizde aslinda sadece finalin degil, tum yapitin azalan yahut cikan nota dizileri uzerine kurulu oldugunu tartisir. (bu tartisma youtube'de 'bernstein: analysis of tchaikovsky's symphony no. 6 "pathetique" ' baslikli videolardan dinlenebilir)

    bolum yaylilarin sundugu melankolik ve huzunlu tema ile acilir. iki kere islenen tema bir susa varir.

    sonrasinda muhtesem bir crescendo baslar. ses hacmi ve orkestralama acisindan yukselerek ve genisleyerek trajik bir doruga cikar. doruktan asagi yuvarlanan muzik (sacma tinilyor di mi? dinle gor. hatta bu dususten sonra dustugu yerden bagiran caykovski'yi duy. sonra bana neden agliyorsun diyorlar) bolumun basina doner.

    ikinci bir trajik tırmanış denemesi cokusle son bulur. tek gong vurusunu takip eden trombon korali bolumun kapkaranlik sonuna dogru giden yolu acar. yaylilarin yine azalan nota dizilerinden kurulu agiti bolumu sonlandirir.

    bolumun en sonundaki kontrbas pizzicatolari...

    edit: orkestra oturma duzeninde 1. ve 2. kemanlarin yanyana degil karsilikli (sirasiyla sefin sol ve saginda) oturmalarinin ne kadar onemli (ve bir zamanlar ne kadar dogal) oldugunu anlatan meshur sef herbert blomstedt dusuncelerindeki hakliligi orneklerle kanitlarken bu bolumun acilisini ornek verir.

    alakali olarak (bkz: #39684764)
  • bu yapit sadece bestecisinin en buyuk yapiti olmakla kalmaz ayni zamanda ondan geriye kalmis olaganustu bir vasiyetnamedir. ben caykovski'nin bunu kaleme alirken kendi requiem'ini yazdigini dusundugunu sanmiyorum. ancak olaylarin gelisimi bu patetik yapiti onun son yapiti yapmistir ve hayati bu yapitin muziginin tinladigi kadar trajik bir bicimde sonlanmistir.

    kisisel gorusum yapitin bir vasiyet olmasinin otesinde caykovski'den geriye kalan bir et parcasi oldugudur. benim gozumde o kadar gercek ve elle tutulurdur. mesaj ve ifade dogrudandir, tamamiyle ictendir. bu, onun bir yapiti degildir, o'dur.

    bir tam temsili icin : http://www.youtube.com/…whafvuftciy&feature=related

    sayisiz goruntu ve ses kaydi vardir.