şükela:  tümü | bugün
  • hukmunu zorunlu olarak ister istemez kabul ettiren..
  • cebbâr : kudret sahibi, tanri , giriştiği işi başaran anlamina da gelen arapça kelime aynı zamanda..
  • turkcell 10.yıl reklamlar serisinde kadir çopdemirin cello ve ailesi icin kullandigi deyimde gecen arapca sifat. cebbar ceval atakan. (bkz: kadir çopdemir)
  • aynı zamanda karabük'ün safranbolu ilçesine bağlı bir köy.
  • allah'ın beni en çok etkileyen sıfatlarından biri. "bir şeyi dilediğinde zorla yaptıran. "
    misal
    ateist: bu dünyaya gelmeyi ben istemedim. imtihan olmak istemiyorum.

    diye konuşurken dünyaya çoktan gelmiş imtihana tutulmuştur.

    allah'ın ilah olduğunu, ilah olduğu için de tartışmasız kudreti ve uygun gördükleri ile mutlak otorite olduğunu hatırlatan bir ismi...
  • cebbar= allah'ın isimlerinden biri, zorla yaptıran demek.

    farzı muhal allah'ın cebbar ismi olmasaydı, sistem işlemez olurdu. mesela suç işleyen birine, işlediği suç ve cezası tebliğ edilince, o kimse "ben hapse girmek istemiyorum, yerimden kıpırdamam, hükmü de kabul etmiyorum" dediği anda, yapacak bir şey olmazdı.

    aynı şekilde ahirette de cehennemlik bir kimseye hükmü tebliğ edilince, o kimse "bana ne, ben cehenneme girmeyeceğim" dediğinde sistem kilitlenir, mavi ekran verirdi.
  • cenab-ı hakk'ın zor kullanma kudretini temsil eden ism-i şerifi.

    nedir gücün tanımı ?

    a'nın b'ye aksi halde yapmayacağı şeyi yaptırabilme kabiliyetidir. ama uluslararası politikada cari olan bu güç tanımının bir eksiği var. saf güç sahibinin gücünün tezahürü için başka bir özneye veya nesneye adeta muhtaç olması güç dediğimiz şeyin doğasıyla birebir çelişen bir durum.

    dolayısıyla gerçek güç, varlığın bilişsel düzeyde olmasını istediği şeylerin başka hiçbir sebep onay icazet gereklilik olmadan gerçeğe dönüşmesidir.