şükela:  tümü | bugün
  • yeni bir club mekan. harbiye'de halaskargazi caddesi'nde.
  • filipinlerde bir şehir.
  • filipinlerde mahkümlarının bol bol dans edip youtube'a video gönderdikleri bir hapishanesi olan şehir

    http://www.youtube.com/watch?v=lavvvmctshq
  • commodores'un bir parçası var bu isimde. 2000'li yılların ilk yarısında çekilen aileli mahalleli filmlerde evin kızı eroin partisinde papiklenirken, evin babası borçları ödemek için taksi çekerken, evin annesi duvarları yumruklayarak ağlarken bu parçayı duymak mümkündür.
  • cok hos otellerin ve beyaz kum plajlarin bulundugu fakat otelden disari ciktiginizda manzaranin tamamen degisip,fakirligin elle tutulup
    gozle gorulebilir hale geldigi filipinler adasi.
    insanlarin cana yakinligi,servisin iyiligi,fiyatlarin uygunlugu ve turkler'den vize istemeyen bir ulkeye ait olmasi cebu'yu bir
    tatil alternatifi olarak cok cazip kiliyor .
  • (bkz: cpdrc)
  • bir hafta kadar önce gittiğim şehir. şehrin karşısındaki adanın dünya tarihinin en önemli şahıslarından birinin mezarı olduğunu belirtmek lazım. ferdinand macellan bahsettiğim kişi. macellan uzun bir büyük okyanus yolculuğu sonrası bu adaya gelmiş. adada, bugünün cebu şehrinin tam ortasında yer alan meydana (tabii zamanlar meydan değilmiş) tahtadan haç dikmiş. sonra yerli bir kavmin liderini ve eşini hirisitiyan yapmış, ve onlara bir çocuk isa heykeli hediye etmiş. sonra hiristiyan olan kavim lideri, karşı adadaki kavimle olan savaşlarında macellan'dan yardım isteyince, macellan da tamam demiş. ancak karşı adada ki kavmin lideri olan lapu lapu macellan'ı öldürmüş. bugün ironik bir şekilde hacın dikildiği yer de, lapu lapu'nun macellan'ı öldürdüğü noktada da bir anıt var. haç filipinlerin bugünkü dini olan katoliklik'in yayılmasını sembolize ediyor, lapu lapu anıtı ise, filipinlerin bir yabancı işgalini ilk defa (ve aslına bakarsanız son defa) püskürttüğü anı. tabii katoliklik'i filipinlere getirenler ile, filipinleri işgal etmeye çalışan yabancıların aynı kişiler olması gibi bir detay var.

    cebu şehri civarında yaşayan kavmin liderine verilen heykele ne olduğuna gelince, taa 1560larda, isponyallar yeniden bu adaya gelip, bugünün cebu şehrinde bir kale kurmuşlar. sonra yerli kavimlerden biri ile savaşıp köylerini yakmışlar. köyün yanan evlerinden birinde söz konusu heykel bulunmuş, efsaneye göre hasar görmemiş bir halde. ve o heykel adına bir katetral inşaa edilmiş. aziz oğlan çocuğu (santa nino) kathetrali. filipinlerin en eski kilisesi bu bina.

    yapılan kalenin etrafındaki meydan da şehrin en önemli meydanı olmuş yıllarca, ve sürekli isim değiştirmiş. önce plaze armas (ordu meydanı) sonra plaza mayor (belediye meydanı), abdliler filipinleri kendi kolonileri yapınca, her ne kadar amerikan sömürgesi de olsalar, özgürleşmiş sayıldıkları için plaza liberty (özgürlük meydanı), en son bağımsız olunca, ındependence plaze (bağımsızlık meydanı) olmuş.

    şehrin denize yakın bölümü nisbeten düşük gelirli insanların yaşadığı bölge. evsiz insanların kaldığı çadırlarını bu bölgede her yerde görmek mümkün. evlerin de birçoğu derme çatma. ama kişisel fikrim, bu bölgenin şehrin en renkli bölgesi olduğu yönünde. denizden uzaklaştıkça, daha yüksek gelirli insanların amerikan takliti olan mahallelerine geliyorsunuz. bu iki bölge arasındaki tezatı en fazla, limanın hemen yanındaki karbon marketi ile, limandan epey bir uzakta olan ayala alışveriş merkezini gezerek görebilirsiniz. gerçi karbon marketinin klasik bir turist mekanı olmadığını ve bazı kişileri rahatsız edebilecek derecede hijyenden uzak olduğunu belirteyim, yine de filipinlerin kendine özgü kültürünü görmek isteyenlerin burayı görmesi şart sanırım.

    şehre renk katan ögelerden birisi jeepney denen araçlar, bunlar farklı renklere boyanmış, ikinci dünya savaşının amerikan jeeplerinden esinlenerek tasarlanmış bizim dolmuşlarla benzer işleve sahip araçlar. bizim dolmuşlardan farklı olarak amerikan askeri araçlarındaki gibi aracın sağ ve sol kenarlarına dayanmış iki tane dümdüze sıra var sadece oturacak, iki sıranın ortası boşluk.

    havanın, benim gittiğim kasım ayında bile, türkiye'deki ağustos sıcakları düzeyinde sıcak olduğunu belirteyim. gitmeden önce, amerika kaynaklı bir sitede biraz suçlar gibi bir dille filipinlilerin güneşi sevmedikleri yazmıştı. eeee adamlar o güneşin altında yürüyüp iş yapmak zorunda olunca sevmiyorlar doğal olarak, bu nedenle de şehirde bir hayli şemsiye kullanan insan var güneşten korunmak için.

    şehrin hemen ilerisinde, sahil tatil beldesi sayılacak mactan adası var, şu macellan'ın öldürüldüğü ada. ama yine amerikan tatil sitesinde, bu adadaki sahillerden çok daha güzel sahillerin 60 90 dakika mesafede bulunduğunu okudum.

    şehrin görülebilecek mekanlarından birisi tops. aslında tam anlamı ile şehirde değil, şehrin arkasındaki tepelerde ve oradan şehri ve şehrin arkasındaki okyanus ile civardaki adaları görmek mümkün. görüntüyü engellemeyecek ama hafif bulandıracak bir sis de olursa akşam manzarası muazzam oluyor.
  • istanbul'dan singapur havayolları ve silkair ile beraber uculabilen filipinler kenti
  • cebu aslında cebu city'i bulunduran adanın adı. bu adada oslob, moalboal gibi görülmesi gereken dalış yapılabilecek güzel yerler var. cebu city ise yavaş yavaş manila'ya dönüşmeye başlamıs, trafik, kirlilik, suc gırla. sokakta yürürken telefonu cepten çıkarmamak, küpe takmamak ve gösterişli giyinmemek gerekiyor yoksa sokaktaki çocuklardan birinin kapıp gitmesi an meselesi. sehirde görülecek bir sey de yok zaten. sadece ucuz alisveris icin avmlere gidilebilir. onun disinda bir gun bile harcamadan cennet adalara yol almak gerek. su an bunu cebudaki otelden yazıyorum ve disari çıkıp yapacak bisi yok, sokakta bile yürünemeyecek bi sehir yapmışlar. masaj yaptırmaya gideyim bari.
  • sabah saat 5'de yüzlerce insanı jogging yaparken görebileceğiniz filipinler şehri.
    havalimanının olduğu adayı diğer tarafa bağlayan köprü civarında koşu yapan yüzlerce batılı,
    şehre yeni gelenler için hoş bir karşılama sunar.
    burası için sıcak ve pasaklı, manila'dan daha güvenli bir filipinler şehri denebilir.