şükela:  tümü | bugün
  • yeni taze torba kanunun 54. maddesine göre, maden kanunu’nda çok vahim bir değişiklik yapılıyor. çevresel etki değerlendirmesine (çed) dair bütün işlemlerinin en geç 3 ay içinde bitirilmesi koşulunu getiriyor.
    eğer sorumlu çevre ve şehircilik bakanlığı ile diğer ilgili bütün bakanlıklar, çed raporu ve diğer izin işlemlerini üç ayda bitirmezse bilin bakalım ne oluyor?

    “çevresel etki değerlendirmesi ve diğer izin başvuruları ile ilgili olumlu karar verilmiş sayılır ve genel müdürlük tarafından buna göre işlem yapılır.”

    yani; diyelim ki binlerce yıllık bir kültürel, tarihsel miras üzerinde veya doğal güzelliğin ortasında bir maden var. ve hükümet bu madeni tanıdık bir firmaya vermek istiyor. bakanlıklar eğer üç ay içinde çed raporu ve diğer izin işlemlerini bitirmiş olmazsa, tanıdık şirketin çed başvurusu ve diğer izin işlemleriyle ilgili olumlu karar verilmiş sayılacak.
    yani çed yalan, yaşasın yeni talan!
  • benim bildiğim birde izinsiz ağaç kesene ceza var. onu da, kaldırın. gereksiz yere kanun kitapları dolu dolu.
  • çed raporu zaten önemini kaybetmişti. medyaya yansıyan bölgeler ve bu bölgelerde yapılması düşünülen rant kaynaklı işler hariç, uzun zamandır (yanlaşık 5 yıl) çed raporuna takılarak durdurulan ya da inşaat izni alamayan iş görmedim.

    bizzat şahit olduğum bir tavır var, eğer siz bir iş yapmak istiyorsanız (özellikle yapım sektöründe) devlet bir çok yasayı görmezden geliyor. bunu ekonomiyi düzeltmek ya da iş yapmayı düşünen firmaların önüne taş koymamak olarak görüyorlar. neden biliyor musun? çünkü ekonomi can çekişiyor. eyi meyi değil. ölmüş de ağlayanı yok.
  • çed raporu zaten ne zaman önemli oldu ki diye sordurtandır.

    misal, efes antik kentinin tam altında petrol buldular. (bkz: orayı yıkarlar)

    o petrolü çıkartacak olan malum inşaat şirketinin sahibi, efes antik kentine gelecek, antik sütunların dibine kazmayı vurmak isteyecek (bkz: şu an gülmeye başladım) ve tam o sırada çevre ve şehircilik bakanı arayıp "dur bu yaptığın hukuka aykırı!" diyecek öyle mi?

    (bkz: orayı yıkarlar) demiş miydim?
  • (bkz: çed raporunun zaten gereksiz olması)

    yıllarca çed izin belgesi çıkarmış biri olarak; o yüzlerce sayfalık raporu kim okumuş da "he bu olur" veya "yok bu olmaz" demiş? diye soruyorum. o nedenle aslında hep önemsiz olmasıdır.

    söylesem hepinizin bildiği meşhur bir mobilya firmasının atıklarını dere yatağına atması, ya da yine hepinizin bildiği bir bitkisel yağ markasının fabrika atıklarını elalemin tarlasına geceleyin atması ama denetime gündüz gidilerek "öyle bir şeye rastlanmadı" denilmesi, ya da usülsüzlük nedeniyle kapatılan bir fabrikanın "sen benim kim olduğumu biliyor musun"cular nedeniyle "bir ceza kestik yaptık bir eşeklik ne yapsak da bu cezayı çaktırmadan iptal etsek" şeklinde valiliği velveleye vermesi, yine hepinizin bildiği bir avm'nin şantiyesinin kanuna uymayan saatlerde çalışması için yukarıdan gelen talimatla "kıvrımlı" bir izin belgesinin hazırlanması.. gibi durumlar düşünüldüğünde; çed ne monakkoluyum? çed'i bugüne kadar takan, kuralına uyan mı vardı ki zaten?

    (bkz: çevresel etki değerlendirmesi) *
  • zaten önemsizdi ama en azından eskiden önemsizmiş gibi muamele görmüyordu. kanun nezdinde bir ağırlığı vardı. olumlu yazısı çıksa dahi mahkemeler onaylamadığı takdirde işler aksıyordu.

    3 ay içinde bitiremezse olumlu sayılacak diye bir kural olamaz.

    bu şunun gibi: cinayetten yargılanıyorsunuz, mahkeme 3 ay içinde bitmezse suçlu sayılacaksınız ya da suçsuz sayılacaksınız... böyle bir şey olabilir mi?
  • torba yasa bugün mecliste görüşülecek ve onaylandığında çed süreci 3 ay içinde bitirilmezse ilgili projelere izin verilmiş sayılacak.

    buradaki "3 ay" şartı ilgili kurumların gevşekliğinden kaynaklı olarak ortaya çıkan gecikmeleri ortadan kaldırmak amacıyla belirlenmiş bir şey değildir.

    bu tam anlamıyla türkiye'nin çeşitli yerlerinde çed'in onaylanması için halkla birlikte yapılması lazım olan toplantıların bazı yerel yönetimler ve halkın mücadelesi ile geciktirilmesi, yaptırılmaması sebebi ile belirlenmiş bir formüldür.

    bizzat tanığı olduğum kısmi bir örgütlü mücadele sonucu bir maden şirketi 5. kez yaptıramadığı toplantı sonucu proje alanına uzun zamandır uğramıyor. bu 5 toplantı birkaç sene içinde tertip edildi fakat az önce de dediğim gibi yerel yönetimlerin ve halkın iradesi ile madenci şirket yol alamadı. şimdi ise yapılacak olan bu düzenleme ile yapmak zorunda olduğu halkı bilgilendirme toplantısı yapılsa da yapılmasa da, yani en geç 3 ay içinde, madenci şirket bu prosedürü atlatmış olacak.

    bu durumda çed süreci eskiden öyle ya da böyle önemliydi. şimdi ise "3 ay" formülü ile birlikte daha büyük bir yıkımla çok kısa bir zamanda karşı karşıya kalabiliriz.
  • ali ulvi büyüknohutçu ve eşi pisi pisine öldürüldü ya ona yanarım ben. adamların mücadelesi böylelikle yarıda kalmış oldu. konuyu bilmeyenler tıklasın.

    (bkz: 10 mayıs 2017 çevreci çiftin öldürülmesi)