*

şükela:  tümü | bugün
  • yolcu kurumunun ulke ve millet farketmeksizin maruz kaldigi modern sorunlardan biri, orta ogretimde mufredata girmesi gereken bir ce$it psikolojik test.

    bavul yuk transferinde elde ettigi ba$arilar sonucunda, hakli olarak hayatimizin bedevi kismina hukmeder hale gelmi$ durumda. tika basa doldurmayi tercih ettigimiz bavullarin, i$levlik duzeylerinde meydana gelen sapma, ne yazik ki, onlara yoneltilen en onemli stres aninda, yani onlari cekerken ortaya cikiyor.

    bavullarda cekme duzeni, bugun fizik biliminin yaptigi i$ tanimina uygun olarak kurulmu$. bu i$ taniminda, tika basa doldurulan bavulun istenilen yere, en az zahmetle ula$tigi varsayiliyor. ancak, modern bavul ceki$ deneyimleri, coktan bu duzeni sorgulamaya ba$lami$ durumda. bavul cekerken ya$anan stres anlarinin ve ba$ka faktorlerin, bavulun yolcuya kattigi deger duzeyinde soru i$aretlerine yol actigini bugun hepimiz biliyoruz.

    yukte agir bavul, gunumuzde cok az insan tarafindan elde ta$iniyor. bavulu zahmetsizce ta$imaya yarayacak bir duzenin olasiligi ise, cekilen bavullar ilk kez dizayn edildiginde halk tarafindan sevgi gosterileri ile kar$ilanmi$ti. ancak, zaman ilerledikce, cekilen bavulda ya$anan dengesizligin yalpalamaya neden olmasi, gundemdeki hakli yerini aldi.

    yolcunun bavulu cektigi an, duzen olarak hiyerar$i icerir. bavulun arkada kaldigi bu duzende, yolcunun bavul uzerinde kurdugu hakimiyet tam olsa bile, bavulun bu hakimiyete verdigi tepkiler ve uyumlar sinirlidir. bu uyum surecinin yarattigi sinirlamalari orneklendirebiliriz. bunlardan en barizi, duz bir dogrultuda ilerlerken bavulun aniden yalpalamaya ba$lamasidir. genellikle bavula hiz kazandirilirken kar$ila$ilan bu yalpalayi$, ceki$in devam etmesiyle daha kotu bir hale burunur. ozellikle, istenilen yere gidi$te zaman ve hiz onemli bir hale burundugunden, yalpalamanin duzelecegine dair inani$ ve bavulu ayni hizda cekmeye inatla devam edi$, yalpalamanin geri donulmez bir yola girmesine sebep olur. bir o tekerlek bir bu tekerlek uzerinde yalpalayarak giden bavul, daha fazla salinmayi ta$iyamaz ve devrilir. yine benzer bir sorun, bavulu cekerken yapilan donu$lerde ya$anir. donu$un ani olmasi durumunda, tek tekerlek uzerine cikan bavul, viraji alamaz ve yana devrilir. her seferinde, devrilen bavulun, devrili$ idrak suresine gore 1 ila 5 sn arasinda, yolcu tarafindan suruklendigine tanik oluruz.

    i$in ilginc tarafi, bu yalpalamanin, tam da havaalanindaki duz araziye gore dizayn edilmi$ bir bavul sisteminde ortaya cikmasidir. ne yazik ki, ya$adigimiz yer ile ula$im araci arasindaki satıh, her noktasinda havaalanlarindaki parke/beton malzemesinden olu$muyor. turkiye cumhuriyeti sokaklarinda ve kaldirimlarinda bu ceki$ duzeninden faydalanmaya kalkmak ise, herkesin deneyerek yanildigi bir eylem. yalpalayarak du$en, oraya buraya takilan ya da surtunen bavulu ta$imanin tek yolu, kas gucunde ve kuvvette vucut buluyor. bu alternatif yakla$im ise ilk gunlerde kol kaslarinin $i$mesi, ikinci ucuncu gunlerde ise kolun agridan kopmasi manasina geliyor. boyle bir durumda ta$inacak bavul sayisinin birden cok olmasi ise, bilincaltina atilmi$ standart durumlardan biri.

    sorunun cozumu ise aslinda yok gibi. bavul cekme duzenindeki sap uzunlugu, bavul agirligi, tekerlek capi ve yolun malzemesi gibi degi$kenler, malesef sabit tutulamiyor. yolcunun onunde kalan tek secenek ise empati. bavulun yalpalamaya ba$ladigi anda yava$lamak, hatta durmak, kullanilan en yaygin yontemlerden. ne yazik ki, cok siklikla, yalpalama sirasinda bavula gosterilen israrin yolcunun devrilen bavulla ortada kalakalmasi ile sonuclandigina $ahit oluyoruz.

    tela$in veya verimliligin hayatimizin bir parcasi oldugunu gorev belledigimizden beri, bavullar yalpalamaya devam etmekte. o yalpalamayi hissedip, durup, bir denge olu$turmak; sadece bavullara ozgu bir$ey degil gibi.

    (bkz: tekerlekli bavul alirken dikkat edilecek hususlar)