şükela:  tümü | bugün
  • bir durum karsisinda cekingenlik gosterildiginde yasanan his.
  • (bkz: tereddut)
  • uluslararası hukuk dünyası açısından böyle puşt gibi ibne gibi bir şeydir. koskoca sözleşmeye eyvallah dersiniz ama bi çekince koyarsınız, o dağlar taşlar gibi 50 sayfalık sözleşme bi anda kuşa döner. ikinci bi çekince, imza atmamış kadar olursunuz. böyle bi baş belasıdır bu çekince...
  • herhangi bir konuda ileriyi düşünerek çekinmeyi gerektiren sebep veya durum, rezerv, ihtiraz.
  • eski hukuk metinlerinde kayd-ı ihtirazi olarak geçen, günümüzde yalnış kullanımlarına rastlayarak şaşırmama sebep olan sözcük
  • çekince bir antlaşmanın hukuki yaptırımlarından kurtulmak ve ya bu yaptırımları değiştirmek için tek taraflı olarak konulan özel bir maddedir. yani antlaşmanın hukuki etkisini daraltır, zorunluluklarını sınırlar. çekinceler bir antlaşmaya imza, katılım, kabul etme sırasında konabilir ve bir antlaşmaya mümkün olabilecek en çok katılımın sağlanabilmesine katkıda bulunur.
  • peygamberlerde görülmeyen tartif ve mekanizması.
  • bir antlaşma metninde antlaşmaya çekince konulabileceğie dair açık bir hüküm varsa, konulan çekincenin diğer akit devletlerce kabul edilmesine gerek yoktur.

    bir antlaşma metninde antlaşmaya çekince konulabileceğine dair açık bir hüküm yoksa, diğer devletler kabul etmedikleri takdirde o madde kabul etmeyen taraflar için de geçersiz kabul edilir. çekince konan madde, çekinceyi koyan ve kabul eden devlete çekinceli olarak uygulanır.

    türk hukukunda çekinceyi komakla yetkili makam türkiye büyük millet meclisidir. ancak meclisin bilgisine sunulmasına gerek olmayan antlaşmalarda bakanlar kurulu yetkilidir. ayrıca çekinceyi kaldırmakla tbmm yetkilidir.
  • devletler hukuku'nda çekince; devletin bir antlaşmadan kaynaklanan yükümlülüklerini belli biçimlerde azaltan bir beyandır.
  • türkiye'nin eğitim düzeyi en yüksek köyüdür. çekincelilerin geneli üniversite mezunudur.