şükela:  tümü | bugün
  • işte ben onun tam beyinciğini sikiyim sayın okur.

    o ki kavram kargaşasına düşmüş. moderniteyi doğru sanarken gerçekten kopmuş, şişirme entelektüel.
    o ki şimdi teknolojimize bir şey olsa doğada bokuyla oynaya oynaya ölecek gösteriş meraklısı
    o ki çevreyi kaldırım sanıyor, şehir sanıyor, site sanıyor.
    o ki doğada ayrışması en fazla beş gün sürecek çekirdeğin organik dış kısmı olan çekirdek kabuğunu pislik sanıyor.

    şu andan sonra bir kişi daha sahilde çekirdek çitlerken bana gelip çekirdek kabuğunu yere atmayın derse onun çevreciliğini sikerim. belediye arıtmadığı kanalizasyonu denize gürül gürül boşaltırken sesi çıkmayan, azıcık parası olanın istediği dereye santral kurabiliyor olmasına sesi çıkmayan, filtresiz fabrika bacalarından çıkan karbonmonoksite sülfüre sesi çıkmayan çevrecinin pislik olmayan çekirdek kabuğuna laf etmesinden bezdim birader.

    vicdanınızı böyle rahatlatıyorsunuz biliyorum ama yanlış yoldasınız canlarım benim.
    dünyanın ebesini sikip, zaten dünyanın doğal düzeni içinde olanı çevreyi kirletiyor bahanesiyle dışlamanız en hafif tabirle cehalettir. tüm caddeler çekirdek kabuğu olsa, siz de o kabukların altında kalsanız halen ortalığı kirleten tek şey sizin iki yüzlü varlığınız olacaktır.

    çekirdek kabuklarını rahat bırakın.
    onları yere atanları da rahat bırakın.

    illa bir şey yapmak istiyorsanız çekirdek kabuklarıyla toprak arasında duran kaldırım taşlarını sökebilirsiniz.

    (bkz: modern dünyada hayvan olduğunu unutan insan)
    (bkz: canlı/@limon kimyon zorro)
    (bkz: bacakları kıllı bir kadınla sevişmek/@limon kimyon zorro)

    ve hepsinden daha önemli olarak;
    (bkz: kaldırım taşlarının altında kumsal var)

    özetle;
    yani eğer benim attığım çekirdek kabuğu doğayı kirletiyorsa sonbaharda dökülen yapraklar da kirletiyor.
    he sen diyorsan ki evet yapraklar pistir.
    senin çevreciliğini sikiyim.

    edit:
    bu başlıktaki tek bir entrye veya o entrynin yazarının yazdığı başka bir entrye tek bir oy vermedim.
  • pisliğini, legal duruma çevirmeye çalışan birisinin tespit cümlesi...

    çevreci değilim, çekirdek kabuklarının organik olduğunu ve doğaya hemen karıştığını bilecek kadar da okudum ama yine de kızarım arkadaş...
    çünkü çevreci olmakla, çevreyle ilgilenmek farklı şeylerdir.
    kimsenin, "doğada ayrışacak" diye yediği çekirdeğinin pisliğini yerde görmek zorunda değilim. kimse, birileri çekirdek çitledi diye bir çekirdek dağının ortasında durmak zorunda değil.

    aynı zihniyet," karpuz kabuğu da doğada ayrışıyor, denize atılmasında mahsur yok" diyebilir.
    mantıksız mı?
    hayır?
    çünkü doğada ayrışıyor, organik...
    atılması mantıklı mı?
    hayır...
    çünkü toplum içinde yaşıyorsun, insanca, insan gibi.
  • aynı zihniyet karpuz kabuğunu denizde görünce pislik sanıyor.
    karpuz kabuğu pislik.
    biz insanlar hepimiz temiz şehirler, temiz enerji kaynakları, temiz taşıtlar ürettik.
    her şey harika.

    ama karpuz kabuğu var ya o pislik.
    zihniyetinizi sikiyim.

    sizin okuduğunuz üniversitenin çatısını sikiyim.
    allahtan kitaplarımızda yazdık hep bunları;

    (bkz: modern dünyada hayvan olduğunu unutan insan)
    (bkz: canlı/@limon kimyon zorro)
  • gerçekten doğanın kirlenmesinden değil görüntü kirliliğinden rahatsız olduğu düşünülebilecek çevreci tipi.
  • yere atılan çekirdek kabuğunun görüntü kirliliği yarattığını düşünüyordur.

    bir de her çevre mühendisini çevreci sanmak vardır ki, büyük hatadır.
  • kirliliğin bile kişiden kişiye değişebildiğini gösteren şeydir.

    her şeyin göreceli olduğunu bilirdim de bu kadar mı...? çöp bile kimine göre çöp değilmiş.
  • yere atılan çekirdek kabuğunu görüntü kirliliği adleden bu zihniyet. ayçiçeği tarlası görünce arabayı durdurup fotograf çektirir.
    asıl çirkin olanın inşa ettiği şehir olduğunu bilir ama itiraf edemez.
    manzara olarak saygı duyduğu ayçiçeklerinin parçalarını asfaltta görmekten imtina eder.

    asfaltın görüntüsünü bozan ayçiçekleri adına özür diliyorum.
    o kabukları poşetle çöpe atınca temizlik yaptığını sanan insanlar adına siz doğadan özür dileyebilecek misiniz?
  • (bkz: görüntü kirliliği)

    bonusu organik atıklar da çevreye zarar verir.
    atığın organikolması ve doğada parçalanacığını düşünmek ve bilmek gelişi güzel atmanıza neden olmamalı.
    her atık çevrede yük oluşturur, bu yükü kaldıramazsa o çevre, o fauna elbet kirlenir.

    ha sen gene de kendininki dahil kimsenin beyinciğine dokunma.
    yazıktır.
  • aldığı emir ile yerde bir tek çöp bırakmamakla yükümlü temizlik işçisini koruyordur.çimenlerin arasından çekirdek kabuğu temizlemek pek kolay olmamalı zannımca.
  • görüntü kirliliği görece bir kavramdır.
    ancak bu insanlar çekirdek kabuklarından oluşan bir dağın cici şehirlerini yutacağını düşünecek kadar evhamlı olduklarından bunu anlayamazlar.
    mesele görüntü kirliliği ise, bence asıl kirlilik sahile yığılan dev makinelerle tonlarca mazot yakılarak şekillendirilmiş ve taşınmış kayalardır. sizce yerde duran kabuklar görüntü kirliliği yaratıyorsa, bence de bu dev kayalar yaratıyor.

    onları belediye oraya yığdığı için ağzını açamayan zihniyetin beyinciğini avuçlarımın içinde mıncırmaktan her daim keyif alacağım. bin hektar daha ayçekirdeği ekilse o bin hektarın tamamı da sizin mahallenizde yenilse doğanın dünüştüremeyeceği bir yük oluşmaz paniklemeyin.

    ama o kabukarı içine koyduğunuz poşet.
    hani o görüntüyü temizleyen poşet.
    masum poşet.

    ebesini sikiyor doğanın.