şükela:  tümü | bugün
  • son birkaç haftadır devam eden, herkesin izlemesi gerektiğini düşündüğüm teketek programları.

    her ne kadar düşük voltajlı fatih altaylı'yı sevmesem de programlar şu ana kadar öğretici ve bir o kadar da keyifli gidiyor. plüton'dan bahsedilirken 5 dakika sonra hop hristiyanlık hakkında konuşmaya başlıyorlar. baya keyifli gidiyor.

    tabii bana kalırsa programın en güzel tarafı ortaylı ve şengör'ün cahillere verdiği non-stop ayarlar. özellikle hiçbir şey bilmeyen klavye delikanlısı neo-osmanlıcıları duvardan duvara çarpıyorlar.

    tekrarlarını youtube'dan bulabilirsiniz. ben birkaçını buraya koyuyorum:
    https://www.youtube.com/watch?v=8woqjczz4fi
    https://www.youtube.com/watch?v=lf2bqfhknkw

    izleyiniz, izlettiriniz.
  • osmanlı'ya giydirmenin mubah olduğu programdır. bir mustafa armağan bir ahmet şimşirgil falan olsa daha izlenebiliteli olur.

    tek enstrmanlı orkestra gibi bi şey.
  • birinci sezon tüm heyecanıyla devam etmektedir.
  • ufuk açıcıdır.
    hocalar hakkında bir övgü cümlesi sarf etmeyi dahi haddimi aşmak olarak görüyorum fakat fatih altaylı'ya gerçekten yürekten teşekkür ediyorum. umarım daha çok kereler izleyebiliriz bu programı.
  • osmanlı'ya giydirmenin değil tarih bilgisi sadece osmanlı'nın ne kadar muhteşem olmasından ibaret olan cahillerin yerin dibine gömülmesinin mubah olduğu programdır.

    celal şengör 5 yaşındaki çocuğa anlatır gibi bugünkü programda anlattı. 16. yüzyılda osmanlı'da coğrafya ile ilgili sadece 4 eser varken, avrupa'da kolum kadar coğrafya atlası çıkarılmış. üstüne 15 sene sonra ingilizce'ye çevrilen atlasa daha fazla içerik eklenmiş. öbür taraftan öve öve bitiremediğimiz piri reis'in haritası bile aslında avrupalı meslektaşının haritasından 12 sene sonra çıkmasına rağmen çok daha fazla hata içeriyormuş.

    bütün bunlar gerçeklere dayalı bilgilerle açıklanırken programa "neden bizim ecdadımızı aşağılıyorsunuz" diye email'ler atılıyor. ulan sen bir elin parmakları kadar harita çıkaramazken avrupa atlas çıkarmış, ne ecdadı mal turnusolu! tabii bunlara gerekli ayar verilirken hooop başka bir email geliyor "neden -atıyorum- piri reis'i küçümsüyorsunuz" diye. o yüzden sözlük yazarının mustafa armağan'ı falan çağırması sürpriz gelmiyor neler düşünen insanlar var.

    adam akıllı tarih öğrenmek isteyenlere tavsiyem lütfen açıp izlesin. osmanlı'nın ihtişamını düşünüp orgazmik vakit geçirmek isteyen arkadaşlar ise feslerini takıp kadir mısıroğlu izleyebilirler.

    edit: imla
  • (bkz: tübingen)
  • (bkz: #57558076)
  • ağırlıklı olarak şu konular üzerine dönen ve dönmeye devam edecek programlardır:

    -- spoiler--

    fatih sultan mehmet ne kadar bilgiliydi.

    timur osmanlıları nasıl çüktü, cengiz han ve moğollar ne kadar becerikli kimselerdi.

    tsk başta olmak üzere ordular ne kadar muhteşem kurumlardır.

    türkiye'de üniversite var mı, harp okulları haricindekiler gerçekten üniversite mi, istanbul üniversitesi çok mu eski yoksa az mı eski.

    coğrafi keşiflerde şarklılar olağan mallıklarını gene yaptılar da, o yüzden mi batı aldı başını yürüdü gitti.

    fuad köprülü'nün dehası hakkında daha başka ne söylenebilir.

    -- spoiler--

    buraya kadar olan kısım, ortalama izleyicinin de ilgisini çeken ancak özellikle celal hoca tarafından ekranlarda çok sık tekrarlanan konular.

    fatih bey abiciğim, burayı okuyorsun biliyorum. senden ricam, celal hocayı arada yemlesen de sadece doğa bilimleri anlattırsan veya ilber'e de arada rus tarihi falan şey ettirsen daha da çeşitlenir konular. zaten muhabbet bazen konudan sapıp prusya dönemine giriyor ya da adını sanını hiç duymadığımız alman bilim adamları veya tek parti dönemi türk aydınlarına falan geliyor, iyi oluyor.

    bir de sanırım celal hoca'ya din mevzularına girmemesi yönünde bir ricada bulundun diye tahmin ediyorum ama girmesin daha iyi. adam döktürüp döktürüp, sonunda din hakkında laf edince, "ya bu zaten atayistmiş" diye düşünülüp, önceki lafları da kale alınmaz.
  • onu bunu bilmem, celal şengör'ün bir kaç bilim adamıyla yaptığı mars deneyi ve plüton'un davranışı ve venüs hakkında ciddi bilgiler içeren programlardır.

    hepsini izleyemedim henüz. ama ilber ve celal combosu zaten muazzam bir derya.

    bi de hiç sevmediğim fatih altaylı'nın cidden gazeteci olarak doğru düzgün sorular sorabilmesi, konuşulan konu hakkında daha önceden bişeyler okumuş olması, özellikle astronomi konusunda cidden güzel sorular sorabilmesi var. mesela venüs'deki asit yağmurlarından bahsediliyor, adam çıkıp 'o kadar yağmur buharlaşıyor mu ne oluyor da venüs'de okyanus yok?' diye sorabiliyor.

    hepsini izlediğimde bir daha değineceğim programlardır. ilber hoca'nın astronomi konusunda çok bilgili olmaması dikkatimi çekti. ama bilmediği konuda konuşma ihtiyacı duymayıp arada celal'e sorup işi kavramaya çalışması bilgiye olan hürmetin bir meziyet olduğunu düşündürdü.

    bu arada celal tontonunun arapçası falan bayağı iyi heralde.

    ki şahsen bu tip programlar bana şunu düşündürüyor. bizde bilim popüler düzeyde ilgi çekemiyor. yani atıyorum, ecnebiler crash course gibi sırf genel kültür bazında ciddi bilgilendirici ve sıradan insanların ufkunu açıcı işler çıkarıyorlar. bizde bu biraz sıkıntılı.

    ilber hoca ve celal hoca'yı bu yüzden hep taktir ederim. istediğiniz kadar zihniyetlerini beğenmeyin, adamlar çıkıp halka açık televizyon programlarında ciddi bilimsel tartışmalar yapıyorlar. bu yabana atılacak birşey değil.